T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/536 KARAR NO : 2025/1578 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.12.2022 NUMARASI : 2021/861Esas 2022/1001 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Kasko Poliçesinden Kaynaklı) KARAR TARİHİ : 06.11.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06.11.2025 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.12.2022 tarih 2021/861Esa…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/536 KARAR NO : 2025/1578 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.12.2022 NUMARASI : 2021/861Esas 2022/1001 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Kasko Poliçesinden Kaynaklı) KARAR TARİHİ : 06.11.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06.11.2025 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.12.2022 tarih 2021/861Esas 2022/1001 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ...... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 21.12.2020 tarihinde, davalının kasko sigortacısı, dava dışı .....'ın işleteni olduğu ..... plakalı aracın, davacının sevk ve idaresinde iken gerçekleşen kaza neticesinde hasar gördüğünü, İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/157 D.İş sayılı dosyası ile yaptırılan tespitte araçta 28.275,29 TL yedek parça ve 4.897,00 TL işçilik olmak üzere toplam 33.172,29 TL zarar meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalı şirkete 25.12.2020 tarihli dilekçe ile müracaat ettiklerini, şirket tarafından halen ödeme yapılmadığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 500,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 1.793,00 TL tespit yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açmasının usule aykırı olduğunu, poliçedeki muafiyet ve istisnalar şartları dikkate alınması gerektiğini, müvekkil şirketin ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tazminat davasında davacı olma ehliyetinin kural olarak mal varlığında doğrudan doğruya zarar gören kişiye ait olduğu, davacının ise hasarlanan aracın maliki olmadığı, sadece kaza anındaki sürücüsü olduğu, davalıdan trafik sigortası kapsamında tazminat talepleri bulunmadığı, yalnızca kasko poliçesi kapsamında dava açıldığı, davacının iş bu dava açısından aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığı ve aktif husumet ehliyetinin sonradan ikmali mümkün olan bir dava şartı olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ve güncel Bölge Adliye Mahkemesi kararından da anlaşılacağı üzere, araç sürücüsü malik olmasa dahi aktif husumete ehil kabul edildiğini, zilyet sıfatına sahip olan araç sürücüsünün aracı, eksiksiz ve hasarsız olarak malikine teslim etmek sorumluluğu altında olduğunu, müvekkilinin araç zilyedi sıfatıyla aktif husumete ehil olduğunu, aracın müvekkilinin annesi olan ...'a ait olduğunu, araç maliki ......'ın davacının iş bu davayı açmasına muvafakatinin olduğunu beyan etmek amacıyla duruşmaya katıldığını, ancak mahkemece ...'a söz verilmediğini, zilyedin aracı, eksiksiz ve hasarsız olarak malikine teslim etmek sorumluluğu altında bulunduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle davacının sürücüsü olduğu araçta oluşan hasar bedelinin, kasko sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların talep ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı dinlenebilir olmadığından reddetmesi gerekir. Mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır; taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Somut olayda, davacının sürücüsü olduğu ..... plakalı aracın kaza tarihinde dava dışı ... adına kayıtlı olduğu ve davacı sigorta şirketi ile düzenlenen kasko poliçesinde sigortalının da ... olduğu anlaşılmaktadır. Davacının söz konusu akdin tarafı olmaması nedeniyle aktif dava ehliyetinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.