Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/5132 E. , 2024/5776 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5132 Karar No : 2024/5776 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İpekyolu Belediye Başkanlığında 5393 sayıl…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/5132 E. , 2024/5776 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5132 Karar No : 2024/5776 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İpekyolu Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli sosyolog olarak görev yapan davacının, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile sözleşmesinin yenilenmediği tarihten göreve başlayacağı tarihe kadar özlük, malî ve sosyal haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İpekyolu Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile, üç adet sosyolog kadrosunun planlandığı, bu kadrolardan 4. derece sosyolog kadrosunun dolu olduğu, 1. ve 8. derece sosyolog kadrolarının planlanmasına rağmen boş olduğu görüldüğünden, davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığı hususuna ve sözleşme yenilenmemesinin dayanağı olarak gösterilen sebeplere ilişkin olarak davalı idarece hukuken kabul edilebilir hiçbir somut bilgi ve belgenin de dosyaya sunulamadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, tazmin isteminin kabulü ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük, malî ve sosyal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin Belediyenin bütçe dengesi gözetilerek alındığı, davacıdan sonra yeni bir personel alımı olmadığı, bu durumun davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığını gösterdiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKÎ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerekirken, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali, özlük ve sosyal haklarının hak ediş tarihinden (her bir ay itibarıyla) ödemenin yapılacağı tarihe kadar hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali, işlem sebebiyle davacının mahrum kaldığı özlük, malî ve sosyal haklarının hak ediş tarihinden (her bir ay itibariyle) ödemenin yapılacağı tarihe kadar hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 19/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, belediyelerin; anılan maddede sayılan ve hizmetine ihtiyaç duyulan unvanlarda, yıllık sözleşme ile personel çalıştırabilmesi mümkündür. Bu kapsamda çalıştırılan sözleşmeli personelin sözleşmesinin takip eden yıllarda yenilenmesi, hizmetine duyulan ihtiyacın devam etmesine bağlı olduğundan; belediyelerin, ihtiyacı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, sözleşmeli personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49.maddesi kapsamında imzalanan sözleşme ile 01/01//2016 tarihinden itibaren ve en son 01/01/2020-31/12/2020 tarihlerini kapsayan dönem için, "sosyolog" kadro unvanına ilişkin görevleri yerine getiren davacının,... tarih ve ... sayılı işlem ile 31/12/2020 tarihi itibariyle dolan sözleşmesinin hizmetine ihtiyaç kalmadığından bahisle, yenilenmemesine karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin sözleşme yenilememe işlemi olduğu ve takdir yetkisinin daha geniş bir şekilde yorumlanması gerektiği, idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı dikkate alınarak aynı unvanda yeni bir personel alınmadığı ve bu hususta idarenin sübjektif davranıldığının ortaya konulamadığı birlikte değerlendirildiğinde, davalı idarece davacının istihdam edilmek üzere sözleşme yapılan kadroda hizmetine ihtiyaç kalmadığından bahisle, idarece kendisine tanınan takdir yetkisi kapsamında 01/01/2021 tarihi itibarıyla sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, sözleşmenin yenilenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının temyiz talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesine yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyorum.