3. Hukuk Dairesi 2012/12661 E. , 2012/19068 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde suya müdahalenin önlenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan köy ile, bu köy sakinlerinin dava konusu suyu, sulama ve içme
**3. Hukuk Dairesi 2012/12661 E. , 2012/19068 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde suya müdahalenin önlenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan köy ile, bu köy sakinlerinin dava konusu suyu, sulama ve içme amaçlı kullandıklarını, dava konusu çeşmenin hemen üst tarafında bulunan tarlada, davalılar tarafından üç adet kuyu açıldığını, açılan bu kuyuların dava konusu çeşmenin kurumasına neden olduğunu beyan ederek suya yapılan bu müdahalenin önlenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalılar savunmalarında dava konusu suyun mevsimsel su olduğunu, ayrıca bu suyun kuru dere yatağı içinde bulunduğunu beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.Mahkemece, dava konusu kaynağın yer altı suyu olmayıp, yer altı akışı olarak boşalan sulardan olduğu, suyun debisinin en yüksek olduğu dönemde dahi kaynağı kuru olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Yargılama sırasında ekim ayı içinde yapılan keşifte, uzman bilirkişi heyeti “Davalıların açtığı keson kuyuların, dava konusu kaynağı etkileyip etkilemediğini tespit edebilmek için, pompa tecrübesinin yapılması gerektiği, ancak kaynak tamamen kuru olduğu için ileriki tarihte suyun akması halinde pompa tecrübesinin yapılması gerektiğini" rapor etmişlerdir. Öyle ise mahkemece, bilirkişi heyetinin ifade ettiği gibi kaynağın aktığı bir dönemde, pompa tecrübesi yapılarak, davalıların açtığı kuyuların, dava konusu kaynağı etkileyip etkilemediğinin belirlenmesinden sonra, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.