14. Hukuk Dairesi 2015/14642 E. , 2015/11905 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.05.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal, birleştirilen dosya ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 06.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından, temyiz incelemesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin o…
**14. Hukuk Dairesi 2015/14642 E. , 2015/11905 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.05.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal, birleştirilen dosya ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 06.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından, temyiz incelemesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.04.2015 günü mürafaa icrasından sonra dosyada görülen eksiklik nedeniyle evrak mahalline iade edilmiştir. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Asıl dava, elatmanın önlenmesi ve kal, birleştirilen dava temliken tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili, 341 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davalının, davacının 347 parsel sayılı taşınmazına tecavüzde bulunduğunu belirterek elatmanın önlenmesi ve taşınmaz üzerinde tesis edilenlerin kal'ini talep etmiştir. Davalı, taşınmazını davacı ile aynı şahıstan satın aldıklarını, sınırları hiç değişmeden kullandıkları gerekçesiyle davanın reddini savunmuş, birleştirilen dava ile de iyiniyetli olduğunu, muhdesatın daha kıymetli olduğu gerekçesiyle 347 parsel sayılı taşınmazın nizalı kısmının bedeli davalıya ödenmek suretiyle tapusunun iptali ile 341 sayılı parsele eklenmesini istemiştir. Mahkemece, birleştirilen davanın kabulü ile 15.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda "A" harfi ile gösterilen 815,56 m2 yerin 347 sayılı parselden ifrazen iptaline aynı ada son parsel numarası verilerek davalı-davacı ... adına tesciline, 22.813,60 TL zemin değerinin davalı-davacı ...'dan alınarak davacı-davalı ...'ya verilmesine karar verilmiştir. Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir. TMK’nın 684 ve 718. maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi TMK’nın 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. TMK’nın 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı da bu kişisel hak ancak yapı sahibini bu haktan mahrum ..