1. Hukuk Dairesi 2008/9023 E. , 2008/11240 K. "" MAHKEMESİ : FOÇA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakanları H. M.U.'un kendilerinden mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak ölümünden kısa bir süre önce 10239 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 6/8 payını ara malik H.N.E.'e satış göstererek temlik ettiğini, onun da kısa bir süre sonra murisin kızı olan davalıya devrettiğini ileri sürüp, tapu kaydının miras pa…
**1. Hukuk Dairesi 2008/9023 E. , 2008/11240 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FOÇA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakanları H. M.U.'un kendilerinden mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak ölümünden kısa bir süre önce 10239 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 6/8 payını ara malik H.N.E.'e satış göstererek temlik ettiğini, onun da kısa bir süre sonra murisin kızı olan davalıya devrettiğini ileri sürüp, tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir. Davalı, dava konusu taşınmazın 2/8 payını cebri icra yoluyla satın aldığını, taşınmazın 6/8 payının muris tarafından kiracısına satıldığını öğrenmesi üzerine şuf'a hakkı bulunduğunu hatırlatarak almak istediğini bildirdiğini ve aynı bedelle bu kişiden satın aldığını, akitteki değerin gerçek olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, işlemin danışıklı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; miras bırakan H. M.U.çekişme konusu 10239 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 6/8 payın maliki iken 21.7.2005 tarihinde intifa hakkını üzerinde bırakarak kuru mülkiyetini dava dışı H. N.E., onunda çekişmeli paydaki çıplak mülkiyeti 8.8.2005 tarihinde davalı S.satış yoluyla temlik ettikleri anlaşılmaktadır. Davacılar, anılan bu temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.