4. Hukuk Dairesi 2022/7803 E. , 2024/4489 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/178 D.İş, 2022/178 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-6993 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/ İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/177462 Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tar…
**4. Hukuk Dairesi 2022/7803 E. , 2024/4489 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/178 D.İş, 2022/178 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-6993 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/ İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/177462 Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 21.03.2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda müvekkiline ait aracın hasarlandığını, müvekkiline çarpan aracın davalı nezdinde zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek şimdilik 5.424,50 TL tazminat talep etmiş, yargılama sırasında talebini 43.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, hadisenin kurgu olduğuna dair kuvvetli şüphe olduğundan davanın esastan da reddi gerektiğini, aracın şirket eksperlerine gösterilmediğini, kusur raporu alınması gerektiğini, karşı tarafın ispat yükü olduğunu, talep edilen ekspertiz bedelinin makul giderlerden olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ispat külfetinin sigortacıda olduğu, sigorta şirketinin cevap dilekçesinde; dosyada mevcut fotoğrafların kaza sonrası çekildiği, yer zemininde her iki araca ait lastik izleri ve döküntülerinin görülmediği, özellikle müvekkiline sigortalı aracın üzerinde bazı aksamların bulunmadığı ve bu aksamların yer zemininde de görülmediği, aracın ön kısmındaki bazı hasarların beyan edilen kazada oluşmasının mümkün olmadığı, mağdur aracın ön camının görünümünden yağmurlu havada kullanılarak olay yerine gelmediğinin anlaşıldığı ve davanın reddinin talep edildiği, bilirkişi raporunda; araçların üzerinde oluşan tüm hasarların bu kazada oluşma ihtimalinin zayıf olduğu tespiti yapıldığı, davalının kaza hasar uyumsuzluğu itirazlarının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde, olay yerine ve hasara ilişkin fotoğraflar incelendiğinde hasarın kaza tutanağında tarif edilen oluşla uyumlu olduğunu, müvekkilinin aracında büyük oranda hasar oluştuğunu, yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan 22.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda adli trafik bilirkişisince de; dosya içerisinde bulunan kaza sonrası çekilmiş fotoğraflarda kaza anında çarpmanın etkisi ile araçlardan kopan veya düşen parçaların yol üzerinde görünmediğini, ... plakalı aracın ön sol alt kısmında sis farının yerinde olmadığını, elektrik direğine çarpma açısı ve şeklinden bu kısmın hasarının bu kaza ile alakalı olamayacağını, aracın sol arka yan köşe stop lambası altında tampon üzerinde oluşan hasar ile sağ arka stop lambası köşesinin kırık olması ve ... plakalı aracın ön kısmında oluşan hasarlar da değerlendirildiğinde, bu iki kısımda oluşan hasarın aynı anda oluşmasının zor olduğunu, ... plakalı aracın ön motor kaputu orta kısmı üzerinde oluşan dikey hasarın, arkasına çarpmış olduğu aracın arka kısmında oluşan hasarla oluşamayacağı görüşünün bildirildiği, TTK'nın 1409 uncu maddesi gereği kural olarak ispat külfeti sigortacıda ise de davalı ... şirketinin dayandığı teknik rapor ve ekspertiz raporundaki değerlendirme ve tespitlerin hakem heyetince alınan bilirkişi raporu ile de doğrulandığı, kazanın 21.03.2021 tarihli kaza ile ilgili aynı tarihli kaza tespit tutanağı, araçların kaza sonrası fotoğrafların eklendiği tazmin talepli başvurunun 02.07.2021 tarihinde gerçekleştiği tümüyle değerlendirildiğinde TTK’nın 1446 ncı maddesi uyarınca "rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı olacak şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içindeymiş gibi ihbar edildiği" halinin gerçekleştiği ve ispat külfetinin yer değiştirip, rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfetinin davacıya geçtiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yapılan itirazların dikkate alınmadığını, kazanın kurgu olduğuna dair iddiaların davalı tarafından görevlendirilen araştırmacı raporuna dayandığını, tek taraflı raporun delil olarak kabul edilemeyeceği, bilirkişinin kusur incelemesi yapmak dışında, uzmanlık alanı dışına çıkarak otomotiv alanında bilgisi olmadığı halde görüş bildirdiğini, hasarın kaza ile uyumlu olduğunu, müvekkilinin aracının yabancı, karşı aracın yerli olduğunu, her iki araç arasında menşei farkı olduğundan yerli üretim araçlarda hasarın daha ağır olmasının sık karşılaşılan bir durum olduğunu, kaza tutanağında tarif edildiği şekilde diğer aracın tüm ön yüzeyi ile müvekkiline ait araca tüm arka yüzüne temas edecek şekilde çarptığını, her iki aracın da hem sol hem sağ far ve stop lambaları dahil olmak üzere tüm ön ve arka yüzeylerinde hasar oluşmasında olağanüstü bir durum olmadığını, somut olayda ispat yükünün sigortacıda olduğunu, müvekkilinin doğru beyanda bulunma mükellefiyetini kasten yerine getirmediğine dair somut delil ve belgeleri sunamadığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu aracında hasar oluşan davacının hasar onarım bedeli tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 99 uncu maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 ve 1429/1 inci maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1429/1 inci maddesinde; “Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez.” hükmü ve 1409 uncu maddesinde; "(1)Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. (2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir." hükmü yer almaktadır. Somut olay bu hükümler çerçevesinde değerlendirilecek olduğunda; taraflar arasındaki anlaşmalı trafik kazası tespit tutanağında davalıya sigortalı aracın sürücüsünün hızlı olduğu ve göbeği son anda fark ederek davacı aracına çarptığı yönünde beyanı bulunduğu açıktır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından aldırılan 22.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise kazanın oluşma ihtimalinin mümkün olduğu ancak davacı aracındaki tüm hasarların bu kazada meydana gelmiş olması ihtimalinin zayıf olduğunun belirtilmiş olmasına, başka deyişle zararın gerçekleşmiş olmasına göre, yukarıda değinilen Yasa hükümleri uyarınca davalının 21.03.2021 tarihli kaza nedeni ile davacı aracında oluşan hasar bedelinden sorumlu olduğu açıktır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, (aracın işbu kaza öncesinde de hasarlanmış olduğu da gözetilmek suretiyle) davacı aracında 21.03.2021 tarihli kaza nedeni ile oluşan hasar bedelinin ne olduğu hususunda farklı bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.05.2024 tarihinde üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Bilindiği üzere Trafik Kazası Tespit Tutanağı (KTT) aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerdendir. Somut olayda, KTT trafik görevlisi gelmeden taraflar arasında düzenlenmiş olup, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile de doğruluğu konusunda tereddüt oluşmuş, tutanak içeriğinin aksi kanıtlanmıştır. Öte yandan davacının aracında mevcut olan hasar izleri tek tek belirlenmiş; kazaya karışan araçların marka, model ve teknik özellikleri (yükseklik, sağlamlık, sürtünme ve darbe vs.) ile kazanın meydana geldiği yer ve yolun özellikleri göz önüne alındığında bu hasarların KTT’deki oluşa uygun olmadığı açıkça belirlenmiştir. Kaza tarihi göz önüne alındığında, bu aşamadan sonra böyle bir tespitin yapılabilmesi de artık mümkün değildir. KTT’nin güvenilirliği ve ispat kuvveti bilirkişi raporuyla ortadan kaldırıldığına göre taraflar arasında tanzim olunan KTT’de anlatılan oluşa uygun olarak ve davacının aracında kazanın meydana geliş şekline göre ("kaza sonrası fotolarda kaza anında çarpma etkisi ile araçlardan kopan veya düşen parçaların yol üzerinde görülmediği, davacıya ait aracın sol alt ön kısmındaki sis farının yerinde olmadığı, elektrik direğine çarpma açısı ve şeklinden bu hasarın kaza ile ilgisi olmayacağı, aracın sol arka yan köşe stop lambası altında tampon üzerinde oluşan hasar ile sağ arka stop lambası köşesinin kırık olması sigortalı aracın ön motor kaputu orta kısmı üzerinde oluşan dikey hasarın arkasına çarpmış olduğu aracın arka kısmında hasarla oluşamayacağının anlaşıldığı") hasarın ve hasar bedelinin belirlenmesi de mümkün değildir. Sonuç olarak hasarın kazayla uyumlu olmadığı ve KTT’nin gerçeği yansıtmadığı dikkate alındığında hasarlı araca ait varsayıma dayalı bulgulardan yola çıkarak bir kazanın mevcut olduğunu ve hasara dayalı zararın belirlenmesini kabule olanak yoktur. Bu itibarla Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının hukuka ve oluşa uygun olduğundan onanması gerektiği düşüncesindeyim.