11. Ceza Dairesi 2024/17 E. , 2024/10558 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/898 Değişik iş SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.06.2023 tarihli ve 2022/3060 Soruşturma sayılı kovuşturmaya…
**11. Ceza Dairesi 2024/17 E. , 2024/10558 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/898 Değişik iş SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.06.2023 tarihli ve 2022/3060 Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ardahan Sulh Ceza Hakimliğinin, 20.06.2023 tarihli ve 2023/898 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.06.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 07.12.2023 tarihli ve 2023/20781 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/133307 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/133307 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ... tarafından, şüphelinin yetkilisi olduğu ...'ne satılan beton karşılığında 56.400,00 Türk lirası bedelli çek tanzim edildiği, ancak çek bedelinin ödenmemesi nedeniyle Ardahan İcra Müdürlüğünün 2022/1861 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, şüphelinin çek üzerinde yer alan imzanın kendisine ait olmadığından bahisle imzaya itiraz etmesi üzerine, şüphelinin bildirilecek tanıkların da doğrulayacağı üzere çeki kendisinin teslim etmesine rağmen müştekiyi zarara uğratmak kastıyla hareket ettiği iddiası üzerine, soruşturma işlemlerine başlanılmasına rağmen, kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Dosyada mevcut 30/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile şikayet konusu olan çekin orijinal olmakla birlikte, çek üzerinde yer alan imzanın şüpheliye ait olmadığının tespit edildiği, ancak çekin şüphelinin yönetim kurulu başkanı olduğu şirket tarafından tanzim edildiği, şüphelinin kolluk marifetiyle alınan ifadesinde, müşteki şirket ile aralarında bir ticari ilişki olduğunu kabul etmekle birlikte, şikayet konusu çekin bilgisi dışında ... ve ... tarafından imzasının taklit edilmesi suretiyle takas merkezine konulduğunu, yine çek bakımından Denizbank ... şubesine itirazda bulunduğunu belirttiği anlaşılmakla, Şüphelinin yönetim kurulu başkanı olduğunu belirttiği şirketin imzaya, dolayısıyla çek düzenlemeye yetkili kişi yahut kişilerin kim olduklarının tespit edilmediği gibi, şüphelinin bilgisi dışında düzenlendiğini belirttiği çek ile ilgili olarak Denizbank ... şubesine çekin ödenmemesi için bir başvurusunun olup olmadığının da belirlenmediği, yine çeki düzenlediği iddia edilen ... ve ...'un ifadeleri ile müştekinin bahse konu çekin şüpheli tarafından bizzat verildiğini gördüğü belirtilen dair tanıkların tespit edilmeyerek ifadelerine de başvurulmadığı, söz konusu çek ile ilgili olarak her iki şirketin kayıtlarının da kontrol edilerek gerekli belgelerin temin edilmesini müteakip, 54.600,00 Türk lirası bedelli bir beton alışverişinin olup olmadığının da belirlenmediği anlaşılmakla, belirtilen hususların temin edilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi şirket ile şüphelinin yetkilisi olduğu ... Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş. arasındaki ticari ilişki nedeniyle verilen Denizbank ... Şubesine ait 15.01.2022 keşide tarihli ve 56.400,00 TL bedelli çeke ilişkin olarak Ardahan İcra Müdürlüğünün 2022/1861 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibi sırasında şüphelinin borca ve imzaya itirazda bulunduğunun, bu şekilde başlangıçtan itibaren yetkilisi olduğu şirkete ait çek bedelini ödememek maksadıyla sahte imzalı olarak şikâyetçi şirkete verdiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında, 30.05.2023 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişi raporu ile suça konu çek üzerindeki yazı ve imzaların şüpheliye ait olmadığının tespit edildiğinden bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilerek soruşturmaya daimi arama kararı çerçevesinde devam olunmuş ise de; suça konu çek yönünden herhangi bir ödemeden men talimatı bulunup bulunmadığının ilgili bankadan sorulması, şikâyet dilekçesinde çekin şüpheli tarafından şikâyetçi şirkete teslim edildiğine yönelik tanıkların bulunduğunun bildirilmesi karşısında bu kişilerin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek olayla ilgili beyanlarının alınması, şüphelinin ifadesinde bahsi geçen 30.08.2021 keşide tarihli ve 100.000,00 TL bedelli diğer çekin akıbetinin araştırılması, şikâyetçi şirket yetkilileri oldukları belirtilen ... ile ...'un açık kimlik ve adres bilgileri belirlenerek ifadelerine başvurulması, imza-yazı örnekleri temin edilip çekteki yazı ve imzaların bu kişilere ait olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması, gerekli görülmesi halinde her iki şirketin de ticari defter ve belgeleri getirtilerek bahse konu hukuki ilişkinin ve çekle ödeme olgusunun ortaya konulması, olayla ilgili hukuk davası açılıp açılmadığının araştırılması, açılmış olduğunun belirlenmesi halinde bu dosyanın getirtilerek incelenmesi ve soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken; "...şüphelinin üzerine atılı bulunan suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, makul ve yeterli delil elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ardahan Sulh Ceza Hakimliğinin, 20.06.2023 tarihli ve 2023/898 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.