17. Hukuk Dairesi 2014/542 E. , 2015/8642 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davalının trafik (ZMSS) sigortacısı olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacı ...'nın eşi, diğer davacıların b…
**17. Hukuk Dairesi 2014/542 E. , 2015/8642 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davalının trafik (ZMSS) sigortacısı olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacı ...'nın eşi, diğer davacıların babası olan araç işleteni ve sürücüsü....'ın vefat ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş için 2.000,00 TL, davacı çocuklar için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.3.2013 tarihli dilekçeyle tazminat taleplerini poliçe limiti itibariyle toplam 160.000,00 TL'na yükselttiklerini, 03.6.2013 tarihli dilekçeyle de tazminat taleplerini toplam 170.308,40 TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre, 14.3.2013 tarihli ıslah dilekçesi uyarınca davanın toplam 160.000,00 TL maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-) Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 Sayılı HMK'nin Belirsiz alacak ve tespit davası başlığı altındaki 107/1.maddesinde “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.” hükmüne, aynı maddenin 2. fıkrasında ise “Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı yasanın Islah ve Maddi Hataların Düzeltilmesi Kapsamı ve sayısı başlığı altındaki 176. maddesinin 1.fıkrasında taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, 2.fıkrasında aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, yasanın 177.maddesinde de ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar sözlü ya da yazılı olarak yapılabileceği belirtilmiştir.