(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2013/1488 E. , 2013/4175 K. "İçtihat Metni" Irza geçme suçundan sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; eylemin reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyetine dair Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.04.2011 gün ve 2011/107 Esas, 2011/125 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebli
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2013/1488 E. , 2013/4175 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme suçundan sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; eylemin reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyetine dair Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.04.2011 gün ve 2011/107 Esas, 2011/125 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanunun CMK.nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülüğe ilişkin ceza miktarının kesin olup olmamasının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına engel teşkil etmeyeceği, kanunda bunun aksine bir düzenleme bulunmadığı, 5237 sayılı TCK.nın yürürlüğe girmesinden sonra 10.03.2009 tarihli celsede dinlenen mağdurenin şikâyetinin devam ettiğini beyan etmiş olması karşısında, mağdurenin duruşmada yeniden dinlenmesi yönündeki tebliğnamedeki bu yönlerden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5252 sayılı Kanunun 9/3 ve 5271 sayılı CMK.nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Uygulamaya göre de; Sanık müdafiin duruşmada lehe olan kanun maddelerinin tetbikini talep etmesine rağmen, CMK.nın 231/11. maddesi de gözetilerek sanık hakkında 647 sayılı Kanunun 4 ve 6. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Sanık hakkında lehe olduğu belirtilen 765 sayılı TCK uyarınca ceza tayin edildiği halde, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.