1. Hukuk Dairesi 2009/2757 E. , 2009/4015 K. "" MAHKEMESİ : GAZİOSMANPAŞA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 21/10/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları H. S.’ın dava konusu 2745 ada 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazlarını oğlu H.’ya satış suretiyle temlik ettiğini, H.’nın parselleri birleştirerek 2745 ada 30 parsel olarak adına tescil ettirdikten sonra F.’ye devrettiğini, tüm bu işlemlerin mirastan mal kaçırma maçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sü…
**1. Hukuk Dairesi 2009/2757 E. , 2009/4015 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GAZİOSMANPAŞA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 21/10/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları H. S.’ın dava konusu 2745 ada 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazlarını oğlu H.’ya satış suretiyle temlik ettiğini, H.’nın parselleri birleştirerek 2745 ada 30 parsel olarak adına tescil ettirdikten sonra F.’ye devrettiğini, tüm bu işlemlerin mirastan mal kaçırma maçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, dava konusu taşınmazın babası ile ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; dava konusu 2745 ada 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazların miras bırakan H.tarafından 19.12.1995 tarihli akitle ve satış suretiyle oğlu H.’ya temlik edildiği, H.’nın anılan parselleri 2745 ada 30 parsel olarak birleştirdikten sonra 17.5.2002 tarihinde satış suretiyle ablası Z.’in oğlu olan davalı F.’ye devrettiği görülmektedir.Bilahare anılan taşınmazla ilgili olarak F..nin 3.2.2005 tarihinde üçüncü kişi olan A. Ü.ile gayri menkul satış vaadi ve eser sözleşmesi yaptığı bir kısım payların dava dışı üçüncü kişilere satıldığı görülmektedir. Davacılar, anılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirascısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirascılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini istiyebilirler.