14. Hukuk Dairesi 2018/2102 E. , 2018/7495 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.11.2013 gününde verilen dilekçe ile ... iptali, taşınmazın mera olarak sınırlandırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün k…
**14. Hukuk Dairesi 2018/2102 E. , 2018/7495 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.11.2013 gününde verilen dilekçe ile ... iptali, taşınmazın mera olarak sınırlandırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Davacı ... vekili, kadim köy merasının 2002 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... Köyü Tüzelkişiliği adına tescil edildiğini, daha sonra söz konusu taşınmazın köy ihtiyar meclisinin 03.07.2006 tarih ve 2 numaralı Kararıyla düşük bir bedel ile 03.07.2006 tarihinde S.S. ... Köyü Kalkınma Kooperatifine satıldığını, söz konusu satışın ardından ... İl Genel Meclisinin 07.09.2007 tarih ve 134 sayılı Kararıyla imar uygulaması yapıldığını ve toplam alan 900 parsele bölünerek ferdileştirilme sonucu 172 ada 15 parselin 25.03.2009 tarihinde davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın ... kaydının iptali ile taşınmazın mera niteliğiyle özel siciline kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı taşınmazı iyiniyetli olarak kooperatiften satın aldığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmişlerdir. Dava, ... iptali ve taşınmazın mera olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir. Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3,4). 31.05.1965 tarihli ve 4/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile “...tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının bir başka köy sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliğinin ikinci köye bir yararlanma hakkı sağlamayacağı ve ilk köyün eskiden olduğu gibi bu yerlerden tek başına yararlanacağı” öngörülmüş olup, bu karar 4342 sayılı Mera Kanununun 29. maddesi ile de yasa hükmü haline gelmiştir. Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder.