Başvuru, başvurucunun sosyal medyada bir siyasetçiye yönelik olarak kullandığı ifadeler nedeni ile cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucunun sosyal medyada bir siyasetçiye yönelik olarak kullandığı ifadeler nedeni ile cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/1/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1976 yılında İstanbul'da doğmuştur. Kendini Ermeni kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak tanımlayan başvurucu; radyo programı, televizyon programcılığı, köşe yazarlığı, oyunculuk ve yazarlık yapmaktadır. Başvurucunun azınlık konularını işlediği program ve yayınları bulunmaktadır. [Ö.] Alman Yeşiller Partisi eş başkanıdır ve Türkiye'den Almanya'ya göç eden bir ailenin oğludur. 17/3/2015 tarihinde bir grup Alman milletvekili tarafından yapılan Ermenistan ziyareti sırasında [Ö.] sözde soykırım anıtının önüne çelenk bırakmış ve Türkiye'yi sözde soykırımı tanımaya davet etmiştir. Bir haber sitesi olan www.twitter.com (Twitter) isimli sosyal paylaşım sitesinde "[Ö.] Ermenistan'da soykırım anıtına çelenk koyup Türkiye'yi Ermeni soykırımını tanımaya çağırdı" başlıklı haber ile [Ö.nün] Ermenistan ziyareti ve yapmış olduğu açıklama hakkında bilgi verilmiştir. Haberin yayımlandığı gün Ankara Büyükşehir Belediye başkanı olan İ.G. (müşteki) söz konusu habere bağlantı vererek Twitter'daki kişisel hesabından bir paylaşımda bulunmuştur. Müştekinin paylaşımı "Alman Yeşiller Partisi MV'ne merakımdan soruyorum.. Lütfen cevap ver [Ö.] ... Senin kökenin Ermeni mi?" şeklindedir. Müştekinin paylaşımının ardından başvurucu, Twitter'daki şahsi hesabından;"Cevap ver [Ö.] ?""m.g. ermeniymiş bağrıma taş basıp deyiverdim", "Sana resmen Ermeni dedim. Dava aç bence? @06m.g.","Başkenti resmen Ermeni'ye vermişler Yazıklar olsun...","Abi Pazar günü bekliyorum kiliseye? @06m.g.", "Hep beraber yastayız... #m.g.ermeniymiş", "Yeterince durumu izah ettiysek tamamdır. [G.] iğrenç bir adam. Ve bin yıldır dediğim gibi: Yaşasın halkların kardeşliği" şeklinde paylaşımda bulunmuştur. Müşteki, başvurucu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yazmış olduğu şikâyet dilekçesinde özetle başvurucunun Twitter üzerinden yapmış olduğu "Hep beraber yastayız... #m.g.ermeniymiş", şeklindeki paylaşımı ve #m.g.ermeniymiş" isimli konu başlığı (hashtag) ile kendisine karşı kamuoyu oluşturmaya çalıştığını ileri sürmüştür. "Başkenti resmen Ermeni'ye vermişler, yazıklar olsun..." şeklindeki paylaşımın hem şahsına hem de Ankaralılara hakaret niteliğinde olduğunu belirten müşteki, başvurucunun "Yeterince durumu izah ettiysek tamamdır. G. iğrenç bir adam. Ve bin yıldır dediğim gibi: Yaşasın halkların kardeşliği" şeklindeki paylaşımında yer verdiği "iğrenç" nitelemesinin "tiksinti veren" anlamına geldiğini ve kişilik haklarına ağır şekilde saldırı oluşturduğunu belirterek başvurucu hakkında iftira, hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, aşağılama suçlarından soruşturma başlatılması talebi ile şikâyette bulunmuştur. Başvurucu savunmasında, yaptığı paylaşımların müşteki tarafından yapılan kışkırtıcı paylaşımlara cevap niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Başvurucu, müştekinin daha önceki açıklamalarında da Ermenilerin hainlik eden ve başkalarıyla iş birliği yaparak ülkeye kötülük yapan bir etnik grup olduğunu ima ettiğini, şikâyet dilekçesinde dahi Ermeni olmaya küçük düşürücü ve aşağılayıcı bir anlam yüklediğini belirtmiş; müştekinin bu eylemlerinin nefret söylemi olduğunu ileri sürmüştür. Başvurucu, müştekinin daha önce de görsel medyada ve Twitter'da Ermenilere yönelik aşağılayıcı ifadeler kullandığını, Ermeni kelimesinin hakaret ve alçaltıcı bir sıfat olarak kullanıldığını belirterek müştekinin Ermenilere karşı sistematik olarak sözlü saldırıda bulunduğunu iddia etmiş ve savunmasında bu iddiasını temellendirmek amacı ile iki ayrı örnek vermiştir. Bu örneklerden ilki müştekinin 14/10/2014 tarihli "Ama doğuda Kürt geçinip aslında kökeni ateist Ermeni olanlar var...( Bu arada vatanına bağlı Ermeni kardeşlerimizi tenzih ederim)." şeklindeki Twitter paylaşımıdır. Yine katıldığı televizyon programlarında müşteki tarafından kullanılan "HDP listesinde 100 Ermeni milletvekili var. Parlamentoya girecek olurlarsa ilk işleri Avrupa Parlamentosu'na gidip Ermenistan'ın özgürlüğünün verilmesini isteyecekler. Bunların önümüzdeki dört sene için planları budur... Güneydoğu'daki bütün Kürtleri kaçırmak için baskı yapacaklar ve öldürecekler dövecekler, tehdit edecekler. Böylece Doğu ve Güneydoğu'yu boşaltıp Ermenilere kalmasını sağlayacaklar. Yapacakları plan bu.. Kobane olaylarında 6-7 Ekimde Kur'an, Kur'an kursu cami yaktılar. Hiç Kürt, Müslüman cami yakar mı? Ateist, Zerdüşt, Marksist olan Ermeniler yakar. Bunlar Kur'an'a, camiye düşmanlar... Seçimden sonra Ermeni PKK'yı tarihe gömeceğiz..." şeklindeki ifadeler de başvurucu tarafından müştekinin Ermeni milletini aşağılama ve kötü gösterme amacı ile yapmış olduğu açıklamalara örnek olarak gösterilmiştir. Kışkırtıcı bir üslup benimseyen müşteki tarafından hukuk yollarının kendisi ile aynı görüşte olmayan bireyleri yıldırmak amacı ile kullanıldığını, bu güne kadar 000 kişiye karşı dava açıldığını ifade eden başvurucu, bu bağlamda hakkında yapılan şikâyetin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. Şikâyet sonucunda düzenlenen iddianameyle başvurucunun hakaret suçundan cezalandırılması istenmiştir. 3/7/2015 tarihli iddianame ile başvurucu hakkında hakaret suçundan kamu davası açılmıştır. Yargılamayı yapan Ankara Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 7/12/2015 tarihli kararında başvurucunun Twitter'daki kişisel hesabından "G. iğrenç bir adam" cümlesinin yer aldığı mesajı yazmak suretiyle hakaret suçunu alenen işlediğini kabul etmiştir. Mahkeme, gerekçesinde Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde "iğrenç" kelimesinin anlamının "insanda iğrenme duygusu uyandıran, tiksindiren, müstekreh" olduğunu belirterek müştekiye hitaben sarf edilen bu kelimenin hakaret suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Bununla birlikte Mahkeme hüküm fıkrasında müşteki tarafından yapılan paylaşımların başvurucunun mensubu olduğu toplumu aşağılar tarzda sayılabileceğini belirterek başvurucunun suça konu eylemi tahrik altında işlediğini kabul etmiş, başvurucu hakkında takdir olunan cezadan 1/3 oranında indirim yaparak başvurucunun 160 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar vermiştir. Mahkûmiyet kararı 7/12/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 6/1/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir: “(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...) (1) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır...(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” 5237 sayılı Kanun'un "Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "(1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk kaynaklarının derli toplu verildiği bir karar için Koray Çalışkan (B. No: 2014/4548, 5/12/2017, §§ 17-23) kararına bakılabilir.