10. Hukuk Dairesi 2025/6974 E. , 2025/16733 K. "" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1097 E., 2025/348 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/395 E., 2024/141 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafı…
10. Hukuk Dairesi 2025/6974 E. , 2025/16733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1097 E., 2025/348 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/395 E., 2024/141 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 09.12.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi kusuru ile iş kazasına sebebiyet verdiğini, müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığını, davacının görevi olmadığı halde kendi rodaj makinasının başına geçtiğini, kendi imal ettiği bir alet ile yaklaştığını ve kazanın meydana geldiğini, işyerinde güvenlik önlemleri alındığını, eğitimler verildiğini, davacının kendisine teslim edilen gözlüğü takmadığını, görevi olmayan bir tezgâhta haber vermeksizin kendi imkanları ile çalışması esnasında olayın meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 09.12.2014 tarihinde davalı işyerinde spiral makinesi yardımıyla kürek yapmaya çalıştığı esnada spiral taşının patlayarak gözüne gelmesi sonucu yaralandığı, 07.03.2022 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu ve 28.12.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu kararına göre davacının maluliyet oranının %41,2 olduğu, SGK iş müfettişleri tarafından düzenlenen 12.06.2017 tarihli raporda dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde davalının %60, davacının %40 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davacının maddi zararının hesaplattırılması amacıyla mahkememizce tanzim ettirilen 03.01.2024 tarihli hesap raporunda davalının kusur oranı karşılığı sorumlu olduğu sürekli iş göremezlik dönemi maddi zararın 1.608.429,75 TL, geçici iş göremezlik dönemi maddi zararın 1.372,70 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulüne, 1- Sürekli iş göremezlik kaynaklı maddi tazminat talebinin kabulü ile; 1.608.429,75 TL maddi tazminatın 09.12.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Geçici iş göremezlik kaynaklı maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.372,70 TL maddi tazminatın 09.12.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Efor kaybından kaynaklı maddi tazminat talebinin reddine, 4-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davalının sorumlu olduğu %60 kusur oranı, davacının %40 oranında müterafik kusuru, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının %41,2 olarak belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihi, 26.06.19 66... /7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kurallarına göre taktir olunan 70.000,00 TL manevi tazminatın 09.12.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine" şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, hükme dayanak teşkil eden bilirkişi kusur raporunun maddi olgular, olay ve sigortalıya ilişkin veriler ile iş güvenliği mevzuatına uygun olmasına, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur oranları, davacının uğramış olduğu maluliyetin oranı, olayın yarattığı vehamet ve manevi tutarın tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiğine ilişkin Yargıtay içtihatları dikkate alınarak hüküm altına alınan manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olmasına, hesaplamaya esas alınan ücret ve sürekli iş göremezlik oranının dosya kapsamına uygun olmasına göre yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddedilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ki hesaplamaların, tespit edilen maluliyet oranlarının hatalı olduğunu, b.Hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Müvekkili şirketin kusursuz olduğunu, tüm kusurun davacıda olduğunu, b.Hesap bilirkişi raporu ve buna esas alınan maluliyet oranlarına itirazlarının reddi ile hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, c.Pasif dönem için zarar hesabı yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.6100 sayılı HMK nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.