Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/2690 E. , 2024/4387 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2690 Karar No : 2024/4387 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görev yapan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya k
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/2690 E. , 2024/4387 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2690 Karar No : 2024/4387 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görev yapan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın onanmasına dair Danıştay İkinci Dairesinin 09/01/2024 günlü, E:2021/1996, K:2024/135 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. KARAR DÜZELTME TALEBİNDE BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının kişisel ilişkileri nedeniyle polislik nüfuzunu kötüye kullandığının sabit olduğu ve işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava daireleri ile idari veya vergi dava daireleri kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmelerini gerektiren nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesinin 1. fıkrasında gösterilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, anılan daire ve kurulların kararın düzeltilmesi isteminde ileri sürülen nedenlerle bağlı oldukları belirtilmiş bulunmaktadır. Dilekçede ileri sürülen düzeltme nedenlerinin anılan maddede sayılan nedenlere uymadığı anlaşılmıştır. Öte yandan; davacı ve disiplin cezasına konu olayda birlikte hareket ettiği şahıslar hakkında yürütülen ceza davası sonucunda verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, Dosya No:..., Karar No:... sayılı kararıyla, davacının olayın gelişim sürecinde kamu görevinin sağladığı nüfuzunu kötüye kullanmak suretiyle hareket ettiği şeklinde değerlendirmelere de yer verilerek "birden fazla kişiyle tehdit" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarını işlediği kabul edilerek cezalandırıldığı ve her iki ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın davacının yaptığı itirazın reddedilmesi ile kesinleştiği görülmektedir. Bununla birlikte; UYAP ortamında yapılan incelemede, olayda davacı ile birlikte hareket eden ve ... Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararıyla "birden fazla kişiyle tehdit" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından cezalandırılan ve cezaları ertelenen K.A. isimli şahsın anılan Mahkeme kararını temyiz ettiği, temyiz incelemesi sonucu verilen Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, K.A.'nın temyiz itirazları yerinde görülerek temyiz edilen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bozulmasına, "bozma kararına uyulması halinde, sanıklar M.Ş.O. ve İrfan Çelik (davacı) hakkında, geri bırakılan hükümlerin açıklanması durumunda, lehe oluşabilecek hükümlerin 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi gereği adı geçen sanıklara sirayet ettirilmesi hususunun gözetilmesine" karar verildiği, sürecin devamında; ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, Dosya No:..., Karar No:... sayılı kararıyla anılan bozma kararına uyularak, "K.A.'nın birden fazla kişiyle birlikte tehdit suçunu işlediğine dair dosya kapsamında cezalandırılabilmesi için yeterli, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği" ve "K.A.'nın (temyiz dışı diğer sanıklarla birlikte) kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine dair somut bir delilin dosyada mevcut olmadığı, eylemin şüphede kalması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince K.A.'nın beraatine karar verilmesi gerektiği" gerekçeleriyle K.A.nın her iki suçtan beraatine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunmaktaysa da, davacıyla birlikte hareket eden K.A. hakkında birden fazla kişiyle birlikte tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraat kararı verildiği, CMUK'nın 325. maddesinde yer alan "Hüküm, cezanın tatbikatında kanuna muhalefet edilmesinden dolayı maznun lehine olarak bozulmuşsa ve bozulan cihetlerin temyiz talebinde bulunamamış olan diğer maznunlara da tatbikı kabil olursa bu maznunlar dahi temyiz talebinde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından istifade ederler." şeklindeki hüküm uyarınca davacının da sözü edilen yargı kararının sonuçlarından yararlanması gerektiği göz önüne alındığında, davacının eyleminin sübut bulduğuna ilişkin herhangi bir ceza hükmünden bahsedilemeyecektir. KARAR SONUCU : 1. KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN YUKARIDA YER VERİLEN AÇIKLAMA İLE REDDİNE, 2. Karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 26/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.