12. Ceza Dairesi 2020/11995 E. , 2024/5142 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/478 E., 2016/349 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taks
**12. Ceza Dairesi 2020/11995 E. , 2024/5142 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/478 E., 2016/349 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6, 51/3-6-7-8. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesi ve 1 yıl 11 ay 10 gün süreyle meslek ve sanatını yapmaktan yasaklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine ve kusur durumunun hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 04.09.2014 günü ...'ın, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ... Mevkiindeki kendisine ait hobi bahçesinin hemen yakınındaki yerden su çıkarmak amacıyla arazi komşusu olan sanığın şantiyesine giderek ondan su çıkarmak için kepçe ile kuyu kazmasını istemesi üzerine sanığın kendisine ait olan kepçe ile ...'ın gösterdiği yerden 5 metre derinliğinde, 2.60 metre genişiliğinde ve 11.5 metre uzunluğunda kuyu kazdığı, ...'ın kazılan bu kuyuya direnaj borusu ve mıcır alıp koymak istediği, aradan 2 gün geçtikten sonra yani 06.09.2014 günü ...'ın tekrar sanığın şantiyesine giderek, mıcır ve boruları aldığı ve bunları döşeyip sanıktan kuyuyu kepçe ile kapatmasını istemesi üzerine birlikte olay yerine gittikleri ve sanığın kepçeyle daha önce açılan kuyunun su olmayan bir bölümünü toprakla kapattığı, ...'ın ise açık olan kuyunun içine girerek elindeki kürek ile çalıştığı sırada kuyudan kazılan ve kuyunun çevresinde biriken toprakların kuyuya kayması sonucunda ...'ın toprak altında kalması şeklinde meydana gelen ve Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığının 10.02.2015 tarihli otopsi raporunda; ...'ın ölümünün künt kafa ve genel beden travmasına bağlı kafa kubbe-kaide, kosta ve iskelet sistemi kırıkları ile karakterli beyin kanaması, beyin ve iç organ harabiyeti sonucu meydana geldiği belirtildiği, hükme esas alınan İnşaat Mühendisi, Maden Mühendisi ve A sınıfı iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 10.01.2016 tarihli raporda; sanığın, iş makinesi türünde araçları kullanabilmesi için geçerli sürücü belgesi yada operatör belgesi olmadığı halde kepçe kullanması, kazı çalışmalarının işin tekniğine uygun yöntemlerle, gerekli güvenlik önlemleri alınarak sürdürülmemesi, kazı çalışmaları sırasında, toprağın cinsi ve zeminin nem miktarı da dikkate alınarak, kazı yan yüzeylerine sağlam tahkimatların yapılmaması veya derinlik ve zeminin özelliği dikkate alınarak uygun şev açısının verilmemesi, kazı çalışmaları sırasında kazıdan çıkan toprağın açılan çukurdan uzağa taşınmaması sebebiyle asli kusurlu olduğu, ...'ın ise yaşı ve tecrübesi itibariyle eylemlerinin anlam ve sonucunu kavrayabilecek, tehlikeyi idrak edebilecek bir kişi olmasına rağmen nemli, dar kesitli kazı çukuruna girerek şahsi güvenliğini tehlikeye atması sebebiyle asli kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; TCK'nın 53/6. maddesinde belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde üç aydan üç yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, operatörlük belgesi olmadan iş makinasını (kepçe) kullanan sanığın çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde, 1 yıl 11 ay 10 gün süre ile meslek ve sanatını icra etmekten yasaklanmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün 3.fıkrasının hükümden çıkarılması suretiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.