Başvuru, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle hükmedilen tazminatın yetersiz olması nedeniyle adil yargılanma ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle hükmedilen tazminatın yetersiz olması nedeniyle adil yargılanma ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurular 30/10/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına ve başvurucuların adli yardım talebinin kabulüne karar vermiştir. 2019/35895 numaralı başvuru incelenen başvuruyla birleştirilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular çocukları fuhşa teşvik etme veya aracılık etme suçundan 13/7/2016 tarihinde gözaltına alınmış, 14/7/2016 tarihinde tutuklanmış, 4/10/2016 tarihinde tahliye edilmişlerdir. Yapılan yargılama sonunda başvurucuların beraatine karar verilmiştir. Bu karar istinaf edilmediği için kesinleşmiştir. Beraat kararının kesinleşmesi üzerine başvurucular 83 gün haksız yere tutuklu kaldıklarından bahisle 000 TL maddi ve 000 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle dava açmıştır. Başvurucular dilekçesinde; işlemedikleri suç nedeniyle yerel gazete manşetlerinde yer aldıklarını, ceza infaz kurumuna girerek mağdur duruma düşürüldüklerini, ceza infaz kurumunda zorluklar yaşadıklarını, yüz kızartıcı bir suçtan tutuklanmanın toplum tarafından da başlı başına bir ceza olarak kabul edileceğini ileri sürmüşlerdir. Başvurucular dava dilekçesinde gözaltının ve tutuklamanın hukukiliğine ilişkin bir açıklamada bulunmamışlardır. Başvurucular dava dilekçesinde gözaltının ve tutuklamanın haksız olduğu iddiasını haklarında beraat kararı verilmiş olmasına dayandırmıştır. Tazminat talebini inceleyen Samsun Ağır Ceza Mahkemesi başvuruculara ayrı ayrı 218,39 TL maddi, 000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 14/7/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmetmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Dosyada alınan 07/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacıların 82 gün tutuklu ve 1 gün de süreli gözaltı sonrasında 2016-2017 tarihleri arasında haksız yere 83 gün tutuklu kaldıkları aylık asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamayla maddi kazanç kaybının her biri için ayrı ayrı 218,39 TL tespit edildiği, rapor edilmiştir. Davacının maddi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; davacıların haksız yere tutuklu ve gözaltında kaldığı süreler içerisinde bilirkişi raporu ile mahrum kaldıkları kazanç miktarı hesaplandığı, rapor da belirtilen maaş hesabı dışında dosya kapsamında mahrum kalınan maddi bir kazancın olmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporu doğrultusunda her bir davacıya ayrı ayrı hesaplanan miktarın davacılara verilmesi gerekmektedir. Davacıların manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2009 tarih 2008/9-193 E. ve 2009/160 K. sayılı kararına göre 'manevi zarar tutuklanan kişinin sosyal çevresinde itibarının sarsılması, özgürlüğünden yoksun bırakılması nedeniyle duyulan elem, ızdırap ve ruhsal sıkıntıların bir ölçüde de olsa giderilmesi amacına yöneliktir. Uğranılan manevi zararın tümüyle giderilmesinin olanaksız olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte tayin edilecek manevi tazminat kişinin acı ve ızdıraplarının dindirilmesinde, sıkıntılarının azaltılmasında etken olacaktır.' genel kurul kararı çerçevesinde, davacının sosyal ve ekonomik durumu, maruz kaldığı koruma tedbirleri nedeniyle duyduğu elem ve ızdırap, tutuklu kaldığı süre, ülkenin ekonomik durumu, paranın satın alma gücü gözetildiğinde mahkememizce değerlendirilen manevi tazminat miktarı zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde, hak ve nesafet kurallarında uygun makul ve makbul bir miktar olması gerektiğinden 000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalı hazineden alınarak her biri için ayrı ayrı davacılara verilmesine dair davanın kısmen kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." Başvurucular tazminatın düşük olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 20/9/2019 tarihinde kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarları ile reddedilen maddi tazminat miktarı açısından kesin olmak üzere, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden ise temyiz yolu açık olmak üzere istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Başvurucular maddi tazminat yönünden istinaf mahkemesi kararı üzerine 30/10/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucular kararın temyiz yolu açık kısmına yönelik olarak temyiz yoluna başvurmuştur. Temyiz incelemesi bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla devam etmektedir. İlgili hukuk için bkz. A.A. [GK], B. No: 2017/34502, 21/10/2021, §§ 22-