8. Hukuk Dairesi 2016/7578 E. , 2018/14974 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı, Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen 3130 ada 5 parselde bulunan 6 nolu bağımsız bölüm ile 70 FC 567 pla
**8. Hukuk Dairesi 2016/7578 E. , 2018/14974 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı, Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen 3130 ada 5 parselde bulunan 6 nolu bağımsız bölüm ile 70 FC 567 plaka sayılı aracın edinilmiş mal olduğunu, ayrıca düğünde kendisine takılan bilezikler ile babası tarafından kendisine verilen ziynetlerin anılan taşınmazın edinilmesinde kullanıldığını ileri sürerek taşınmaz ve araç için 50.000 TL katılma alacağı, ziynetlerden kaynaklanan 30.000 TL değer artış payı alacağı olmak üzere toplam 80.000 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş, 03.03.2015 tarihli dilekçesi ile taşınmaz ve araç hakkındaki taleplerini 68.614,15 TL'na yükselttiklerini, ziynetlerden kaynaklanan alacakları hakkında bilirkişi hesaplama yapmadığından bu konudaki fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını beyan etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu araç yönünden 10.000 TL, taşınmaz yönünden 58.614,15 TL olmak üzere toplam 68.614,15 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının değer artış payı alacağına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin (2), davalı vekilinin (3) numaralı aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1. m). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir. Somut uyuşmazlıkta tasfiyeye konu edilen 3130 ada 5 parselde bulunan 6 nolu bağımsız bölüm eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu12.12.2006 tarihinde satış yolu ile davalı eş adına tescil edilmiştir. Edinilmiş mal niteliğindeki taşınmazlara ilişkin katılma alacağının belirlenmesinde karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değeri yerine karardan yaklaşık 2 sene önce gerçekleştirilen keşif tarihi itibariyle belirlenen değer esas alınmıştır. Katılma alacağının belirlenmesinde yukarıda açıklandığı üzere taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri, başka bir ifade ile karar tarihine en yakın tarihteki değerinin temel alınması gereklidir. Bu halde Mahkemece aradan geçen zaman da dikkate alınarak yeniden bilirkişi marifetiyle taşınmazın mal rejiminin tasfiye tarihi olan karar tarihine en yakın tarihteki değeri belirlendikten sonra katılma alacağı hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. 3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili, dava dilekçesinde gösterilen 50.000 TL katılma alacağı ile 30.000 TL değer artış payı alacağı olmak üzere toplam 80.000 TL dava değeri üzerinden yatırdığı peşin harç ile dava açmış; 03.03.2015 tarihli dilekçe ile katılma alacağı taleplerini 68.614,15 TL'na yükselttiklerini, değer artış payı alacağı hakkında bilirkişi hesaplama yapmadığından bu konudaki fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını bildirmiş, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 68.614,15 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline, davacının değer artış payı alacağına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Bu durumda; mahkemece davacının talebi kısmen kabul edilerek alacağa hükmedildiğine göre; kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına reddedilen bölüm olan 30.000 TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddedilen miktar gözardı edilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (3) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 05.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.