8. Hukuk Dairesi 2017/2298 E. , 2017/9109 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Anne-Baba Yönünden Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı nüfus müdürü tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı ...'nın ablası ..... çocukları olarak tescil edildiğini bild
**8. Hukuk Dairesi 2017/2298 E. , 2017/9109 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Anne-Baba Yönünden Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı nüfus müdürü tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı ...'nın ablası ..... çocukları olarak tescil edildiğini bildirerek gerçek babası ve annesi ..... ile ... çocuğu olarak nüfus kaydının yapılmasını istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. 1- Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu gözetilerek, somut olayda mahkemece salt taraf ve tanık beyanları ile yetinilmeyip bu iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp, alınacak rapor da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; 2- Dosyada ki, bilgi ve belgelerden mahkemece baba olduğuna karar verilen .... nüfus kaydına göre 30.06.1962 tarihinde ölmüştür. Davacı ... ise 10.09.1965 doğumludur. Bir kimsenin ölümünden üç yıl sonra çocuk sahibi olması hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı gibi söz konusu tarihler itibariyle mümkün de değildir. Hakim nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken, bu kayıtların diğerleri ile çelişik olmamasına özen göstermeli, böyle bir sonucu doğuracak kararlar vermemelidir. Mahkemece, yukarda bahsedilen tarihlerden gerçeği yansıtmayanın düzeltilmesi için taraflara gerekli süre verilerek oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın davanın kabulü de usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 15.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.