T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1329 KARAR NO : 2026/29 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2024 (Karar) NUMARASI : 2024/63 Esas, 2024/340 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karar…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1329 KARAR NO : 2026/29 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2024 (Karar) NUMARASI : 2024/63 Esas, 2024/340 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesini özetle; alacaklı ... tarafından Erzurum ... İcra Dairesi’nin 2024/...Esas sayılı dosyası ile müvekkil ... aleyhine ve Erzurum ..İcra Dairesi'nin 2024/... E. sayılı dosyası ile de müvekkil ... aleyhine aynı teminat senedine ilişkin icra takibi başlatıldığını, davacı müvekkillerin takip alacaklısı şahsa böyle bir borçları bulunmadığını, müvekkili ...'a 26.01.2022 tarihinde ...'den ev çıktığını, evi aralarında anlaşarak ...'a verdiğini, ...'un ise zaman sonra bahse konu taşınmazı satmak için internete ilan verdiğini, davalı ... internette gördüğü ilandaki evi almak için ... ile anlaşmaya vardığını, yapılan anlaşmaya göre ..., ...'a kapora olarak önce 65.000,00 TL ödeyecek daha sonra ise evin taksitlerini ödeyerek tapu çıktığında evin devrini alacağını, davalının sadece 65.000,00 TL ödediğini, evin taksitlerini ödemediğini, evin taksitleri, aidat, dask, ... emlak yönetim ödemesi, dosya ücreti vb. ödemeler ... tarafından yapıldığını, ... konut sözleşmesine göre "Alt gelir grubu projelerinde hak sahibi olup sözleşme imzalayanlar konutlarını borçlarını bitirip malik olunana kadar devredemezler. Borcu devam ederken konutunu devreden hak sahiplerinin sözleşmeleri feshedilir." ibaresi bulunduğunu, söz konusu konutun ... tarafından ...'a, ... tarafından da ...'e devredilemediğini, davalı, kapora olarak ödediği 65.000,00 TL öncesinde ...'dan icra takibine konu teminat senedini aldığını, aynı miktara ilişkin ayrıca 85 yaşındaki ...'a da teminat senedi düzenlediğini, hem ... aleyhine hem de ... aleyhine kötüniyetli olarak ayrı ayrı başlatılan takiplere konu alacağın aslında tek bir teminata ilişkin olduğunu, senedin düzenleme tarihi olan 09/05/2022 tarihinden bir gün sonra 10/05/2022 tarihinde davalı ... tarafından müvekkili ...'un ... hesabına 60.000.00 TL, 13/05/2022 tarihinde de ... isimli şahıs tarafından açıklamaya "ev kaporası" yazmak suretiyle 5.000,00 TL gönderildiğini, dekontlardaki ödeme miktarı ve senetteki tutarın örtüşmesi iddialarının örtüştüğünü gösterdiğini, davalı tarafın ... taksitlerini ödemesi gerekirken bu ödemelerden imtina ettiğini, aynı teminata ilişkin iki ayrı senedi kötüniyetli olarak icra takibine koyduğunu, yapılan görüşmelerde davalı tarafın 65.000,00 TL'ye karşılık olarak 1.000.000,00 TL (bir milyon) talep ettiğini, davalı alacaklının icra takibine konu olan senetlerin bedelsiz olduğunu bilmesine rağmen takibe haksız olarak devam etmesi açıkça kötüniyetli olduğunun göstergesi olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, müvekkili ...'un Erzurum .. İcra Dairesi’nin 2024/...Esas sayılı dosyası bakımından, müvekkil ...'un Erzurum .. İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası bakımından borçlu olmadıklarının tespitine, dava süresince müvekkilinin maaşından haksız olarak kesilecek olan miktarın yıllık reeskont avans faizi ile istirdatını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yapmış olması nedeniyle dava konusu senet bedellerinin %20’si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senede ilişkin ileri sürülen iddiaları ispat külfetinin borçluya yüklendiğini, bedelsizlik iddiası içerisinde olan davacıların iddialarını ispat etmeleri gerektiğini, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunun, teminat senedi iddiasının teminat kaydı ve isnat edilen ilişkinin yazılı ispatı ile mümkün olabileceğini, davacıların teminat senedi ve dolayısıyla bedelsizlik iddiasının mesnetsiz olduğunu, anlaşmanın davacı ... ile değil, 85 yaşında olan davacı ... ile müvekkili arasında kurulduğunu, davacı ... sözleşmede taraf değil tanık konumunda olduğunu, anlaşmanın iddia edildiği gibi 65.000 TL üzerinden değil, 71 gram Has Altın karşılığında sağlandığını, sözleşme metninden anlaşılacağı üzere; altının cinsinin dahi metne konu olduğunu, davacılar tarafından müvekkiline teminat olarak teminat senedi verileceğine yahut verildiğine dair bir husus bulunmadığını, davaya konu takiplerin dayanağı olan senetlerin malen değil, nakden düzenlendiğini, usule ilişkin itirazları dikkate alınarak davanın usulden reddine, mahkeme aynı kanaatte olmaması halinde davaların tefrikine, davanın usulden reddedilmemesi halinde, itirazları dikkate alınarak davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan ihtiyati tedbir talepli menfi tespit davası sebebiyle doğan zararların davanın reddi halinde faizleri ile birlikte giderilmesine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın müvekkilin mağduriyetine yol açması sebebiyle takibe konu alağın % 20'sinden az olmamak üzere müvekkil lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça tefrik edilen dosya davacısı ...'a ...'den ev çıkmasının ardından davacı ile anlaşarak evi davacıya devrettiği, davacının evi satmak için davalı ile anlaştığı ve davalının kapora olarak 65.000,00 TL gönderdiği, ... taksitlerinin ödenmesinin ardından evin davalıya devredileceği, davalının ödediği kaporaya teminat olarak davacı ile ...'dan ayrı ayrı senet aldığı ve senetlerin icraya koyulduğu iddia edilerek menfi tespit talebinde bulunulduğu, davalı tarafça senetlerin illetten mücerret olduğu ve ... sözleşmesi ile bir ilgilerinin bulunmadığının iddia edildiği, dosyaya sunulan sözleşmenin incelenmesinde icra takibine konu senedin teminat olarak verildiğine dair bir ibarenin yazılı olmadığı gibi davacının sözleşmeyi tanık olarak imzaladığının tespit edildiği, yine icra takibine konu senette de senedin teminat olarak verildiğine dair bir ibarenin bulunmadığı, senetlerin teminat senedi olarak verildiğini iddia eden ve ispat yükü üzerinde olan davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanması nedeniyle davalının yemin beyanının alındığı, davalının senetlerin ... sözleşmesi ile ilgisinin olmadığına dair yemin ettiği, gerek senedin illetten mücerret olması, gerek teminat senedi olarak verildiğinin ispatlanamaması gerekse de davalının yemin beyanı nazara alındığında davanın reddi ile kötü niyet tazminatının şartları olmadığından" gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının Erzurum .... İcra Dairesi'nin 2024/...Esas sayılı dosyası ile müvekkili ... aleyhine, Erzurum ... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası ile ... aleyhine, aynı teminat senedine ilişkin icra takibi başlattığını, ... konut sözleşmesi dolayısıyla davalının kaparo olarak ödediği 65.000,00-TL nedeniyle teminat senedi aldığını, aynı teminata ilişkin ayrı ayrı takipler başlattığını, davalı tarafından müvekkili ...'un hesabına 65.000,00-TL gönderildiğine dair dekontların sunulduğunu, sunulan dekontlardaki ödeme miktarı ve senette ki tutarın örtüşmesinin iddialarının gerçekliği gösterdiğini, davalı tarafın 65.000,00-TL ye karşılık olarak 1.000.000,00-TL talep ettiğini, davalının icra takibine konu olan senetlerin bedelsiz olduğunu bilmesine rağmen takibe haksız olarak devam etmesinin açıkça kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlunun talebi üzerine 14/02/2024 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, tedbir kararı üzerine ilgili icra dosyasında yapılan tahsilatların müvekkiline aktarılamadığını, İİK 72/4 hükmü gereğince tazminata hükmedilmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere göre, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava ve takip konusu olan bononun teminat senedi olduğu iddiasında bulunduğu, takibe konu senedin üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı gibi senedin teminat senedi olduğuna ilişkin olarak davacı tarafça yazılı herhangi bir belge de sunulmadığını, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının; hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafça iddianın ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının alacağını ihtiyati tedbir dolayısıyla geç alması gereklidir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince 14.02.2024 tensip ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, davacı tarafça teminatın yatırıldığı ve bu kararın Erzurum.... İcra Müdürlüğünün 2024/...E. sayılı icra takip dosyasında uygulandığı Erzurum .. İcra Müdürlüğünün 19.02.2024 tarihli karar tensip tutanağından anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalı alacaklının alacağına kavuşması tedbir sebebiyle önlenmiştir. O halde, İİK 72/4. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının uygulanmış olması nedeniyle davalının uğradığı zararın tazmini için %20 tazminata hükmedilmesi gerekirken kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine, HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca davalının istinaf itirazının kabulüne, mahkemece verilen kararın kaldırılarak yerine esasa ilişkin yeniden hüküm tesisine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, II-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile; mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "1-Davanın REDDİNE, 2-İİK 72/4 maddesi gereğince asıl alacağın %20’si oranında 13.000,00-TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar harcından, peşin alınan 2.863,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.131,30-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, III-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, IV-Davalıdan alınan istinaf karar peşin harcının davalıya iadesine, V-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan, 1.169,40-TL başvuru harcının yargılama gideri olarak davacıdan alınarak davalıya verilmesine, VI-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, VII-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, VIII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 09/01/2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/3 maddesinde; "Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır." denilmekte olup, Dairemizce ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak yeniden hüküm tesisi nedeniyle istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdiri gerektiği kanaatinden olduğumdan, hükmün 5 nolu bendinde vekalet ücreti yönünden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/1618 Esas 2024/1903 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/289 Esas 2024/3925 Karar sayılı ilamları da aynı yöndedir.)