Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4166 E. , 2024/2452 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4166 Karar No : 2024/2452 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması isten…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4166 E. , 2024/2452 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4166 Karar No : 2024/2452 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'ün, 01/06/2013 tarihinde gezi parkı olayları olarak bilinen toplumsal olaylarda Ankara ili, Kızılay Meydanında yaralanarak 14/06/2013 tarihinde vefat ettiğinden bahisle uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın annesi ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 248.335,91 TL) maddi, 75.000,00 TL manevi, babası ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 176.550,86 TL) maddi, 75.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda zararla idarenin eylemi arasında kesin bir nedensellik bağı kurulamadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemlerinin reddine, olayın oluş şekli zararın niteliği ve ölüm olayı dikkate alındığında davacıların olay nedeniyle duyduğu acı, üzüntü ve ruhsal sıkıntılarının kısmen de olsa giderilmesi gerektiği gerekçesiyle de manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, anne ve babanın her biri için 50.000,00 TL, kardeşlerin her biri için 25.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 11/07/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararıyla olaya karışan polis memurunun "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması karşısında, hizmete uygun personel istihdam etmek durumunda bulunan idarenin, istihdam ettiği personelinin kusuru nedeniyle olayda sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılarak idarenin olayda hizmet kusurunun bulunduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı anne ...'ün maddi zararının 94.506,00 TL, baba (müteveffa) ... için ise 13.201,00 TL olduğunun tespit edildiği, müteveffa ...'ün, Gezi Parkı olarak adlandırılan eylemlere katıldığı ve bu eylemler sırasında eylemlere müdahale eden kolluk güçlerine taş attığı, bu suretle ölenin olayın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğu, davacılar ... ile müteveffa ...'ün davaya mirasçıları olarak devam eden diğer davacıların bilirkişi raporu nazara alınarak maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiği, vefat edenin olaydaki müterafik davranışı da göz önüne alınarak bilirkişi raporu ile tespit edilen destekten yoksun kalma tazminatından indirim yapıldığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ...'e 47.500,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 11/07/2014 tarihinden itibaren, miktar artırımı ile arttırılan 46.500,00 TL'sinin de miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 03/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, müteveffa baba ... için ölenin müterafik davranışı da göz önüne alınarak belirlenen 6.500,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 11/07/2014 tarihinden itibaren, miktar artırımı ile arttırılan 5.500,00 TL'sinin ise miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 03/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte miras payları oranında davacılara ödenmesine, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminat ile müteveffa ... için ölenin müterafik davranışı da göz önüne alınarak 30.000,00 TL manevi tazminatın miras payları oranında, davacılar ..., ..., ... ve ... için de ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 11/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; yakınlarının müterafik kusurunun bulunmadığı, ceza yargılaması sırasında sunulan bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; idarenin eylemi ile oluşan zarar arasında illiyet bağının bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen düzeltilerek onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden, davacılar yakını ...'ün 01/06/2013 tarihinde Kızılay'da gerçekleştirilen ve "Gezi Parkı Eylemleri" olarak adlandırılan eylemler sırasında Ankara Emniyet Müdürlüğü emrinde görevli polisler tarafından göstericilere müdahale edildiği esnada, geri çekilen ve göstericiler tarafından darp edilen polis memurlarından A.Ş. isimli polis memurunun silahından çıkan kurşunun kafasına isabet etmesi neticesinde yaralandığı, 14/06/2013 tarihinde de hayatını kaybettiğinden bahisle uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık müteveffanın annesi ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 248.335,91 TL) maddi, 75.000,00 TL manevi, babası ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 176.550,86 TL) maddi, 75.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi ve Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmı ile Maddi Tazminatın Miktar Artırımı Suretiyle Artırılan Kısmına Miktar Artırımı Dilekçesinin Davalı İdareye Tebliğ Edildiği Tarihinden İtibaren Yasal Faiz İşletilmesine İlişkin Kısımlarının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi dışındaki maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "... davacı ...'e 47.500,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 11/07/2014 tarihinden itibaren, ıslah ile arttırılan 46.500,00 TL maddi tazminatın ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 03/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacı ...'e ödenmesine, müteveffa ... için belirlenen ve ölenin müterafik davranışı da göz önüne alınarak 6.500,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 11/07/2014 tarihinden itibaren, ıslah ile arttırılan 5.500,00 TL'sinin ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 03/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte miras payları oranında diğer tüm davacılara davalı idarece ödenmesine," ibaresinin "davacı ...'e 47.500,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 11/07/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacı ...'e ödenmesine, müteveffa ... için belirlenen ve ölenin müterafik davranışı da göz önüne alınarak 6.500,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 11/07/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte miras payları oranında diğer tüm davacılara davalı idarece ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Reddedilen Maddi Tazminat Miktarının Vekalet Ücretine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Davacılardan müteveffanın annesi ... için miktar artırımı ile 248.335,91 TL, babası ... için miktar artırımı ile 176.550,86 TL maddi tazminat talep edilmiş olup, Bölge İdare Mahkemesince davacı ... için 47.500,00 TL, baba ... için 6.500,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte ödenmesine, kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 7.820,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Buna göre, Bölge İdare Mahkemesince davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olduğundan reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden de (kabul edilen miktar üzerinden davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretini geçmemek suretiyle) davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yönden hüküm kurmayan Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin esasa ilişkin temyiz isteminin REDDİNE, vekalet ücretine ilişkin temyiz isteminin KABULÜNE, davacıların esasa ilişkin temyiz isteminin REDDİNE, faizin başlangıç tarihine ilişkin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı ile maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/06/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.