6. Hukuk Dairesi 2012/8715 E. , 2012/10031 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mahk.sıfatıyla) DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedellerinin, 2.500.TL nakit para ile birlikte 26.072,50.TL'nin …
**6. Hukuk Dairesi 2012/8715 E. , 2012/10031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mahk.sıfatıyla) DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedellerinin, 2.500.TL nakit para ile birlikte 26.072,50.TL'nin davalıdan tahsiline ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulü ile 13.164.TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm her iki tarafca temyiz edilmiştir. Davacı vekili müvekkili davacıya düğün merasimi sırasında takılan ve düğünün ertesi günü davalı tarafından hemen alınarak, bozdurulup harcandığı iddiasında bulunulan ziynet eşyaları bedelleri ile nakit 2.500.TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, ziynet eşyalarının, davacının annesinde güvenlik amaçlı bulundurulduğunu, müvekkilinin hastahanede yatarken müşterek hanenin davacı eş tarafından kullanıldığını, altınların bozdurulma iddiasını kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Davacı, dava dilekçesinde tek tek ziynet eşyalarının cins ve vasıflarını açıklamış, ziynet eşyalarının bozdurulduğunu iddia etmiştir.Ancak, davacının 23/07/2008 tarihinde açmış olduğu boşanma dava dosyasındaki dava dilekçesinin incelenmesinden, bu davaya konu edilen ve davalı tarafından bozdurulduğu iddia olunan altınların, sadece 5 adet düz bilezik ile 15 adet küçük altın olduğu iddia olunmuştur. Bu durumda hem iddialar arasında çelişki bulunması, hem de davacı taraf anlatımlarının duyguya dayalı olması sebebiyle hüküm kurmaya elverişli bulunmadığından davacı davasını ispat edememiştir. Bununla birlikte davacı vekili dava dilekçesinde, hertürlü yasal delil demekle, yemin deliline de dayanmış olduğundan, davacıya ziynetlerin elinden alındığı, bozdurulduğu ve davalı tarafta kaldığı konusunda mahkemece davalıya yemin teklif etme hakkının varlığının hatırlatılması gerekir.. Bu durumda mahkemece, tarafların yemin hususundaki beyanlarının alınmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir. Ayrıca, kabule göre dava dilekçesinde altı adet ray bilezik ya da bedeli talep edilmişken, talep aşılarak sekiz adet ray bilezik için karar verilmesi, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynet eşyalarının, tek tek parasal değerleri gösterilmeden, toplam bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi de hatalı olmuştur. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 03/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.