Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/9283 E. , 2024/10536 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9283 Karar No : 2024/10536 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/9283 E. , 2024/10536 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9283 Karar No : 2024/10536 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ...tarihli ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarihli ve E:..., K:...sayılı kararında; Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından ortaya konulan tespitlerde; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı tarihte Bank Asya'ya para yatırdığının, bu kapsamda FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatından sonraki dönemde 12/06/2014 tarihinde 6.000,00 TL tutarlı 31 günlük, 26/10/2014 tarihinde 6.110,72 TL tutarlı 31 günlük katılım hesapları açtığının tespit edildiği, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 2014 yılında ödeme bilgisinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Özel Işık Eğitim İşletmeleri A.Ş.'ye 2014-2016 yılları arasında ödeme bilgisinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 2014-2016 yılları arasında ödeme bilgisinin bulunduğu, ayrıca davacı hakkında terör örgütü üyeliği suçunu işlediği iddiasıyla... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği, anılan yargılamada Bank Asya'ya para yatırdığı, hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında işlem yapılan birçok kişiyle beraber FETÖ/PDY üyelerinin kaldığı otelde aynı tarihte konaklama kaydı bulunduğu, sosyal medyada FETÖ/PDY'ye ait dershanelerin kapatılması ile ilgili paylaşımlar yaptığı hususlarının tespit edildiği belirtilmiş ve davacının durumu değerlendirildiğinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu anlaşıldığından dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Bölge İdare Mahkemesince gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Bank Asya ile ilgili hususların yeterince araştırılmadan adil yargılanma ve savunma hakkı ihlal edilerek değerlendirildiği, Bank Asya'da bulunan hesabının ve diğer bankalardaki hesaplarının incelenmesiyle sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediğinin objektif şekilde ortaya konulduğu, adli yargı dosyasında Bank Asya hesap hareketlerinin bilirkişi tarafından incelendiği ve hazırlanan raporda, 2003 yılında açılan hesabının sonrasında devam eden hesap hareketlerinin olağan hayatın akışına uygun banka hareketleri olduğunun tespit edildiği, adil yargılanma ve hukuk devleti ilkesinin, ölçülülük ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmayacağı ilkesinin, suç ve cezaların geçmişe yürütülememesi ilkesinin, masumiyet karinesinin, özel hayata ve aile hayatına saygının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 07/02/2017 tarih ve 29972 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 686 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir. '' hükmüne yer verilmiştir. Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve ...sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda; ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan kararın temyiz kanun yoluna başvurulmaksızın 30/04/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu İdare Mahkemesinde yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde; a) Davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı tarihte Bank Asya'ya para yatırdığının, bu kapsamda FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatından sonraki dönemde 12/06/2014 tarihinde 6.000,00 TL tutarlı 31 günlük, 26.10.2014 tarihinde 6.110,72 TL tutarlı 31 günlük katılım hesapları açtığının tespit edildiği hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak; Davacı tarafından, bu hususla ilgili olarak; Bank Asya ile ilgili iddiaları kabul etmediği, birikimlerini faizsiz bankacılık hizmeti veren Kuveyt Türk, Türkiye Finans, Albaraka Türk, Bank Asya isimli bankalara yatırdığı, Bank Asya hesabında 2003-2016 yılları arasında 40 tane hesap açtığının bilirkişi raporunda tespit edildiği ancak Banka kâr payı verirken hesapları yenilediği için çok hesap açılmış gibi bu durumun kayıtlara geçtiği, Bank Asya TMSF'ye geçtikten sonra katılım hesabı açtığı, Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bir bankacılık faaliyeti olduğu ileri sürülmüştür. FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kar amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır. Bu kapsamda, davacı adına açılmış olan hesaptaki FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğine yönelik bir inceleme yapılması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; davacının Bank Asya hesabının ilk açılış tarihinin 18/04/2003 olduğu, Ocak 2013 tarihinde hesabında 12.000,00 TL, 2013 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları ile 2014 yılının, 2014 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarında bakiyenin 0 TL olduğu, Haziran ayında 6.000,00 TL, Temmuz ayında 6.029,00 TL, Ağustos ayında 6.057,00 TL, Eylül ayında 6.085,00 TL, Ekim ayında 6.110,00 TL, Kasım ayında 6.133,00 TL, Aralık ayında 6.153,00 TL, 2015 yılının Ocak ayında 6.413,00 TL, Şubat ayında 6.199,00 TL, Mart ayında 6.225,00 TL, Nisan ayında 6.151,00 TL, Mayıs ayında 6.276,00 TL, Haziran ayında 6.200,00 TL, Temmuz ayında 6.235,00 TL, Ağustos ayında 6.268,00 TL, Eylül ayında 6.305,00 TL, Ekim ayında 6.340,00 TL, Kasım ayında 6.376,00 TL, Aralık ayında 6.413,00 TL, 2016 yılının Şubat ayında 6.453,00 TL, Mart ayında 6.489,00 TL, Nisan ayında 6.528,00 TL, Mayıs ayında 6.566,00 TL, Haziran ayında 6.604,00 TL, Temmuz ayında bakiyenin 0 TL olduğu görülmüştür. Adana Terör Suçları Soruşturma Bürosunca 07/07/2020 tarihinde düzenlenen Bilirkişi Raporunda; davacının Haziran 2014 tarihinde bir adet katılım hesabı açtırdığı, açılan bu hesabın Bankanın TMSF'ye devri sonrası Temmuz 2017 tarihine kadar temdit edildiği belirtilerek soruşturma dönemlerinde davacının hesabında artış olmadığı tespit edilmiştir. Bu itibarla, davacının Asya Katılım Bankası hesabında FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemde olan hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz etmediği anlaşıldığından, davacının salt Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde hesabı bulunmasının veya 2014 ve 2015 yılına ilişkin hesap hareketlerinin olmasının, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. b) Davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Özel Işık Eğitim İşletmeleri A.Ş.'ye ve FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 2014-2016 yılları arasında ödeme bilgisinin bulunduğu hususlarının davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ve Özel Işık Eğitim İşletmeleri A.Ş.'ye ödemede bulunduğu tespitine yer verilmiş ise de, anılan tespitler ile ilgili olarak, davacı tarafından; çocuğunun dershane seçiminde hem ekonomik durumunu hem de bilboardlarda yer verilen reklamları inceleyerek karar verdiği, Özel Işık Eğitim İşletmelerine ödediği ücretin çocuğunun 2014-2016 yılları arasında dershane ücreti olduğu, aynı zamanda dershanede çocuğunun denemelere girebilmesi için Zaman gazetesine abone olması gerektiğinin söylendiği ve bu abonelik nedeniyle Cihan Medya A.Ş.'ye yaptığı ödemenin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak noktasında değerlendirmeye esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı tarafından Özel Işık Eğitim İşletmeleri A.Ş. ve Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemelerin FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan kurumlara yardım ve örgüte müzahir yayınlara abonelik amacıyla yapıldığına yönelik somut bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu ödemelerin davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. c) Davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine SMS ile para gönderdiği hususunun, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak; İdare Mahkemesi kararında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakı noktasında hükme esas alınmış ise de, Kimse Yok Mu Derneği'ne SMS ile gönderilen paraların insani duygularla bağış amacı dışında örgüte mali destek sağlamak amacıyla yapıldığına dair dava dosyasında herhangi bir somut tespit bulunmadığı anlaşıldığından, anılan hususun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. ç) Davacının, hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında işlem yapılan birçok kişiyle beraber FETÖ/PDY üyelerinin kaldığı otelde aynı tarihte konaklama kaydının bulunduğu, sosyal medyada FETÖ/PDY'ye ait dershanelerin kapatılması ile ilgili paylaşımlar yaptığı hususlarının davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak; Davacı tarafından; otelde kalma tarihinin 31/01/2012-01/02/2012 tarihleri arasında olduğu, o dönem bel ağrıları sebebiyle Kozaklı'ya giden arkadaşlarına eşlik ederek gittiği, dershanelerin kapatılmasıyla ilgili ise çocuğunun sınava hazırlandığı, dershanelerin kapatılmaması gerektiğine inandığı için 18/11/2013 tarihinde Twitter hesabında "Dershanelerin kapanmasını istemiyorum" paylaşımında bulunduğu, herhangi bir dershane ismini söylemediği ileri sürülmüştür. Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı tarafından 31/01/2012-01/02/2012 tarihleri arasında Kozaklı'da otelde konaklamasına ilişkin davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı ile aynı tarih aralığında bahsi geçen otelde konaklama yapan ve hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturmalar yapılan kişilerin davacı ile örgütsel faaliyet kapsamında aynı yerde konakladığını ispatlar mahiyette bir belge sunulmadığı ve davacının sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda FETÖ/PDY terör örgütünü öven/destekleyen herhangi bir ifadeye rastlanmadığı gibi, davacının anılan örgüt ile iltisak ve irtibatının göstergesi olan başkaca bir ifade ve bilgi de yer almadığından, söz konusu konaklama ve sosyal medya paylaşımın, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X)KARŞI OY : İdare Mahkemesince verilen davanın reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair karar hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.