4. Hukuk Dairesi 2022/11767 E. , 2025/2673 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3222 E., 2022/1694 K. : Groupama Sigorta A.Ş. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/929 E., 2019/227 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile davalı ... ile feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... ile feri müdahil vekili tarafından is…
**4. Hukuk Dairesi 2022/11767 E. , 2025/2673 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3222 E., 2022/1694 K. : Groupama Sigorta A.Ş. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/929 E., 2019/227 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile davalı ... ile feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... ile feri müdahil vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... ... geldiler. Tarafların vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 18.02.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010 yılının Eylül ayında sol kulağındaki işitme güçlüğü sebebiyle davalılardan Op. Doktor ...'na muayene olduğunu ve kulağında kemik büyümesi teşhisi ile diğer davalının işlettiği ... Ermeni Hastanesine yatarak ameliyat olduğunu, ameliyat sonrası müvekkilinin yüzünün sol tarafında çekilme ve şiddetli bir baş dönmesi hissettiğini, bu durumun davalı doktorun ameliyat sırasında kulaktaki kemiği kesmeye çalışırken kanama olmasından ve ısıdan dolayı yüz sinirlerinin etkilenmesinden kaynaklandığını, yüz kayması ve baş dönmesinin 15 gün içinde geçeceğini, geçmezse fizik tedavi ile geçeğini bildirdiklerini, ancak durumunda hiçbir değişiklik olmadığını, yapılan muayene, tomografi vs. tetkikler sonucu ameliyat sırasında davalı doktorun yüz sinirlerini kesmesi ve kulak zarını delmesi sebebiyle bir daha işitmesinin mümkün olamayacağını, ancak denge kaybı ve yüzündeki kaymanın giderilebileceğini öğrenen müvekkilinin yeni bir operasyon için İncirli ... Hastanesine yattığını ve ameliyat olduğunu, ameliyat sonrası müvekkilinin dengesinin düzeldiğini, ancak ilk ameliyatında kulak zarının delinmesi ve yumuşak dokularla oynanması sebebiyle işitme cihazı da dahil olmak üzere bir daha asla duyamayacağını belirterek hatalı ameliyat sebebiyle sakatlanan müvekkili için davalı Hastane'ye ödenen 1.100,00 TL, ikinci ameliyat için ... Hastanesi'ne ödenen 10.000,00 TL, ikinci ameliyat için Denizbank'tan çekilen kredinin faizi olan 1.812,00 TL, ilk ameliyattan sonra ikinci ameliyattan önce Prof. Dr. Tuncay Uluğ'a ödenen 300,00 TL, 43 günlük geçici iş göremezlik nedeniyle 4.300,00 TL, daimi iş göremezlik nedeniyle 10.000,00 TL olmak üzere toplam 27.512,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 47.512,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıda gelişen komplikasyonda davalı doktorun kusurlu işlemi ve özensizliğinin bulunmadığını, davacının operasyon sonrası tek başına ayağa kalkmasını engelleyecek nitelikte denge problemi olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Hastane vekili cevap dilekçesinde; davalı hekimin davaya karşı vermiş olduğu cevaplara katıldıklarını, davacının operasyonu ileri sürerek talep ettiği maddi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; manevi tazminat davasının kabulü ile 20.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 146.306,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, tüm tazminatlara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 2019/2265 Esas ve 2020/558 Karar sayılı kararı ile; davalı vakıf hastanesi yönünden davanın usulden reddine, davalı doktor yönünden ise davanın husumetten reddine karar verilmek gerektiği gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 2019/2265 Esas ve 2020/558 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 21.09.2020 tarihli ve 2020/2329 Esas, 2020/2857 Karar sayılı ilamı ile; davacının ameliyat edildiği ... Ermeni Hastanesinin, Ermeni Cemaati tarafından kurulmuş özel bir hastane olduğu, ... tarafından yönetildiği ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kanundan kaynaklı genel denetim yetkisinin bu vakfa kamu tüzel kişiliği sıfatı kazandırmadığından, uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı yeri olduğu ve özel hastanenin özel hukuk hükümlerine göre çalışanı olan diğer davalı doktora da davada husumet düşeceğinden Bölge Adliye Mahkemesince işin esasına girilerek varılacak sonuca göre uygun bir karar verilmesi gerekirken, yargı yolu ve husumetten davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/2266 Esas, 2021/46 Karar sayılı kararı ile; HMK 353/1-b-1 gereğince davalıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. VI. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/2266 Esas, 2021/46 Karar sayılı kararının süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.06.2021 tarihli ve 2021/1094 Esas, 2021/3793 Karar sayılı ilamı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin Daire bozması öncesinde vermiş olduğu kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmış olup Daire bozma ilamı sonrası Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı HMK’nın 359. ve 360. maddeleri gözetilerek yeniden hüküm kurularak bir karar verilmesi gerekirken bu durum göz ardı edilerek sadece HMK'nın m.353/1-b-1 maddesi gereğince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine denilmekle yetinilmesinin 6100 sayılı HMK'nın 297 nci maddesine ve kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 146.306,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin kabulü ile 20.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VII. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 16.10.2010 tarihinde uygulanan operasyonda tıbbi uygulama hatası olmadığını, ihmal bulunmadığını, uygulama öncesi her türlü bilgilendirmenin yapıldığını, operasyon esnasında her türlü dikkatin gösterildiğini, ancak buna rağmen öngörülemeyen ve önlenemeyen komplikasyonların oluştuğunu, ortada malpraktis sorumluluğunu gerektirecek bir hekim hatası, kusur ve ihmal bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin ara kararından dönmesinin ve raporlar arasındaki kusur durumuna ilişkin çelişkilerin giderilmemiş olmasının ve özel bir hastane tarafından verilmiş olan raporun karara dayanak yapılmış olmasının başlı başına bir temyiz sebebi olduğunu, çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit edilirken Baltazar formulünün uygulanması gerektiğini, bu formüle göre %29 meslekte kazanma gücü kayıp oranı dikkate alınarak aktüer bilirkişi tarafından hesap yapılması gerekirken bilirkişinin usule aykırı olarak hesaplama yaptığını, davacının Karaköy Şubesinden aldığı kredinin faizinin maddi zarar olarak kabul edildiğini, ancak bu kredinin ameliyat için çekildiğine dair delil bulunmadığını, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken tamamı üzerinden dava tarihi itibariyle faizin tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın kısmi dava olduğunu, ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını, davacının maddi tazminat talebi kısmen kabul kısmen reddedilmiş olduğundan davalı vekillerine ret oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken davalı vekilleri için takdir edilen vekâlet ücretinin yanlış hesaplandığını, bozma ilamında belirtilen şekilde 6100 sayılı HMK 297 nci maddesine uygun karar verilmediğini, manevi tazminat için dava tarihinden işleyecek denildiğini, işleyecek şeyin ne olduğunun belirtilmediğini, ıslah edilen tazminat miktarı için dava tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... ile feri müdahil vekili temyiz dilekçesinde; özel bir vakıf hastanesinden alınan rapor ile çelişkiler içeren Adli Tıp Kurumu Genel Kurul raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bu rapordaki çelişkili açıklamaların Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, hastaya müvekkili hekim tarafından uygulanan operasyon tekniğinin endikasyona uygun olduğunu, ıslah edilen kısma dava tarihinden faiz işletilemeyeceğini, davacının maluliyet oranının hatalı tespit edildiğini, geçici iş göremezlik süresinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacının ıslah dilekçesine konu talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacı hastanın davalı doktora tıbbi tedavi ve müdahalesi için verdiği vekâlet sözleşmesine göre davalı hastane ve davalı doktorun özen yükümlülüğüne aykırı davranması iddiası nedeniyle istenilen maddi ve manevi tazminata ilişkindir. 1- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile davalı ... ile feri müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Dosyanın incelenmesinde; temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe ve hüküm kısmında, hükmedilen manevi tazminat için dava tarihinden işleyecek denildiği, işleyecek faizin ne olduğunun belirtilmediği anlaşılmakla "işleyecek yasal faizi ile birlikte" ibaresinin eksik bırakılmış olması doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalı ... ile feri müdahil vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalı ... ile feri müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 1 numaralı bendinin üçüncü paragrafında yer alan "işleyecek" ibaresinden sonra gelmek üzere "yasal faizi ile birlikte" ibaresinin eklenmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; , 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.