12. Ceza Dairesi 2013/12220 E. , 2013/24277 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62, 52. maddeleri gereğince mahkûmiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde
**12. Ceza Dairesi 2013/12220 E. , 2013/24277 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62, 52. maddeleri gereğince mahkûmiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin niteliktedir.Ancak, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2011 tarih, 2010/7-262 esas, 2011/35 karar sayılı içtihatında belirtildiği üzere, mahkemelerce doğru uygulama yapıldığında temyiz incelemesine konu olabilecek bir eylemde, suç niteliği doğru belirlenmesine karşın, yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir cezanın verilmesi halinde, bu gibi hükümler, başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecektir. Bu açıklamalar ışığında değerlendirme yapıldığında; mahkemece, 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesine göre temel cezanın 90 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenip, aynı Kanun'un 52. maddesi gereğince paraya çevrilerek sanık hakkında 1.500 TL adli para cezasına hükmolunduğu; katılanın kırık oluşacak şekilde yaralandığı hususu nazara alınarak doğru uygulama yapıldığında ise, sanığa TCK'nın 89/1. maddesi uyarınca tayin olunan 90 gün karşılığı adli para cezasında, aynı Kanunun 89/2-b maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılması halinde 135 gün karşılığı adli para cezasına hükmolunacağı ve 52/2. maddenin uygulanmasından sonra da sonuç cezanın 2.700 TL adli para cezası olarak belirleneceği, hükmün verildiği 08.11.2012 tarihi itibariyle bu miktar adli para cezasına ilişkin hükmün de kesinlik sınırı içerisinde kalacağı anlaşıldığından; sanık müdafinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi yollamasıyla halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.