Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4611 E. , 2024/1015 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4611 Karar No : 2024/1015 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av…. KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmekted…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4611 E. , 2024/1015 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4611 Karar No : 2024/1015 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av…. KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2005 ila 2007 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ile … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrii içeriği kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket hakkında PTT Genel Müdürlüğü ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü nezdinde malvarlığı araştırması yapıldığı ancak Tapu Sicil Müdürlükleri, Trafik Sicil Müdürlükleri, Banka Genel Müdürlükleri ile bankalar nezdinde gerçekleştirilen malvarlığı araştırmasına ilişkin bilgi ve belgeler dosyaya sunulmadığından takibatın sonuçsuz kaldığından söz edilemeyeceği dolayısıyla davacının ortaklık sıfatıyla takibinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Daire since, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının 02/03/2020 tarihinden itibaren ortağı olduğu ası borçluşirketten alınamayan 2005 ila 2007 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacağı kurala bağlanmıştır. Sözü edilen maddeye 06/06/2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5766 sayılı Kanun'la eklenen 3. fıkrada, limited şirket ortağının şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları kuralına yer verilmiştir.. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinin uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan şeklinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkânı bulunmayan amme alacaklarından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve 6183 sayılı Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmış olup şirketin yeni ortaklarının, devir öncesine ait kamu alacaklarının sorumlu tutulabileceklerine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiş, bu konuda yasal düzenleme eksikliği yukarıda değinilen fıkra ile giderilmiştir. Dolayısıyla limited şirketlerin yeni ortaklarının ancak 06/06/2008 tarihinden sonraki kamu alacaklarına yönelik olarak sorumlu tutulabilmeleri mümkündür. Bu durumda, asıl borçlu şirkete 02/03/2010 tarihinde ortak olan davacının, 2005 ila 2007 yılına ait borçlardan sorumlu tutulması suretiyle takibi hukuka uygun olmadığından dava konusu ödeme emirlerinin Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.