3. Ceza Dairesi 2010/5253 E. , 2012/10128 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Genel Güvenliği kasten tehlikeye düşürme suçundan kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde; Sanığa 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca verilen idari para cezası hükmünün aynı Kanunun 29. maddesi uyarınca itirazı kabil olduğu gözetilerek, temyizen ince
**3. Ceza Dairesi 2010/5253 E. , 2012/10128 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Genel Güvenliği kasten tehlikeye düşürme suçundan kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde; Sanığa 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca verilen idari para cezası hükmünün aynı Kanunun 29. maddesi uyarınca itirazı kabil olduğu gözetilerek, temyizen incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 2- Yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine. Ancak; Mağdur hakkında ATK Adana Grup Başkanlığınca düzenlenen 22.02.2007 tarihli raporda; 'ilgili hastaneden mağdurda tanımlanan kesilerin büyük ... yaralanmasına yol açıp açmadığı ve göğüs boşluklarına nafiz olup olmadığına dair alınacak raporla birlikte şahsın tüm tıbbi belgelerinin gönderilmesi' istendiği halde, bu hususlar yerine getirilip raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, -mağdurun yaralanmasının yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı hususunda ATK ilgili ihtisas dairesinden TCK 86 ve 87. maddelerine uygun şekilde yeniden raporu alınmadan, Mağdurun adli raporunda, bir kısmı yaşamsal önem taşıyan baş-boyun bölgesinde olmak üzere altı ayrı nitelikli kesi tanımlanmasına göre, ATK'ndan bu yaralanmaların hangisi yada hangilerinin yaşamsal tehlikeye neden olduğu sorularak, bilahare olayın diğer özellikleri de göz önüne alınarak görev hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.03. 2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.