8. Hukuk Dairesi 2021/4304 E. , 2024/1006 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece M…
**8. Hukuk Dairesi 2021/4304 E. , 2024/1006 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Köyü, Bahçe Mevkiindeki, Alakoç Köyü 1938 tarihli, 157 numaralı tahrir kayıtlarında doğusu: Demirgirmez, batısı: ..., kuzeyi: ..., güneyi: Bekir ile çevrili yaklaşık 50000 m2'lik taşınmazı müvekkilinin 30 yıldan beri malik sıfatıyla, davasız ve aralıksız olarak ekip biçtiğini, davaya konu taşınmazı müvekkilinin ailesinin iyiniyetle dedelerinden gelen taşınmaz olarak kullandığını, gerek müvekkilinin gerekse de müvekkillerinden önceki şahısların dava konusu taşınmazı 60-70 yıldır malik sıfatıyla, fasılasız, nizasız ve iyi niyetle zilyet ve tasarruf ettiklerini, ayrıca 1938 yılında hazırlanan vergi tahrir kayıtlarında dava konusu yeri kullanan kişinin müvekkilinin dedesi ... olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkilinin dedesinden babası...'a ondan da müvekkiline geçtiğini, bu nedenlerle 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) madde 713'te düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı yolu ile kazanma için gerekli maddi ve hukuki şartların bir araya geldiğini, bu nedenlerle müvekkiline ait olan taşınmazın müvekkili adına kayıt ve tescilini edilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2010 tarihli ve 2006/58 Esas, 2010/284 Karar ... ilamı ile; dava konusu taşınmaza davacının ekonomik amaca uygun bir şekilde 20 yılı aşkın bir süredir malik sıfatıyla zilyet olduğu, 4721 ... Türk Medeni Kanun'un 713 üncü maddesinde yer alan koşulların bir bütün olarak davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve fen bilirkişisinin 30.01.2008 tarihli raporunda ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 63003.26 m² lik, (C) harfi ile gösterilen 2603.50 m² lik toplam 65606.76 m2 lik taşınmazın 4721 ... Türk Medeni Kanun'un 713 üncü maddesi uyarınca davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine ve Orman İdaresi temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Dairesinin 17.11.2011 tarihli ve 2011/9302 Esas, 2011/12884 Karar ... ilamı ile; çekişmeli taşınmaza komşu olan parsel tutanaklarının, dayanak tapu veya vergi kayıtlarının getirtilerek taşınmaz yönünün ne okuduğunun denetlenmediği, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazların niteliği ile konumu ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığının saptanmadığı, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2012/67 Esas ve 2015/124 Karar ... ilamı ile; dava konusu taşınmazın davacı tarafından uzun yıllardan beri malik sıfatıyla zilyet olarak amacına uygun olarak kullanılmış olduğunun mahalli bilirkişilerin ve tanıkların beyanı, ziraat ve orman bilirkişilerinin vermiş olduğu raporlar ve hava fotoğraflarının incelenmesinden anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın imar ve ihyası tamamlandıktan sonra davasız aralıksız 20 yıllık sürenin malik sıfatıyla tamamladığı gerekçesiyle davasının kabulüne ve ... ili Çermik ilçesi Alakoç Köyü 10.01.2008 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 63003,26 m² ve (C) harfi ile gösterilen 2603,5 m² lik alanın davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine ve Orman İdaresi temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.06.2017 tarihli ve 2015/17007 Esas, 2017/5037 Karar ... ilamı ile; davalı Köyün 6360 ... On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 ... Kanun) gereğince tüzel kişiliği kaldırılarak Mahalle olarak Belediyeye katılması nedeniyle görülmekte olan davada taraf sıfatının kalmadığı, 6360 ... Kanun'un Geçici 1 inci maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, davalı Köyün bağlı bulunduğu ilçe Belediye Başkanlığı yanısıra Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya katılımlarının sağlanarak taraf teşkilinin oluşturulması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davacı tarafından uzun yıllardan beri malik sıfatıyla zilyet olarak amacına uygun olarak kullanılmış olduğunun mahalli bilirkişilerin ve tanıkların beyanı, ziraat ve orman bilirkişilerinin vermiş olduğu raporlar ve hava fotoğraflarının incelenmesinden anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın imar ve ihyası tamamlandıktan sonra davasız aralıksız 20 yıllık sürenin malik sıfatıyla tamamladığı gerekçesiyle davasının kabulüne ve ... ili ... Köyü 04.06.2018 tarihli Harita Mühendisinin raporunda (A) harfi ile gösterilen 46760,44 m², (B) harfi ile gösterilen 318,15 m² lik alanın davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; davacıların dava konusu taşınmaza malik olup olmadıkları, hukuki açıdan hak ve menfaatlerinin bulunup bulunmadığı, mülkiyet ve pay ilişkileri, davanın Kadastro Kanunu, Medeni Kanun, Mera Kanunu, Borçlar Kanunu ve ilgili diğer mevzuatta belirtilen zamanaşımı ve hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı hususlarının yeterince ve gerektiği gibi incelenmediğini, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, mahalli bilirkişi beyanlarının tek yanlı ve yanlı olduğunu, davacının dava konusu yere hiçbir zaman yasaların aradığı anlamda ve sürede zilyet olmadığını, zilyetlikle edinilen toplam taşınmaz miktarının yeterince araştırılmadığını, ihya hususunun yeterince ve gerektiği gibi araştırılmadığını, dava konusu taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğundan özel mülkiyete konu olamayacağını ve zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığını açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka ve kanunlara aykırı olduğunu, orman vasıflı taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağını, dava konusu konusu taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağını açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14, 17 inci maddeleri. 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun). 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince temyize konu olan fen bilirkişi tarafından (A) ve (B) harfleri ile belirtilen çekişmeli taşınmaz bölümlerinin, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı şartlarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bilirkişi raporları ile İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın bulunduğu yerin Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgu sayfasındaki görüntülerinin incelenmesinde tescile konu taşınmazın üzerinde kayalık olan ve kullanılmayan alan bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle taşınmazın büyüklüğü de nazara alınarak taşınmazın tarıma elverişli olan kısımlarının tespit edilmesi, toprak yapısı da incelenerek kazandırıcı zaman aşımı şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerekmektedir. Bunun yanında vergi kayıtlarının taşınmazın hangi kısımlarına uyduğu da netleştirilmemiş, hava fotoğrafları bir bütün olarak değerlendirilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın imar ihyasının ne zaman tamamlandığı, kısmen tamamlanmış bir alan varsa kısmen tamamlanan alanın neresi olduğu ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıl zilyetlikle kazanım süre ve şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi isabetli değildir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, taşınmaza komşu ve çevresinde bulunan parsellerin kadastro tesbit tutanakları ve dayanağı olan belgelerin, hükmen kesinleşenler varsa dava dosyalarının, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamının ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyada daha önce yapılan keşifler ve alınan raporlarla karşılaştırmalı, ortaya çıkan tereddüdleri gideren, denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı kısmen tamamlanma varsa, imar ihyanın kısmen tamamlandığı kısmın neresi olduğu hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, vergi kaydının kapsam ve sınırları belirlenerek taşınmazın hangi kısmını kapsadığı belirlenmeli, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden, taşınmazın kayalık olan ve kullanılmayan kısımları bulunduğu ve taşınmazın büyüklüğü de nazara alınarak taşınmazın tarıma elverişli olan kısımlarının tespit edilmesi istenmeli, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 inci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, dosyada daha önce alınan raporlar da dikkate alınarak, çelişki oluştuğunda bu çelişkiler giderilerek, dava konusu taşınmazda zilyetlikle kazanım şartlarının kısmen gerçekleştiği bir kısım olduğu belirlendiği takdirde, bu kısmın neresi olduğu belirlenip toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Kanuna aykırı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.