(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/4637 E. , 2013/9697 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 08/03/2010 tarihi takip eden aybaşından itibaren dul ve yetim aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadak…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/4637 E. , 2013/9697 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 08/03/2010 tarihi takip eden aybaşından itibaren dul ve yetim aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava; ölüm aylığı tahsis talebinde bulunan davacının talebini reddeden kurum işleminin iptali ile 8.3.2010 tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 16.2.2010 tarihinde boşandığı, boşanma kararının temyiz edilmeksizin 23.2.2010 tarihinde kesinleştiği, kontrol memuru tarafından tutulan raporda; "davacının boşanmış olduğu eşi ile aynı adreste birlikte yaşadığı kanaatine varıldığının" belirtildiği, bu idari soruşturma esnasında, çevrede yapılan araştırmada davacı ile eşinin birlikte yaşadıklarının ancak husumet oluşmaması için kimsenin tanıklık yapmadığının belirtildiği, Mahkemece dinlenen tanıkların davacının boşandığı eşinden ayrı yaşadığını belirttikleri, 4.10.2010 tarihli kolluk tutanağında; davacının oğlu ile kaldığı, eşinin köyde tek başına kaldığı, 1 ay kadar önce Bodrum’a gittiğinin belirtildiği, davacının eşinin, adına tapulu evi ölene kadar oturması için davacıya köy senedi ile verdiği görülmüştür. Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.