14. Hukuk Dairesi 2012/4749 E. , 2012/9133 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 08.08.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin gideri olmadığından reddine karar …
**14. Hukuk Dairesi 2012/4749 E. , 2012/9133 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 08.08.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin gideri olmadığından reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, 256 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan F Bloktaki 42 ve 43 numaralı bağımsız bölümlerin kendilerine ait olduğunu, ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/1220 esasında açtıkları dava sonucu bu bağımsız bölümlerin hükmen adlarına tescillerine karar verildiğini, kesin hükme rağmen davalı ...’in ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/210 Esasında açtığı davada da aynı taşınmazların Mehmet adına tescil edildiğini, aslında davalı ...’e ait olması gereken taşınmazların F Bloktaki 27 ve 41 numaralı bağımsız bölümler olduğunu, bu bağımsız bölümlerin ... adına tescilini, ortaya çıkan mükerrerliğin giderilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Davanın reddine dair verilen karar Dairemizce; “…256 parsel üzerindeki F Blokta yer alan 42 ve 43 numaralı bağımsız bölümler kesinleşen mahkeme ilamıyla davacılar, yine ayrı bir kesinleşmiş yargı kararıyla da davalı ... adına tescil edilmiştir. Kısaca ifade etmek gerekirse, aynı bağımsız bölümlerin tesciline dair kesinleşmiş birbirine aykırı iki ayrı mahkeme kararı bulunmaktadır. Her iki davada dayanılan dava sebepleri ile dava konusu aynıdır. Bu durumun HUMK'nun 445/10 maddesi gereğince iade-i muhakeme konusunu teşkil ettiği açıktır. Her ne kadar her iki davadaki davacılar arasında farklılık bulunsa dahi dava konusu hak aynı olduğundan davacılar arasındaki farklılığa rağmen çekişmenin giderilmesinde izlenecek yöntem yargılamanın yenilenmesi yöntemi olmalıdır…” gerekçesi ile bozulmuştur. Bozma kararına uyulmuş ve dava yargılamanın iadesi istemi olarak kabul edilerek dosya 1994/210 Esas sayılı ve ilk kararın verildiği ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece, davalının dayanağı 1994/210 sayılı davanın 03.01.1992 tarihinde açıldığı ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacıların dayanağı 1994/1220 Esas sayılı davanın ise daha sonradan 15.11.1994 tarihinde açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.