2. Hukuk Dairesi 2010/9517 E. , 2011/9730 K. MAHKEMESİ :Nizip Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :25.2.2010 KARŞI OY YAZISI Toplanan delillerden; davacı kocanın güven sarsıcı davranışlar sergilemesi, eşine ve eşinin ailesine hakaret etmesi, eşini boşanmaya zorlamak için korkutma içeren sözler söylemesi, ortak konutun kilidini değiştirmesi ve eşini birlikte yaşamaktan kaçınma için eşinin babaevine bırakmasını karşılık; davalı kadının da, kocasına ağır sözlerle hakaret ettiği…
**2. Hukuk Dairesi 2010/9517 E. , 2011/9730 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Nizip Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :25.2.2010 KARŞI OY YAZISI Toplanan delillerden; davacı kocanın güven sarsıcı davranışlar sergilemesi, eşine ve eşinin ailesine hakaret etmesi, eşini boşanmaya zorlamak için korkutma içeren sözler söylemesi, ortak konutun kilidini değiştirmesi ve eşini birlikte yaşamaktan kaçınma için eşinin babaevine bırakmasını karşılık; davalı kadının da, kocasına ağır sözlerle hakaret ettiği ve birlik görevlerini (TMK.m.185, 186) gereğince yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, oluşan geçimsizlikte her iki eşin kusurlu davranışları etkense de; kocanın daha ağır kusurlu olduğu kabul edilmelidir. Gelişen olaylar, taraflar için evliliğin korunmasındaki hukuki yararı ortadan kaldırmıştır. Davalı kadının boşanma isteğine karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşulları oluşmuştur. Bu yüzden, davalının sadece yoksulluk nafakası isteği için değil; koşulları oluştuğundan manevi tazminat (TMK.m.174/2) isteği yönünden de hüküm bozulmalıdır. Değerli çoğunluğun, eşit kusur kabulü veya buna bağlı olarak manevi tazminat verilmesi gerekmediğine ilişkin düşüncesine katılmıyorum.