Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/2969 E. , 2024/5629 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2969 Karar No : 2024/5629 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenil
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/2969 E. , 2024/5629 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2969 Karar No : 2024/5629 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına 2009 ila 2023 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İnşaat Yapı Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin vergi borçları nedeniyle davacının da aralarında bulunduğu kişiler adına düzenlenen ödeme emirlerinin dava konusu yapılması üzerine, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin, aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca Mahkeme kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yasaya uygun olarak yeniden dava açılmak üzere reddine dair kararın, 21/08/2023 tarihinde davacı vekiline elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmesi üzerine 30 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra 18/10/2023 tarihinde açılan davanın esasının incelenemeyeği gerekçesiyle dava süre aşımı yönünden reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda dilekçeye eklenen ödeme emirlerinin okunaklı olmadığı gerekçesiyle dilekçenin reddine kararı verildiği, bu durumun yapılacak bilgilendirme ile tamamlanabilir ve düzeltilebilir bir durum olduğu, ödeme emirlerinin okunaklı fotokopileri eklenerek davanın yenilendiği, ancak ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile bu kez üç kişi için tek dava açılamayacağı gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verildiği, ilk dilekçe ret kararında bu hususun belirtilmediği, hak arama özgürlüğünün kısıtlandığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ..., ... ve ... davacı olarak gösterilmek suretiyle ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada; öncelikle Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu olarak gösterilen 13 adet ödeme emrinin dava dilekçesine eklenmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin, aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca Mahkeme kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yasaya uygun olarak yeniden dava açılmak üzere reddine karar verildiği, bu kararın ... tarihinde davacılar vekiline elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, daha sonra yine Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ... tarih ve ... ila ... sayılı 26 adet ödeme emrinin dava konusu olarak gösterildiği ancak dava dilekçesine..., ... ve ... adına 13'er adet olmak üzere düzenlenen birbirinden farklı toplam 39 adet ödeme emri eklendiği, bu ödeme emirlerinin farklı kişiler adına düzenlenen birbirinden farklı 39 adet işlem olduğu, eğer üç farklı davacı adına düzenlenen birbirinden farklı 39 adet ödeme emri dava konusu edilmek isteniyorsa bu husus dava dilekçesinde açıkça belirtilmek ve dava konusu edilen işlemler açıkça gösterilmek suretiyle dava açılması gerektiği gerekçesiyle aynı yasal düzenleme uyarınca Mahkeme kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yasaya uygun olarak yeniden dava açılmak üzere reddine karar verildiği, bu kararın da 06/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından, davacı adına düzenlenen ödeme emirleri dava konusu edilmek suretiyle 18/10/2023 tarihinde dava dilekçesinin yenilendiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idarî davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idarî işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava dilekçelerinin ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı, 5. maddesinde, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği kural altına alınmıştır. Anılan Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dava dilekçelerinin, görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 3. fıkrasının (e) bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden de inceleneceği, 6. bendinde, yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında aynı Kanun'un 15.madde hükmünün uygulanacağı, 15.maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde süresinde açılmayan davanın reddine karar verileceği, 1. fıkrasının (d) bendinde ise, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması bozma sebebi sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye erişim hakkıdır. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesi ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesi ve zararını giderebilmesinin en etkili yolu, yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir. Mahkemeye erişim hakkı, bireylerin iddia ve savunmalarını yargı mercileri önünde ileri sürebilmelerine imkân sağlayan ve adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak kabul edilen haktır. Söz konusu hakkın yorumlanması, hayata geçirilmesi bakımından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları referans olarak görülmektedir. Mahkeme kararlarında görüleceği üzere adil yargılanma hakkının temini için tarafların mahkemeye erişim hakkının sağlanması hususu önem arz etmektedir. Yargı yolunun bulunmaması ve yasal yollarla doğrudan engellenmesi hususları hak ihlâli olarak kabul edildiği gibi, usul kurallarının katı yorumlanarak dolaylı bir şekilde mahkemeye erişim hakkının kısıtlanması da adil yargılanma hakkının ihlâli kapsamında değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren ya da dava açılmış olmasının davacının davayı açtığı konumdan daha geriye götürülmesi sonucunu doğuran hâllerde, mahkemeye erişim hakkının özüne dokunulacak şekilde sınırlandığının kabulü gerekmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda, Vergi Mahkemesince; dilekçenin reddine dair ilk kararda, üç kişi adına dava açıldığının görüldüğü ve dava konusu ... tarih ve ... ila ... takip numaralı 13 adet ödeme emri dava konusu olarak gösterildiği halde ödeme emirlerinin dilekçeye eklenmediğinden bahisle dilekçenin reddine karar verildiği ancak söz konusu ödeme emirlerinin farklı kişiler adına düzenlenen farklı ödeme emirleri olup olmadığı, bu durumda ayrı ayrı dava açılması gerektiği bilgisine yer verilmediği, bu kararın 21/08/2023 tarihinde davacılar vekiline tebliğ edildiği, dilekçenin reddine dair ikinci kararda ise dava konusu olarak gösterilen 26 adet ödeme emri bulunduğu, üç faklı kişi adına düzenlenen 39 adet ödeme emrinin dilekçeye eklendiği, eğer üç farklı davacı adına düzenlenen birbirinden farklı 39 adet ödeme emri dava konusu edilmek isteniyorsa bu husus dava dilekçesinde açıkça yazılmak ve dava konusu edilen işlemler açıkça gösterilmek suretiyle dava açılması gerektiğinin belirtildiği uyuşmazlıkta, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. ve 5. maddelerine göre her iki karara konu dava dilekçelerinin, her davacı adına ayrı ayrı dava açılmak ve dava konusu işlemler dava dilekçesinde belirtilmek ve eklenmek üzere yeniden dava açılabileceğinden reddi gerektiği hususu gözardı edilerek davacılar vekilinin yanlış yönlendirilmesi suretiyle usul kurallarının katı ve şekilci bir yaklaşımla yorumlanarak mahkemeye erişim hakkının kısıtlanması ve hak arama hürriyetinin engellenmesine neden olunduğu sonucuna varıldığından Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın süreaşımı yönünden reddine dair karara yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 05/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.