12. Ceza Dairesi 2025/6070 E. , 2026/1203 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2886 E., 2018/2151 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki tem…
12. Ceza Dairesi 2025/6070 E. , 2026/1203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2886 E., 2018/2151 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının istinafları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1 ve 51/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 2 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin; müvekkilinin kazanın meydana geldiği sırada hızlı gittiğine dair bir tespit olmayıp varsayımsal değerlendirmelerle karar verildiğine, kazanın yayadan kaynaklı olup müvekklinin beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, sanık savunması, katılanların şikayet ve belanları, olayın hemen sonrasına ait görüntüleri içeren mobese görüntü çıktıları, bilirkişi raporu, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın sevk ve idaresindeki otomobille ... caddesinden ... Üniversitesine doğru seyir halindeyken otobüs durağında duran otobüsü görerek yolun soluna doğru geçtiği, bu sırada otobüsten inen vefat edenin karşıla geçmeye çalıştığı, sanığın kornaya basmasına ve fren yapmasına rağmen kazanın meydana geldiği, kaza tespit tutanağında vefat edenin 50 metre yakınındaki yaya geçidi çizgisini kullanmadığından asli, sanığın yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmadığından tali kusurlu olduğu belirtilmiş, yapılan keşfin ardından düzenlenen raporda sanık ve vefat edenin yine tutanakta belirtildiği şekilde kusurlu oldukları anlaşılmış, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda vefat edenin 50 metre yakınındaki yaya geçidi çizgisini kullanmadığından asli kusurlu olduğu ancak sanığın kaza sonrası duruşa geçtiği mesafe dikkate alındığında meskun mahaldeki hız sınırını aşarak seyir halinde olup yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmadığından ve duraklayan otobüsün önünden birinin çıkabileceğini öngörmediğinden tali kusurlu olduğu tespit edilmiş, olay anına ilişkin mobese görüntüsü elde edilememişse de hemen sonrasında kameranın olay yerine yakınlaşarak görüntü aldığı ve bunun da dosyada mevcut olduğu, buna göre çarpmanın ardından vefat edenin, sanığın aracının hemen bitişiğinde yatar vaziyette olduğu, sürüklenmesinin söz konusu olmadığı, bu bilgilere göre sanığın " duruşa geçtiği mesafe" dikkate alınarak hız sınırının üstünde olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, aksi halde vefat edenin sanığın aracının hemen yanında değil, daha uzak bir yerde yatar olması gerektiği, ayrıca sanığın durakta otobüs durduğunu dikkate alarak sol şeride geçtiği, çarpmanın meydana geldiği yere bakıldığında sol şeritteki kaldırımın hemen yanında olduğu, sonuç olarak sanığın olayın meydana gelişinde kusurunun olmadığı nazara alınarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, iddia, savunma, ölü muayane ve otopsi tutanağı, tanık beyanı, kaza tespit tutanağı, kusura ilişkin raporlar ile tüm dosya kapsamında mevcut delillere göre, olay günü sanığın sevk ve idaresindeki araç ile gündüz vakti, meskun mahalde seyir halinde iken duran aracın arkasından çıkan ve karşıya geçmek üzere yola giren yayaya çarparak ölümüne neden olduğu, sanığın aracının çarpma noktasından sonra 23 metre sonra duruşa geçtiği ve tanık ...'in kendi aracının hızının 40-50 Km civarındaysa önündeki aracın hızı da tahminen 50-60 Km olduğuna dair beyanı da dikkate alınarak, meskun mahal şartlarında hız limitini aştığı, mevcut hızı ile seyirle gördüğü otobüsün önünden birisinin çıkabileceğini düşünmeden hareketle kazanın meydana gelmesinde tali derecede etkili olduğu kabul edilerek, oluş ve dosya kapsamına uygun görülen ve birbirini teyid eden kaza tespit tutanağı ile keşif üzerine alınan bilirkişi raporu ve ... trafik İhtisas Dairesinin sanığa kusur izafe eden raporlarına itibarla sanığın taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.