T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/994 KARAR NO : 2026/215 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/01/2024 NUMARASI : 2018/360 E.- 2024/68 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit -İstirdat İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davalı vekili KARAR TARİHİ : 18…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/994 KARAR NO : 2026/215 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/01/2024 NUMARASI : 2018/360 E.- 2024/68 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit -İstirdat İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davalı vekili KARAR TARİHİ : 18/02/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 18/02/2026 Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacılar vekili, davalı ile ortak emlak faaliyeti yürütmek amacıyla şirket kurulduğunu, şirketin davacılardan ... adına tescil edildiğini, şirket giderleri için davalı tarafça 25.000,00 TL kredi çekilmek suretiyle ödendiğini, davalının çekmiş olduğu kredinin geri ödemesinin 36.775,00 TL olduğunu belirterek teminat talebinde bulunduğunu, borca teminat olmak üzere 11/05/2015 tarihli 36.775,00 TL bedelli bononun düzenlenerek davalıya verildiğini, bono bedeline ilişkin ödemelerin davacı ...'un hesabından davalının banka hesabına düzenli şekilde yapıldığını, teminat olarak verilen bononun 35.195,00 TL'sinin davalı tarafa ödendiğini, senetten kaynaklı 1.580,00 TL bakiye borç kaldığını, buna rağmen davalının kötüniyetli biçimde icra takibi başlattığını belirterek, icra takibinin iptali ve teminatsız durdurulması, %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı cevap dilekçesi sunmamış olmamakla birlikte, duruşmalara katılan davalı vekili; tanık dinletilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, dava dilekçesinde savcılık dosyasına ilişkin herhangi bir delil bildirimi yapılmadığından bu yöndeki taleplerin reddi gerektiğini, ayrıca uyuşmazlığın senede dayalı olması nedeniyle senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, davacı tarafından iddiaları destekler nitelikte yazılı delil sunulmadığını belirterek, ispatlanamayan davanın reddini talep etmiştir. MAHKEME KARARI:Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacıların Eskişehir 6. İcra Müdürlüğünün 2018/2007 E.sayılı dosyasında davalıya 35.165,00 TL ve fer'ileri yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya dair istemin reddine, davacılar tarafından ödenen 71.485,35 TL'nin ödeme tarihi olan 15/09/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile istirdaden davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı süresinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf talebinde, taraflar arasındaki borç ilişkisinin 2014 yılı öncesine dayandığını, davacılar tarafından ... Sigorta adına poliçeler düzenlendiğini, bir kısım sigorta poliçe bedellerinin davalının kredi kartından ödendiğini, davacı ... tarafından 2014-2016 yılları arasında yapılan havalelerin de davalının kredi kartı harcamalarına karşılık olduğunu, davalının kendi adına çektiği kredinin tamamını davacılara teslim ettiğini, teminat amacıyla bono düzenlendiğini, kredi taksitlerinin davacılar tarafından ödenmemesi nedeniyle icra takibinin başlatıldığını, bilirkişi raporunda yapılan havalelerin tarih ve meblağ itibarıyla kredi taksitleriyle paralellik göstermediğinin tespit edilmesine rağmen, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, hükmün 13/01/2023 tarihli bilirkişi raporuna dayandırıldığını ve istirdat talebinin kabulüne ilişkin gerekçenin yetersiz olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, icra takibine yönelik menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. Eskişehir İcra Müdürlüğünün 2018/2007 E. sayılı dosyasının tetkikinde, alacaklı ... vekili tarafından, borçlu davacılar hakkında 11/05/2015 tanzim, 11/05/2016 vade tarihli 36.775,00 TL bedelli senede dayanılarak, 36.775,00 TL asıl alacak ve 6.582,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.357,47 TL üzerinden ilamsız takip yapıldığı anlaşılmıştır. Dosyaya kazandırılan 13/01/2023 tarihli bilirkişi raporu" Eskişehir 6.İcra Müdürlüğünün 2018/2007 sayılı dosyasına konu 11.02.2015 tanzim 11.05.2016 vade tarihli senede ilişkin davacı(borçlu) vekili tarafından ödendiği bildirilen 35.195,00-TL üzerinden yapılan dosya hesabına göre dosyanın haricen tahsil ile kapandığı tarih 05.10.2022 itibarı ile dosya borcunun 71.485,35.-TL. olduğu" belirtilmiştir. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nun 72.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını, ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.; İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü haller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (mesela borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalıya (alacaklıya) düşer (6100 sayılı HMK.'nun 190; 4721 sayılı TMK'nun 6.m.). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulunduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı (borçluya) düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Somut olayda, davacı dava konusu icra takibine konu senetten kaynaklı borcunun bulunduğunu, ancak ödeme yapması nedeniyle senedin karşılıksız olduğunu ileri sürmekle ispat yükü, davacı borçluya ait olacaktır. Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın, icra takip tarihinden önce davalıya 35.195,00 TL ödeme yaptığı, davalı tarafça davaya karşı süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı, HMK'nın 128. Maddesine göre davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları tamamen inkar etmiş sayılacağı, cevap dilekçesi sunmayan davalının, davacı tarafça yapılan ödemelerin poliçe bedellerine ilişkin kredi kartı ödemelerinden kaynaklı olduğu yolundaki savunmasına itibar edilemeyeceği, icra takibi sırasında davacı tarafın ödemek zorunda kaldığı miktarın tespitine ilişkin bilirkişi raporu da alındığı, raporun hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli olduğu görülmekle, mahkemece, kararda belirtilen gerekçeler doğrultusunda davanın kabulüne ilişkin olarak kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya dönülecek olursa; Somut olayda, ispat yükünün davacı alacaklıda bulunduğu, HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.402,12 TL harçtan peşin alınan 600,53 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 1.801,59 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK' nın 362/1-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/02/2026 tarihinde karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır