Başvuru, idari para cezasına karşı açılan davada usule ilişkin güvencelerden yararlandırılmama nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari para cezasına karşı açılan davada usule ilişkin güvencelerden yararlandırılmama nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, Ankara'nın Çankaya ilçesinde "B... Kuruyemiş" isimli bir işyeri işletmektedir. Başvurucuya ait işyerinde Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından 4/8/2019 tarihinde saat 25 civarında yapılan denetimde içki satışı yapıldığı tespit edilmiş ve durum tutanak altına alınmıştır. Kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanakta, bir kadın ve bir erkek şahsınbaşvurucuya ait işyerinden çıkarak 06F... plakalı araca binerken işyeri çalışanının elinde siyah bir poşetle gelerek aracın sağ ön kapısından poşeti verip ayrıldığının ve işyerine döndüğünün görüldüğü belirtilmiştir. Tutanakta, polisin kimlik kartlarını göstererek sürücü İ.Ç. ye poşette ne olduğunu sorduğu ve şahsın poşetin içindekileri gösterdiği, içinde 500 ml marka üç kutu ve 500 ml marka iki şişe bira ve W. marka sigara bulunduğu belirtilmiş; şahsın 87 TL ödeme yaptığını ve B... Kuruyemiştenayrıldığını beyan ettiğinin, böylece B... Kuruyemişte kanunda belirtilen saatler dışında alkol satışı yapıldığının tespit edildiğine yer verilmiştir. Tutanak İ.Ç. tarafından da imzalanmıştır. Aynı saatte Bilgi Alma Tutanağı düzenlenmiş ve bu tutanakta İ.Ç.nin iletişim ve kimlik bilgilerine yer verilmiştir. Tutanakta işyeri yetkilisinin ya da çalışanının isim veya imzasına yer verilmemiştir. Tutanak imza saati 50 olarak gösterilmiştir. Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü, söz konusu tutanağı 27/8/2019 tarihinde Ankara Tarım Orman Müdürlüğüne bildirmiştir. İl Müdürlüğü konuyu Tarım ve Orman Bakanlığına iletilmiştir. Tarım Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı (İdare) 19/12/2019 tarihli işlemle başvurucudan otuz gün içinde konuyla ilgili savunmasını vermesini istemiş, başvurucu savunmasını vermiştir. Başvurucuya İdare tarafından 27/1/2020 tarihli işlemle 8/6/1942 tarihli ve 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesinde yer alan "Alkollü içkiler, 00 ila 00 saatleri arasında perakende olarak satılamaz." hükmünün ihlal edildiği gerekçesiyle aynı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 060 TL idari para cezası uygulamıştır. Başvurucu, idari para cezasına karşı Ankara Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) başvurmuştur. Dilekçesinde başvurucu özetle tutanakta belirtilen saatte, bir akrabasının düğünü nedeniyle dükkânı kapattığını, nitekim bu durumun gün sonu raporundan anlaşılabileceğini belirtmiştir. Tutanakta ismi geçen İ.Ç.nin verdiği ek dilekçesinde de birayı daha erken saatte aldığını, polislerin söz konusu tutanağı saat 00'den sonra tuttuğunu beyan ettiğini belirtmiştir. İtiraz dilekçesinde tanık deliline de dayanılmıştır. İtiraz dilekçesine eklenen İ.Ç. tarafından hazırlanıp imzalanan dilekçede İ.Ç. özetle anılan tarihte saat 40 civarında alışveriş yaptıktan sonra aracıyla hareket hâlinde iken polislerce durdurulduğunu, tutanak işlemlerinin uzun sürmesi sonucu saatin 00'yi geçmiş olduğunu, dolayısıyla 00'den sonra içki almadığını, ayrıca tutanağı polislerden korkması nedeniyle okumadan imzaladığını ifade etmiştir. İtiraza cevap veren Tarım ve Orman Bakanlığı; alkol satış vakıasının alkol satın alan kişi nezdinde tutulan tutanakla ispatlandığını, itiraz edenin iddialarının temelinin olmadığını belirtmiştir. Hâkimlik 27/5/2020 tarihli kararla itirazı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, tüm dosya içeriğinden idari yaptırım kararının dayanağını oluşturan kamu görevlilerince yapılan tespitlerin aksini ispata yarar bilgi ve belgenin muteriz tarafından sunulmadığı, bu itibarla muteriz tarafından ileri sürülen gerekçelerin idari yaptırımdan kurtulmaya yönelik olduğu, idarece uygulanan yaptırımın hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Başvurucu, bu karara karşı Ankara Sulh Ceza Hâkimliğinde itiraz etmiştir. İtirazında, işyerinde tutanak tutulmadığına ve tutanakta imzası bulunan İ.Ç.nin verdiği dilekçede baskı altında söz konusu gerçeğe aykırı tutanağı imzaladığını beyan ettiğine dikkat çekmiştir. Başvurucu ayrıca Mahkemece İ.Ç.nin ifadesine başvurulmadan karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirmiştir. Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 15/6/2020 tarihli kararla Hâkimlik kararının kanuna uygun olduğu, kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle itirazı kesin olarak reddetmiştir. Nihai karar 9/7/2020 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 10/8/2020 Pazartesi günü bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialarının kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, diğer ihlal iddialarının kabul edilemez bulunduğuna karar vermiştir.