(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/31668 E. , 2013/23510 K. MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşün…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/31668 E. , 2013/23510 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; müvekkilinin ... sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini belirterek, davalıdan kıdem, ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık ücretli izin ve genel tatil alacağının ödetilmesi talebinde bulunmuştur. Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır. Ancak bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; davacının mazeretsiz dört gün işyerine gelmediği için noter marifetiyle 04.07.2008 tarihli ihtarname ile işe dönmesi varsa mazeretinin bildirmesinin ihtar edildiğini, gelmemekte ısrar etmesi üzerine ... sözleşmesine son verildiğini, bilahare davacı ile yapılan görüşmelerde mutabakata varılarak mutabakat doğrultusunda kendisine ödemeler yapıldığını, bu kapsamda 15.07.2008 tarihinde 6.000,00 TL nakit ödeme yapıldığını davacının herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, “... davacının 29.04.2005-30.06.2008 tarihleri arasında haftalık net 607,03 TL ücret üzerinden davalı işveren nezdinde çalıştığı, davalı taraf ihbar ve kıdem tazminatının ödendiğini cevap dilekçesinde ileri sürmekle feshin ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleştirildiği, davacının tanık beyanlarına göre haftada 11 saat fazla çalışma yaptığı, bu miktar üzerinden yapılacak hesaplamalarda imzalı ve tahakkuku bulunan ücret bordrolarının hariç tutulacağı, hesaplanan miktardan hakkaniyet indiriminin uygulanacağı, yine tanık beyanlarına göre davacının dini ve milli bayramlarda çalıştığı anlaşılmakla hesaplanan miktar üzerinden hakkaniyet indirimi uygulanacağı, davacının kıdemine göre hak kazandığı izin süresinin kullandırıldığının veya ücretinin ödendiğinin yazılı belgelerle işveren tarafından ispat edilememesi nazara alınarak izin alacağına da hak kazanacağı, her ne kadar davalı tarafça yargılama sırasında para makbuzu ibraz edilerek davacıya 6.000,00 TL ödendiği ileri sürülmüş ise de para makbuzunda ki isim ve imzanın davacıya ait olduğu, diğer hususlar ile ilgili bir inceleme yapılmadığı, para makbuzunun farklı kalemlerle doldurulduğu, para makbuzunun içerisinde yer alan -kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ve fazla mesai ibra ediyorum- hususunun işveren savunması ile çeliştiği, işveren tarafından çıkartılan ihtarnamede devamsızlık gösterdiği belirtilerek ... sözleşmesinin feshedileceği ve maddi manevi hiç bir hak talep edilemeyeceğinin ileri sürüldüğü, para makbuzunun ileri sürüldüğü tarihin tanıkların dinlenmesinden sonra ibraz edilmesi, keşide edilen ihtarnamede hak talep edilemeyeceğinin belirtilmesi ile birlikte para makbuzu başlıklı belgede 6.000,00 TL ödenerek işverenliğin ibra edildiğinin iddiasının çelişkili olduğu, belgedeki miktarın işveren kayıtlarında ödendiğinin yer almadığı nazara alınarak para makbuzundaki miktarın mahsup edilemeyeceğine kanaat getirilmiş...” gerekçesiyle isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 15.07.2008 tarihli para makbuzunun hesapta dikkate alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda, dava açıldıktan sonra üzerindeki isim ve imza davacı tarafından inkar edilmeyen ve ayrıca isim ve imzanın bilirkişi raporu ile davacıya olduğu tespit edilen 15.07.2008 tarihli ve 6.000,00 TL meblağlı para makbuzuna, mahkemece, farklı kalemlerle doldurulduğu, para makbuzunun içerisinde yer alan -kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ve fazla mesai ibra ediyorum- ibarelerini işveren savunması ile çeliştiği, işveren tarafından çıkartılan ihtarnamede davacının devamsızlık gösterdiğinden ... sözleşmesinin feshedileceği ve maddi manevi hiçbir hak talep edilemeyeceğinin ileri sürüldüğü, para makbuzunun tanıkların dinlenmesinden sonra dosyaya ibraz edildiği, keşide edilen ihtarnamede hak talep edilemeyeceğinin belirtilmesi ile birlikte para makbuzu başlıklı belgede 6.000,00 TL ödenerek işverenliğin ibra edildiğinin iddiasının çelişkili olduğu, belgedeki miktarın işveren kayıtlarında ödendiğinin yer almadığı gerekçeleriyle itibar edilmediği anlaşılmaktadır. Yukarıda da vurgulandığı üzere, para makbuzundaki imza davacıya ait olup, tanzim tarihi dava açıldıktan sonraki bir tarihtir. Davacı vekili, bu belgenin müvekkiline maaşlarını alabilmesinin ön koşulu olarak boş bir şekilde imzalatıldığını, geri kalan hususların sonradan doldurulduğunu ileri sürmüş, davalı vekili ise, davacının devamsızlıktan dolayı ... sözleşmesinin feshedildiğini ancak daha sonra davacı ile mutabakata varılarak kendisine elden ödeme yapıldığını savunmuştur. Sonuç olarak; dosyaya sunulan para makbuzu ödeme belgesi olmakla davanın her aşamasında dosyaya delil olarak sunulabileceği gibi, bu belgenin davacıya boş olarak imzalatıldığı hususu davacı tarafından ispatlanamadığından, davalının savunmalarına itibar edilmesinin dosya kapsamına uygun düşeceği değerlendirilmiştir. Mahkemece, para makbuzu dikkate alınmaksızın hüküm kurulması hatalı olup; para makbuzundaki miktar alacaklardan mahsup edilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.