Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1110 E. , 2024/5330 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/1110 Karar No : 2024/5330 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, özel güvenlik görevlisi olarak çalışmasının uygun …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1110 E. , 2024/5330 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/1110 Karar No : 2024/5330 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, özel güvenlik görevlisi olarak çalışmasının uygun görülmediğine ilişkin Ankara Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün güvenlik soruşturması kapsamında değerlendirilecek suçlardan ve güvenlik görevlisi olmak için aranılan nitelikleri belirleyen şartlardan olmadığı ve olay tarihinde yürürlükte bulunmayan madde hükmüne göre de davacının cezalandırılamayacağı değerlendirilerek dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlemden kaynaklanan parasal kayıplarının davalı idarece hesaplanarak dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (h) bendi ile 20. maddesinin (h) bendi hükümleri gereğince davacının özel güvenlik görevlisi olarak çalışmasının uygun görülmediği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı tarafından, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin (h) bendi ile 20. maddesinin (h) bendi hükümleri uyarınca özel güvenlik görevlisi olarak çalışmasının uygun görülmemesi yolunda tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Ankara Valiliği Özel Güvenlik Komisyonu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi: 1- Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuatta, özel güvenlik görevlileri hakkında gerek kimlik belgesi ve çalışma izni verilmesi gerekse bunların yenilenmesi sırasında güvenlik soruşturması yapılacağı, söz konusu soruşturmanın sonucu olumlu olanlara ve mevzuatta aranan diğer şartları taşıyanlara çalışma belgesi düzenleneceği, çalışma şartlarını kaybeden ve güvenlik soruşturması olumsuz olanların da belgelerinin iptal edileceği düzenlenmiştir. 2- Bu kapsamda da, dava konusu olayda, davalı idare tarafından davacı hakkında 4045 sayılı Kanun uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılarak, dava konusu işlem tesis edilmiş olup, işlemin sebep unsurlarından biri olarak, davacının 5188 sayılı Kanunun 10. maddesinin (h) bendi uyarınca güvenlik soruşturmasının olumsuz olması gösterilmiştir. 3- Öte yandan, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve anılan birimlerin bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair kanuni düzenleme olan 4045 sayılı Kanun'a göre yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesi ulaşılmış olup; 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (h) bendinde düzenlenen güvenlik soruşturması olumlu olmak koşulunun 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu da göz önünde bulundurulduğunda, 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde bu gerekçe ile hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 4- Bununla birlikte, dava konusu işlemin (3) no. lu paragrafta belirtilen gerekçe ile hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmış olmasının, davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmadan ya da başkaca hiçbir işleme gerek olmadan davalı idarece doğrudan özel güvenlik kimlik kartı düzenlenmesi ve çalışma izni verilmesi yönünde işlem tesis edilmesi sonucunu doğurmayacağı açıktır. 5- Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra idarelerce yapılacak güvenlik soruşturmasının usul ve esaslarını düzenleyen 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanun'un 13. maddesinin 8. fıkrası ile 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 14. maddesiyle de 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı kuralına yer verilmiştir. Davalı idarece, yukarıda belirtilen iptal gerekçesi doğrultusunda 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir güvenlik soruşturması yapılabileceği ve neticesine göre yeni bir işlem tesis edilebileceği de kuşkusuzdur. 6- Bu itibarla, temyize konu kararın İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının işlemden kaynaklanan parasal kayıplarının davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi: Dava konusu işlemin belirtilen gerekçe ile hukuka uygun olmadığına karar verilmiş olmasının, davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı ya da hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan güvenlik soruşturması sonucunun olumlu olduğu ve buna dayanılarak özel güvenlik görevlisi kimlik kartı ve çalışma izni verilmesi sonucunu doğurmayacağı, davalı idarece 7315 sayılı Kanun'da öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak davacı hakkında yeniden bir güvenlik soruşturması yapılabileceği ve neticesine göre yeni bir işlem tesis edilebileceği dikkate alındığında, bu aşamada davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, temyize konu kararın İdare Mahkemesi kararının işlemden kaynaklanan parasal kayıplarının davacıya ödenmesine yönelik kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair kısmının gerekçe değiştirerek ONANMASINA, işlemden kaynaklanan parasal kayıplarının davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/11/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.