18. Hukuk Dairesi 2014/3347 E. , 2014/8488 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/09/2013 NUMARASI : 2013/5-2013/346 Dava dilekçesinde, boşanma nedeni ile velayeti anneye verilen küçük çocukların soyadının değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunu…
**18. Hukuk Dairesi 2014/3347 E. , 2014/8488 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/09/2013 NUMARASI : 2013/5-2013/346 Dava dilekçesinde, boşanma nedeni ile velayeti anneye verilen küçük çocukların soyadının değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eski eşi Ş.. K.. ile olan evliliklerinden kızı Zehra ile oğlu A. S. K.'ın dünyaya geldiğini, daha sonra aralarında çıkan anlaşmazlık nedeniyle boşandıklarını ve küçüğün velayetinin davacı anneye verildiğini, boşanmadan dolayı annenin soyadı ile çocukların soyadlarının farklı hale geldiğini bu durumun çocukları rahatsız ettiğini, annesini de resmi işlemlerde zora soktuğunu ve psikolojik olarak aynı soyadı hatırlamakta rahatsızlık duyduğunu ileri sürerek 06.09.2008 tarihinde Z. K.'ın, 02.01.2010 tarihinde ise A. S. K.'ın annesinin soyadı olan Çavuşoğlu şeklinde değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacı ile davalı Ş.. K..'ın evliliklerinden Zehra ve A. S.'nin doğdukları davacı Derya ile Ş. G.'ın Sarıyer Aile Mahkemesinin 2010/365-566 sayılı ve 14.06.2010 tarihinde kesinleşen kararı ile boşandıkları, mahkemece davalı baba ile çocuklar arasında şahsi ilişki tesisine karar verildiği, çocukların velayetinin davacı anne Derya'ya bırakıldığı anlaşılmaktadır. 2525 sayılı Soyadı Kanunu'nun 4. maddesinin ikinci fıkrasının “evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği soyadı alır” şeklindeki birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden sonra bilhassa boşanmalar sebebiyle somut olayda olduğu gibi zaruri nedenlerle velayetin anneye bırakılması hallerinde velayet hakkına sahip annelerin çocuklarına kendi soyadlarını vermek amacıyla bu tür soyadı değişikliği davalarını açtıkları görülmektedir. 2525 sayılı Kanunun 4.maddesindeki düzenlemenin, Yasanın genel gerekçesinden de anlaşılacağı gibi ilk defa soyadı alınması ile ilgili olduğu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 321. maddesindeki hüküm karşısında, bu kuralın günümüzde sadece bazı istinai durumlarda uygulanabilmesinin söz konusu olduğu Anayasa Mahkemesince de kabul edilmektedir. Yüksek Mahkeme sözü edilen maddeyi Türk Medeni Kanunu'nun 335 ve 336. maddeleriyle Anayasa'nın 10. ve 41. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptal etmiştir. Tüm bu maddeler, velayet hakkının kullanılmasında kadın ve erkeğin birbirlerine eşit oldukları ilkesini ön plana çıkarmaktadır. Eski 743 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun eşitliğe aykırı hükümleri, bu yasanın yürürlükten kaldırılmasıyla son bulmuştur.