Başvuru, kanunda yer alan yaptırımın ilgili olduğu eylemler gösterilmediği hâlde idarece çıkarılan Genel Tebliğ ile yaptırıma konu fiillerin belirlenmesi ve bu kapsamda ceza kesilmeden önce bildirimde bulunma şartı yerine getirilmeden yaptırım uygulanması nedenleriyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, aynı mahkemeden benzer konularda farklı kararlar verilmesi nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; kanunda yer alan yaptırımın ilgili olduğu eylemler gösterilmediği hâlde idarece çıkarılan Genel Tebliğ ile yaptırıma konu fiillerin belirlenmesi ve bu kapsamda ceza kesilmeden önce bildirimde bulunma şartı yerine getirilmeden yaptırım uygulanması nedenleriyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, aynı mahkemeden benzer konularda farklı kararlar verilmesi nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurular 7/4/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Aynı başvuruculara ait 2014/4834, 2014/4835, 2014/4836, 2014/4838, 2014/4839, 2014/4854, 2014/4855, 2014/4856 ve 2014/5003 sayılı bireysel başvuru dosyaları kişi ve konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2014/4832 sayılı dosya üzerinde birleştirilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı AğıBilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarının farklı aylarına ait alış ve satış işlemlerine ilişkin “Ba” ve “Bs” formlarının yasal süresinde verilmemesi gerekçe gösterilerek Kırklareli Vergi Dairesi (İdare) tarafından 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun maddesi uyarınca birinci başvurucu için 000 TL, 000 TL, 960 TL, 070 TL ve 400 TL, ikinci başvurucu için 600 TL, 000 TL, 840 TL, 070 TL ve 400 TL miktarlarında özel usulsüzlük cezaları (ceza) kesilmiştir. Başvurucular, beyana tabi alış ve satışları bulunmayanların bildirim formlarını vereceklerine ilişkin hukuksal düzenleme bulunmadığını, bu formların verilmemesi dolayısıyla ceza kesilebilmesi için öncelikle bildirim yapılması gerektiğini, sigorta acenteliği yaptıklarını, katma değer vergisi ve banka ve sigorta muameleleri vergisi mükellefiyetlerinin bulunmadığını belirterek para cezasının iptalini talep etmişlerdir. Edirne Vergi Mahkemesi (Mahkeme) 17/9/2013 tarihli kararları ile başvurucuların iptal taleplerini ve itiraz sebeplerini yerinde görmeyerek davaların reddine karar vermiştir. Mahkeme kararlarının birbiri ile uyumlu ilgili bölümleri şöyledir:“… Bu düzenlemelerle, bazı işlemler ve mükellefler bildirim zorunluluğu dışında bırakılmakla birlikte, kural olarak bilanço usulüne göre defter tutan mükellefler için herhangi bir alış veya satışları olmasa ya da tüm alış ve satışları belirlenen hadlerin altında kalsa bile bildirim formu verme zorunluluğu kabul edilmiş, böylece tebliğlerde bildirim zorunluluğu bulunmadığı belirtilen işlemler dışındaki işlemlerin genel esaslar çerçevesinde Ba ve Bs formları ile bildirileceği kuralı getirilmiştir. Zira, bazı işlemleri bildirim zorunluluğu kapsamından çıkarılan mükelleflerin, bu kapsam dışı işlemlerinden başka herhangi bir alım satımları bulunmaması halinde veya ticari faaliyet konuları dışındaki alım satım işlemleri için bildirimde bulunmak zorunda olmadıklarının ve bunun sonucu olarak bildirim zorunluluğuna uymamanın yaptırımı olan özel usulsüzlük cezasının kesilebilmesi için mükellefin bildirim zorunluluğu kapsamında alış veya satışının bulunduğunun İdarece tespit edilmesi gerektiğinin kabulü, bu hususta mükelleflere bildirim zorunluluğu getirilişinin amacına uygun düşmeyecektir.Diğer taraftan 213 sayılı Vergi Yasası’nın mükerrer maddesine 5904 sayılı Kanun[‘un] maddesiyle eklenen fıkra ile Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde ilgililere ayrıca yazılı bildirim şartı aranmayacağı düzenlemesi 1/8/2009 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, değişiklik hükmünün bu tarihten sonra verilmesi gereken beyanname ve bildirimler hakkında uygulanması gerekmektedir.Bu nedenle, ilgili dönem Ba ve Bs formlarını elektronik ortamda süresinde vermesi gerekirken vermeyen davacı sigorta acentesi adına bu gibi durumlar için yaptırım uygulanacağı bildirimi Genel Tebliğin Resmi Gazete’de yayımlanması ile yerine getirilmiş olduğundan ayrıca bildirim yapılmasına gerek bulunmaksızın, özel usulsüzlük cezalarının, bildirim yapılmayan her dönem için yine Kanun’la belirlenen had üzerinden kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından bunların kaldırılması istemiyle açılan davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. …” Başvurucuların itirazı, Edirne Bölge İdare Mahkemesinin 5/12/2013 ve 17/12/2013 tarihli kararları ile itiraz konusu kararlarda 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı Kanun’un maddesinin birinci fıkrasında sayılan bozma nedenlerinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucuların karar düzeltme talebi, Edirne Bölge İdare Mahkemesinin 27/2/2014 ve 5/3/2014 tarihli kararları ile talep konusu kararlarda 2577 sayılı Kanun’un maddesinde sayılan karar düzeltme nedenlerinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Nihai kararlar, başvuruculara 8/3/2014 ve 14/3/2014 tarihlerinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 7/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. 213 sayılı Kanun’un mükerrer maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi ve dördüncü fıkrası şöyledir: “Maliye Bakanlığı; … (Değişik: 16/7/2004-5228/8 md.) Bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, (Ek ibare: 3/7/2005 - 5398/23 md.) kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameleri mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye ve buna ilişkin usûl ve esasları belirlemeye,… yetkilidir.(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/8 md.) Birinci fıkranın (4) numaralı bendi uyarınca Maliye Bakanlığının beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususunda izin vermesi veya zorunluluk getirmesi halinde, (mükellef veya vergi sorumlusu ile gönderme işini yapacak kişiler arasında özel sözleşme düzenlenmek kaydıyla) elektronik ortamda gönderilen beyanname ve bildirimler, mükellef veya vergi sorumlusu tarafından verilmiş addolunur.” 213 sayılı Kanun’un mükerrer maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:“Bu Kanunun 86,148,149,150,256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci maddesi ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil); …Özel usulsüzlük cezası kesilir.Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır.(Ek cümle: 16/6/2009-5904/22 md.) Ancak, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz…”