8. Hukuk Dairesi 2021/16661 E. , 2023/1927 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1559 E., 2021/1312 K. KARAR : Davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/319 E., 2019/130 K. Taraflar arasındaki galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf…
**8. Hukuk Dairesi 2021/16661 E. , 2023/1927 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1559 E., 2021/1312 K. KARAR : Davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/319 E., 2019/130 K. Taraflar arasındaki galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nin, vakıf evladı kararı olan ...'in kızı olduğunu ileri sürerek davacının ...'te kurulu Mazbut Demirci ... ... Bin Ahmed Vakfı'nın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait nüfus kayıt örnekleri ve davacının annesi....'in ... ... Vakfının galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğuna dair Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.03.2014 tarihli ve 2013/133 Esas, 2014/131 Karar sayılı ilamı ile vakfeden ile davacı arasında soybağının kurulduğu, alınan bilirkişi raporunda vakfiyede galle fazlasının batın, kız ve erkek ayrımı bulunmaksızın hayatta bulunan evlatlar arasında eşit dağıtılmasının şart kılındığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacının Demircihacı ... Ağa Vakfının galle fazlasına müstahik vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesinde galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespitinin istendiği, kişinin galleye müstehak olamayacağı, davanın ispatlanması koşu ile galle fazlasına müstehak kararı verilebileceği, galle fazlasına müstehak olabilmek için vakıf evladı olmak ve galle fazlası için vakfiyede belirtilen şartların davacı açısından gerçekleşmiş olması gerektiği, davacının, 1248 H. (1833 M.) tarihli vakfiyeye göre galle fazlasına müstehak olabilmesi için; vakfı kuran ... ... Ağa’nın karısı ...’un erkek kardeşi ... ...’nın oğulları ... ve ...’in soyundan geldiğini ispat etmesi gerektiği ancak bilirkişi raporunda davacının ... ... Ağa'nın karısı ...'un erkek kardeşi ... ...'nın oğulları ... ve ...'in soyundan gelip gelmediği konusunda yeterli inceleme mevcut olmadığı, 1252 H. (1836 M.) tarihli zeyl vakfiye ise galle fazlasının evlada dağıtılacağına ilişkin bir hüküm içermediği, dolayısıyla zeyl vakfiye ile asıl vakfiyedeki galle fazlasına ilişkin şarta ilave ya da asıl vakfiyedeki şartta değişiklik yapılmadığı, zeyl vakfiyede galle fazlasına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, evlatlar, zeyl vakfiye ile vakfedilen 300 adet zeytin ağacının galle fazlasından, dolayısıyla da 1252 H. (1836 M.) tarihli zeyl vakfiyeden yararlanamayacakları bu nedenle de 1252 H. (1836 M.) tarihli zeyl vakfiyeyi de kapsayacak şekilde hüküm verilemeyeceği, eksik incelemeye dayalı verilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile nüfus kayıtlarına göre davacının annesi ... hakkında, dava konusu ... ... Ağa Vakfının galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verildiği ve bu kararın 13.06.2014 tarihinde kesinleştiği dava konusu vakfın vakıfnamesinde batın şartının bulunmayıp hayatta olanlar arasında kız-erkek ayrımı yapılmadan galle fazlasına ilişkin dağıtım yapılacağının belirtildiği, davanın kabulüne yönelik ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 3, 6, 7 ve 75 inci maddeleri, Vakıflar Yönetmeliğinin 23, 28, 53 ve 55 inci maddeleri, 24.02.1943 tarihli ve 1942/27 Esas, 1943/11 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı 3. Değerlendirme 1.Mazbut vakıf; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 3 üncü maddesinde, bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanunun 6. ve 7 nci maddelerinde ise mazbut vakıfların ... tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanunun (5737 sayılı Vakıflar Kanunu) yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. 2.Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır. 3.Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir. 4.Galle fazlası evlada şart kılınan vakıflarda, galle fazlasının alınabilmesi için açılan davada öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacı ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır. 5.Bir vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soy bağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kanbağı ilişkisinin kurulması yeterlidir. Dolayısı ile idarenin (... veya Mülhak Vakıf Yönetiminin) tek taraflı olarak evlat listesine yaptığı dayanaksız bir kayıt yeterli olmayıp, açıkça galle fazlasını almaya hak kazanıldığını gösterir bir mahkeme ilamına dayalı olarak vakıf evlat listesine eklenen kişiler, daha sonra açılacak vakıf evlatlığı davalarında kesin hüküm olmasa da güçlü delil olarak değerlendirilebilecektir. 6.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacının annesi Meftune ile lehine galle fazlası bırakılan ... ... oğlu ... arasında daha önce kesinleşmiş mahkeme kararı ile soybağının kurulmuş olması sebebiyle davacı ile lehine galle fazlası bırakılan arasında kan bağı yolu ile soybağının mevcut olduğu, dava konusu vakfın birden fazla vakfiye ile zeyl vakfiyesinin mevcut bulunduğu, galle fazlası evlada bırakılan 581/2 nolu defterin 258. sayfa 262. sırasında kayıtlı ...'de (Timurci el-Hacc ... ibn Ahmed'in Vakfı)'na aid evâsıt-ı Zi'l-hicce 1248 H. (1833 M.) tarihli vakfiyede galle fazlası, kız-erkek evlat ayrımı ve batın şartı olmaksızın ... ...'nın oğulları ... ve ...'in nesilleri kesilinceye kadar eşit olarak evlatlarına bırakıldığı, vakfa ait 581/2 numaralı defterin 259 uncu sayfa 263. sırasında kayıtlı ...'de (el-Hacc ... Ağa bin Ahmedin Vakfı)'na aid 17 Receb 1252 H. (1836 M.) tarihli ikinci vakfiyede ise, ilk vakfiyedeki akarlardan farklı olarak 300 zeytin ağacı olan bir bahçe vakfedilmiş, gelirinin ise; "ve muharren inşâsına muvaffak oldığı Ilıca ve çamaşırhane ve çeşme-i sazın ikitiza iden ta'mîr ve termîmine sarf olunması dahi şart itmekle..." denilmekle inşa edilen ılıca, çamaşırhane ve çeşmenin tamirine şart kılınmıştır. Yani iş bu vakfiyede galle fazlası ilk vakfiyede olduğu üzere ... ... oğulları ... ve ... ile onlardan sonra alt soylarına ve her hangi bir üçüncü kişiye bırakılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, yalnızca gallenin evlada bırakıldığı evâsıt-ı Zi'l-hicce 1248 H. (1833 M.) tarihli vakfiye yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, uygulamada ve infazda çelişki oluşturabileceği düşünülmeden bütün vakfiyeleri kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.