13. Hukuk Dairesi 2015/15350 E. , 2017/1911 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, anneleri ...'ın vücudundan yağ aldırmak amacıyla davalı şirkete ait hastanede görev yapan davalı doktora başvurduğunu ve 21.04.200…
**13. Hukuk Dairesi 2015/15350 E. , 2017/1911 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, anneleri ...'ın vücudundan yağ aldırmak amacıyla davalı şirkete ait hastanede görev yapan davalı doktora başvurduğunu ve 21.04.2005 tarihinde davalı doktor tarafından karın, basen ve bel bölgesinde bulunan fazla yağların alınması için ameliyat edildiğini, ancak annelerinin ameliyat sonrasında çok ağrı çektiğini, taburcu olabilecek durumda olmadığı halde davalılar tarafından yanında bir refakatçi bulunmadığı halde tek başına taburcu edildiğini, son derece bitkin ve perişan bir halde eve ulaştıktan 10-15 dakika sonra ise vefat ettiğini, davalı doktorun ameliyatın riskinin bulunmadığını bildirmesi nedeniyle annelerinin bu ameliyatı yaptırdığını, davalıların hatalı tıbbi müdahaleleri sonucu annelerini kaybetmiş olmaları sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için ayrı ayrı 10.000 TL maddi ve 40.000 TL manevi olmak üzere toplam 100.000 TL tazminatın ölüm tarihinden itibaren avans faizi, reeskont faizi, mevduat faizi ve yasal faizlerden en yüksek olanı üzerinden hesaplanarak faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir. Davalı ..., her ameliyatın olduğu gibi liposuction ve karın germe ameliyatlarının da riskleri olduğunu, hastaya bu konuda bilgi verilerek hastadan ameliyat öncesinde 21.04.2005 tarihli muvafakatnamenin alındığını ve yaptığı operasyonun tıp kurallarına uygun olduğunu savunmuş; davalı Şirket ise davalı doktor ile aralarında hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davalı doktorun yalnızca ameliyathanelerini kullandığını, ameliyat öncesi görüşmelerin davalı doktorun muayenehanesinde yapıldığını ve olayda şirketlerine yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını savunmuş, her iki davalı da davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, eldeki dava ile annelerinin davalı hastanede davalı doktor tarafından gerçekleştirilen yağ aldırma ameliyatı sonrasında vefat ettiğini ileri sürerek, davalıların kusuru nedeni ile maddi ve manevi zararının tazmini istemi ile eldeki davayı açmışlardır. Davalılar kusurları bulunmadığını savunmuş, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.