Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/7462 E. , 2024/4173 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/7462 Karar No : 2024/4173 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVACI) :...Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından,
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/7462 E. , 2024/4173 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/7462 Karar No : 2024/4173 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVACI) :...Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2022/Ekim dönemine ilişkin ihtirazi kayıtla verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen stopaj vergisinin; ..., ... firmalarından internet ortamında alınan reklam hizmetlerine ilişkin yapılan tevkifata tabi ödemelerden kaynaklanan 677.510,19-TL'lik kısmının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; mevzuat hükümleri ve Türkiye Cumhuriyeti ile İrlanda arasında Gelir ve Sermaye Değer Artış Kazançları Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Verilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesi kapsamında bulunanlardan internet ortamında reklam hizmeti alımında %15 stopaj kesintisi yapılacağı, dar mükellef kurumdan alınan reklam hizmetinde ise, stopaj yükümlülüğünün olup olmadığının tespitinde, reklam veren kurumun mukim olduğu ülkeyle yapılan bir çifte vergilemeyi önleme anlaşması bulunup bulunmadığı, anlaşma mevcutsa anlaşma hükümlerine göre stopaj yükümlülüğünün değerlendirilmesi gerektiği, olayda da davacı şirketin dar mükellef kurum olan ..., ... şirketlerinden reklam hizmeti aldığı, reklam hizmetlerinin ticari bir faaliyet olduğu, Türkiye Cumhuriyeti ile anılan şirketlerin bağlı olduğu İrlanda arasında imzalanan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının 7. maddesi uyarınca da, ticari kazançların, vergilendirilmesi yetkisinin, firmalar tarafından bir işyeri vasıtasıyla o devlette ticari faaliyette bulunulmadıkça, geliri elde eden bu firmaların mukimi olan devletlerde olduğu, yapılan anlaşma gereğince, bir işyeri vasıtasıyla ülkemizde ticari faaliyette bulunmayan bu şirketlerin reklam hizmetinden elde ettiği kazançların Türkiye'de vergilendirilemeyeceği ve dar mükellef kuruma ödeme yapan davacının stopaj yapmasını gerektiren bir durum bulunmadığından, dava konusu tahakkuk işleminin ..., ... reklam fatura tutarlarına isabet eden kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu tahakkuk işleminin ..., ... reklam fatura tutarlarına isabet eden kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/3. maddesine istinaden davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: 2709 kanun numaralı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma" başlıklı 90. maddesinde, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı, Kişinin Hakları ve Ödevlerinin yer aldığı İkinci Bölümün "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde, herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, bu hakların, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı belirtilmiştir. Davacı şirkete internet ortamında reklam hizmeti veren mükelleflerin mukimi olduğu ülkeyle Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının "Kapsanan Kişiler" başlıklı 1. maddesinde, bu Anlaşmanın, Akit Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olan kişilere uygulanacağı, "Kapsanan Vergiler" başlıklı 2. maddesinde, anlaşmanın aynı zamanda, Anlaşmanın imza tarihinden sonra mevcut vergilere ilave olarak veya onların yerine alınan ve mevcut vergilerle aynı nitelikte olan veya onlara önemli ölçüde benzeyen vergilere de uygulanacağı ifade edilmiştir. Olayda, her ne kadar 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi kesenlerin sorumluluğu" başlıklı 11. maddesindeki yetki kullanılarak 19/12/2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 18/12/2018 tarih ve 476 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla internet ortamında verilen reklam hizmetlerine ilişkin olarak bu hizmeti verenlere veya internet ortamında reklam hizmeti verilmesine aracılık edenlere, bu kişilerin mükellef olup olmamasına bakılmaksızın, yapılan ödemeler üzerinden 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 30. maddesi uyarınca %15 oranında vergi kesintisi yapılması hükme bağlanmışsa da; her vergilendirme işleminin Anayasa ile koruma altına alınan mülkiyet hakkına devletin doğrudan yaptığı bir müdahale niteliğinde olduğu, Anayasanın 90. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınması gerektiği, akit devletlerden birinin mukimi olan kişilerin çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerinden yararlanabileceği ve bu kişilerin diğer akit devlette mükellefiyetinin bulunup bulunmamasının anlaşma hükümlerinden faydalanılmasına herhangi bir engel teşkil etmeyeceği, davacı şirkete internet ortamında reklam hizmeti veren şirketlerin İrlanda ülkesinin mukimi olması nedeniyle bu devletle imzalanan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının hükümlerinden faydalanması gerektiği, Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının "Kapsanan Vergiler" başlıklı 2. maddesinde, anlaşmanın aynı zamanda, Anlaşmanın imza tarihinden sonra mevcut vergilere ilave olarak alınan vergilere de uygulanacağının belirtildiği, bu nedenlerle uyuşmazlığın çözümlenmesinde esas alınması gereken mevzuatın 476 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yerine Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması olduğu, Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Ticari Kazançlar başlıklı 7. maddesinde, bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazancın, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirileceğinin belirtilmesi karşısında internet ortamında verilen reklam hizmetlerinden elde edilen gelirin ticari kazanç niteliğinde olduğuna dair taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, İrlanda ülkesinin mukimi olan şirketlerce davacı şirkete internet ortamında sunulan reklam hizmetlerinin Türkiye'de bir işyeri vasıtasıyla yapıldığına dair veya Türkiye'de yer alan sunucular (server) aracılığıyla gerçekleştirildiğine ilişkin davalı idarece dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından, Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması uyarınca bu şirketlere yapılan ödemeler üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılmasına olanak bulunmadığı için yapılan vergilendirme işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı görüldüğünden, temyiz isteminin bu nedenle reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı şirket tarafından, 2022/Ekim dönemine ilişkin ihtirazi kayıtla verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen stopaj vergisinin; ..., ... firmalarından internet ortamında alınan reklam hizmetlerine ilişkin yapılan tevkifata tabi ödemelerden kaynaklanan 677.510,19-TL'lik kısmının kaldırılması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi kesenlerin sorumluluğu" başlıklı 11. maddesinde, yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanların, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumlu oldukları, bu sorumluluğun, bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu etmek hakkını kaldırmayacağı, mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısiyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, alım satıma, taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanların müteselsilen sorumlu oldukları, Müteselsil sorumluluğun şartları, sınırları ve bu konuya ilişkin usul ve esasların Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirleneceği, Cumhurbaşkanının, ödeme yapılan kişilerin mükellef olup olmamasına, ödeme yapan veya ödemeye aracılık edenlerin vergi kanunlarına göre vergi kesintisi yapmak zorunluluğu bulunup bulunmamasına, ödemenin konusunun mal veya hizmet alım satımı olup olmamasına, elektronik ortamda gerçekleştirilip gerçekleştirilmemesine, ödeme yapılanın bu tutarı vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapıp yapmamasına bakılmaksızın, vergiye tabi işlemlere taraf veya aracı olanlara vergi kesintisi yaptırmaya, iş grupları, iş nevileri, sektörler ve emtia grupları itibarıyla, vergiye tabi işlemle ilgili, vergi kanunlarında belirtilen alt ve üst limitler arasında olmak şartıyla, farklı kesinti oranları tespit etmeye yetkili olduğu, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 'nun "Dar mükellefiyette vergi kesintisi" başlıklı 30. maddesinde, dar mükellefiyete tâbi kurumların aşağıdaki kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı; Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamındaki ödemelerden, Cumhurbaşkanının yukarıdaki fıkralarda belirtilen vergi kesintisi oranlarını, gelir unsurları veya faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki fıkralarda belirtilen oranın bir katına kadar artırmaya; birinci fıkranın (a) bendi kapsamındaki vergi kesintisi oranını, işin; kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı, ilgili ve ilişkili kurumlara taahhüt edilip edilmemesine ve bunların genel veya özel bütçeli idare kapsamında olup olmamasına, süresine, nev’ine ve yüklenicinin; ana yüklenici, alt yüklenici ya da tam ve dar mükellef olmasına göre ayrı ayrı veya birlikte belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir. 19/12/2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 18/12/2018 tarih ve 476 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinin yedinci fıkrası hükümleri kapsamında bazı hizmetlerin vergi kesintisi kapsamında alınması ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci ve 30 uncu maddelerinde yer alan vergi kesintisi oranları hakkındaki 2009/ 14592, 2009/ 14593 ve 2009/ 14594 sayılı Bakanlar Kurulu kararlarında değişiklik yapılması hakkındaki ekli Kararın yürürlüğe konulmasına, anılan kanunların mezkur maddeleri gereğince karar verildiği, 18/12/2018 tarihli ve 476 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının eki kararın 1. maddesinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılanlara internet ortamında verilen reklam hizmetlerinin vergi kesintisi kapsamına alındığı ve bu hizmetlere ilişkin olarak hizmeti verenlere veya internet ortamında reklam hizmeti verilmesine aracılık edenlere yapılan ödemelerden, ödeme yapılan kişilerin mükellef olup olmamasına bakılmaksızın vergi kesintisi yapılacağı, 3.maddesinde, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinde yer alan dar mükellefiyete tabi kurumların vergi kesintisine tabi kazanç ve iratlarından yapılacak vergi kesintisi oranları hakkındaki 12/1/2009 tarihli ve 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklendiği, “15- Vergi Usul Kanunu'nun 11 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamındaki ödemelerden; a) İnternet ortamında verilen reklam hizmetlerine ilişkin olarak, bu hizmeti verenlere veya internet ortamında reklam hizmeti verilmesine aracılık edenlere yapılan ödemeler üzerinden %15, 5. Maddesinde, bu kararın 1/1/2019 tarihinden itibaren yapılacak ödemelere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği ifade edilmiştir. Davacı şirkete reklam hizmeti veren mükelleflerin mukimi olduğu ülkeyle Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması nın Kapsanan Kişiler başlıklı 1. maddesinde, bu Anlaşmanın, Akit Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olan kişilere uygulanacağı, Kavranan Vergiler başlıklı 2. maddesinde, bu Anlaşmanın, ne şekilde alındığına bakılmaksızın, her bir Akit Devlet tarafından gelir ve sermaye değer artış kazançları üzerinden alınan vergilere uygulanacağı, bu Anlaşmanın uygulanacağı mevcut vergiler: (a) akit imzalanan ülke yönünden: (i) gelir vergisi; (ii) kurumlar vergisi (b) Türkiye yönünden: (i) gelir vergisi (Gelir Vergisi); (ii) kurumlar vergisi (Kurumlar Vergisi), anlaşmanın aynı zamanda, Anlaşmanın imza tarihinden sonra mevcut vergilere ilave olarak veya onların yerine alman ve mevcut vergilerle aynı nitelikte olan veya onlara önemli ölçüde benzeyen vergilere de uygulanacağı, Mukim başlıklı 4. maddesinde, bu Anlaşmanın amaçları bakımından, "bir Akit Devletin mukimi" teriminin, bu Devlet, herhangi bir politik alt bölümü veya mahalli idaresi de dahil olmak üzere, o Devletin mevzuatı gereğince ev, ikametgah, kuruluş yeri, yönetim yeri veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefi olan herhangi bir kişi anlamına geleceği, ancak bu terimin, yalnızca o Devletteki kaynaklardan elde edilen gelir nedeniyle, o Devlette vergiye tabi tutulan herhangi bir kişiyi kapsamayacağı, gerçek kişi dışındaki bir kişinin her iki Akit Devletin de mukimi olduğunda, bu kişi etkin yönetim merkezinin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edileceği, bununla beraber, bu kişi Akit Devletlerin birinde etkin yönetim merkezine diğerinde kuruluş yerine sahip olduğunda, kişinin bu Anlaşmanın amaçları bakımından hangi Akit Devletin mukimi olduğu hususunun, Akit Devletlerin yetkili makamlarının karşılıklı anlaşmayla belirleyecekleri, İşyeri başlıklı 5. maddesinde, bu Anlaşmanın amaçları bakımından "işyeri" teriminin, bir teşebbüsün işinin tamamen veya kısmen yürütüldüğü işe ilişkin sabit bir yer anlamına geleceği, "İşyeri” teriminin özellikle şunları kapsamına aldığı, (a) yönetim yeri; (b) şube; (c) büro; (d) fabrika; (e) atölye;(f) maden ocağı, petrol veya doğal gaz kuyusu, taş ocağı veya doğal kaynakların çıkarıldığı diğer herhangi bir yer. bir Akit Devlette, bu Devlette bulunan deniz yatağı ve toprak altı ile bunların doğal kaynaklarının aranması veya işletilmesi ile bağlantılı kıyı ötesi (offshore) faaliyetlerinde bulunan bir kişinin, bu Akit Devlette bir işyeri vasıtasıyla faaliyette bulunduğunun kabul edileceği, işyeri teriminin aynı zamanda, 6 ayı aşan bir süre devam eden bir inşaat şantiyesi, yapım, montaj veya kurma projesi ya da bunlarla bağlantılı gözetim faaliyetlerini kapsadığı, bir kişinin -7 nci fıkranın uygulanacağı bağımsız nitelikteki bir acente dışında- bir Akit Devlette, diğer Akit Devletin bir teşebbüsü adına hareket ederse, bu teşebbüs, aşağıda belirtilen şartlarla, bu kişinin teşebbüs için gerçekleştirdiği her türlü faaliyet dolayısıyla ilk bahsedilen Devlette bir işyerine sahip kabul edileceği, (a) eğer bu kişi, o Devlette teşebbüs adına mukavele akdetme yetkisine sahip olur ve bu yetkisini mutaden kullanırsa, söz konusu kişinin faaliyetleri 5 inci fıkrada belirtilen ve işe ilişkin sabit bir yerden yapılması durumunda, o fıkra hükümleri uyarınca bu yeri işyeri haline getirmeyen nitelikteki faaliyetlerle sınırlı olmadıkça; (b) eğer bu kişi, böyle bir yetkisi olmamasına rağmen, teşebbüs adına düzenli olarak sevk ettiği mallardan veya ticari eşyadan ilk bahsedilen Devlette mutaden mal veya ticari eşya stoku bulundurursa. Ticari Kazançlar başlıklı 7. maddesinde, bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazancın, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirileceği, eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazancının, yalnızca bu işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere bu diğer Devlette vergilendirilebileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket tarafından, 2022/Ekim dönemine ilişkin ihtirazi kayıtla verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen stopaj vergisinin; İrlanda mukimi ..., ... firmalarından internet ortamında alınan reklam hizmetlerine ilişkin yapılan tevkifata tabi ödemelerden kaynaklanan 677.510,19-TL'lik kısmının kaldırılması istemyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, davacı şirkete internet ortamında reklam hizmeti veren ..., ... firmalarının bu hizmeti Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması nda belirtilen bir işyeri vasıtasıyla Türkiye'de sunmadığı ancak 476 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca, internet ortamında verilen reklam hizmetlerine ilişkin olarak bu hizmeti verenlere veya internet ortamında reklam hizmeti verilmesine aracılık edenlere, bu kişilerin mükellef olup olmamasına bakılmaksızın, yapılan ödemeler üzerinden 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 30. maddesi uyarınca %15 oranında vergi kesintisi yapılmasının gerektiği, bu nedenle ihtirazi kayıtla verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamesine istinaden anılan firmalara gerçekleştirilen ödemeler üzerinden yapılan tahakkuk işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir. Kaldı ki, Gelir İdaresi Başkanlığının Meta Platforms tarih ve Meta Platforms sayılı, ABD'de mukim firmadan alınan reklam ve raporlama hizmetinin vergilendirilmesi ve tevkifat uygulaması konulu özelgesinde, internet üzerinden reklam verme hizmetinin ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ABD mukimi Türkiye'de yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça bu şirketin yalnızca ABD'de vergilendirilmesi gerektiği, eğer ABD mukimi şirket Türkiye'de yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa Türkiye'nin, bu işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergi alma hakkının bulunduğunun belirtildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin Meta Platforms tarih ve Meta Platforms sayılı, 1495 sayfasında yer alan ilanın incelenmesinden; internet reklamcılığı da dahil olmak üzere reklamcılık ile ilgili her türlü ürün ve hizmet için doğrudan ve dolaylı olarak satış ve pazarlama faaliyetlerinde bulunmak üzere 12/01/2021 tarihinde tescil edilerek ... Bilgi Teknolojileri Limited Şirketi'nin kurulduğu, bu nedenle ...'nın bu tarihten sonra Türkiye'de işyerine sahip olduğu, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması dikkate alınarak değerlendirme yapılacak olsa dahi bu şirket yönünden yapılan vergilendirme işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, özette yer verilen gerekçeyle davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında yasal isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ...Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.