TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 20/05/2025 KARAR TARİHİ : 25/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dav…
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 20/05/2025 KARAR TARİHİ : 25/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket 31.08.2018 tarihinde Müvekkil ..., ... ve ... tarafından kurulduğunu, şirketin kuruluş amacı ve ticari saikleri ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiş olup kısaca araç kiralama ile yurtdışından gelecek müşterilere turistik hizmet vermek, araç temini sağlandığını, müvekkil ... şirketin kuruluş aşamasında tamamen saf ve temiz duygular ile ...'in söylediklerine inanmış ve şirkete ortak olduğunu, ancak şirket ortağı olan dava dışı ... ve ... danışıklı, muvazaalı işlemler ile müvekkili zarara uğratmaya çalıştığını, davacı daha öncesinde de araç kiralama faaliyeti yürüttüğü, ... arap ve yabancı çok fazla tanıdığının olduğunu, yurt dışından sürekli müşteriler getireceğini, çok fazla kiralanacak arabaya ihtiyaçlarının olduğunu, yurt dışında şirket açacağını reklamlar yapacağını bu sebeple ...'de de aynı isimle bir şirketin olması gerektiğini, araçların şirket üstüne kayıtlı olması gerektiğini, kiralamaların bu şirket araçları üzerinden yapılacağını söylediğini, davacı şirket faaliyet konusunun gerçekleştirilebilmesi, ticari faaliyetlerine başlayabilmesi adına üzerindeki arabaları geçici olarak şirket üzerine devir ettiğini ancak sonrasında müvekkil diğer tarafların böyle bir gayesinin olmadığı sadece kendisini zarara uğratmak, üzerinden para kazanmak için böyle bir yola başvurduklarını anladığını, ...'in söylediklerinin ve verdiği taahhütlerin gerçeği yansıtmadığını görünce şirketten ayrılmak istediğini diğer ortaklara belirttiğini, ticari sözleri, vaadleri yerine getirmemeleri sebebi ile davacı şirketteki paylarını 22.07.2019 tarihinde diğer şirket ortağı olan ... oğlu ...'e devrettiğini ve şirket ortaklığından ayrıldığını ... 3. Asliye Ticaret Mah. 2024/ E. Sayılı dosyasından gelen dava dilekçesi tebligatı ile ... 2. Asliye Ticaret Mah. 2020/482 E. Sayılı dosyasından haberdar olmuştur. ... 2. Asliye Ticaret Mah. 2020/ E. Sayılı dosyası ile genel kurul kararının ve hisse devrinin iptali davası açılmış ve pay devri iptal edilerek davacı tekrar şirket ortağı yapıldığını, sonrasında 2024 yılında 3. Asliye Ticaret Mah. 2024/ E. Sayılı dosyası ile müvekkilin çeşitli işlemleri ile şirkete zarara uğrattığı iddiası ile diğer ortağın vekaleti ile davacı karşı dava açılan davanın reddine karar verildiği, davacı savcılığa şikayet edilmiş, hakkında mesnetsiz davalar açılmış ancak davalar ya red olunmuş ya da takipsizlik verildiğini, davacının hiç bir karar çıkmamış olmakla birlikte, mesnetsiz suçlamalar yüzünden müvekkil sürekli dava tehditi altında kaldığını, davalı şirketin uzun yıllardır ticari defterleri, şirket müdürü bulunmadığını, genel kurulları ve gerekli toplantıları yapılmadığını, şirket mevcutta ticaret sicil müdürlüğünde ve vergi dairesinde şirket vasıflarını taşımaması sebebi ile uyarı verildiği artık şirketin ticari faaaliyet yürütmesi mümkün olmadığı, şirketin kuruluş amacının ve işletme amacının gerçekleşme imkanı kalmaması, ortaklarının devamlı olarak yurtdışında bulunması, ortakları ile arasında husumet bulunması, ortakları ile 5 yıldır hiç bir iletişimin kalmaması, şirketin 5 yıldır gayrifaal olması sebepleri ile TTK madde 636 fıkra 3 gereği haklı sebepleri doğrultusunda davalı şirketin feshini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap ve delil bildirmemiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, TTK madde 636/3 gereği şirketin tasfiyesi ve davacının ortaklıktan çıkma istemine ilişkindir.Şirketin Ticaret Sicil kayıtları incelendiğinde; şirket ortaklarının %48 hisse ..., %4 hisse ..., %48 hisse ile ... olduğu, şirketin münferiden temsile yetkilisinin ise ... olduğu görülmüştür. Davacının ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere hissesini 12/07/2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağında alınan kararlarla birlikte ...'e devrettiği ve bu hususun tescil ve ilan edildiği anlaşılmaktadır.Daha sonradan ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/ Esas sayılı dosyasında 12/07/2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların batıl olduğuna karar verilmiş ve bu karar da kesinleşmiştir. Bu davayı şirket ortaklarından ... açmıştır. Her ne kadar davacının hisseli devrinden sonra söz konusu pay genel kurul tarihi olan 12/07/2019 tarihinde geçmiş sayılmazsa da TTK'nun payların geçişine ilişkin TTK'nun 595. Maddesi irdelenmelidir. Bu maddeye göre; (1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. (3) Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir. (4) Şirket sözleşmesiyle sermaye payının devri yasaklanabilir. (5) Şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklı kalır. (6) Şirket sözleşmesinde ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri öngörüldüğü takdirde, devralanın ödeme gücü şüpheli görüldüğü için ondan istenen teminat verilmemişse, genel kurul şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa bile, onayı reddedebilir. (7) Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır.595. Maddenin 2. Fıkrasındaki usul uygulanmış, genel kurul onay vermiş ancak genel kurulda alınan kararların batıl olduğu Mahkeme kararıyla kesinleşmiştir. Genel kurul kararı ile birlikte o tarihte payın geçişi mümkün olmamıştır.Ancak TTK'nun 595/7. Maddesi uyarınca; genel kurulun pay geçişinin başvurudan itibaren 3 ay içerisinde reddetmesi gerekir. Batıl olduğuna karar verilen 12/07/2019 tarihli genel kurul tarihi itibariyle başvurunun şirket tarafından öğrenilmiş olduğu kabul edildiğinden bu tarihten itibaren 3 ay içerisinde maddenin 7. Fıkrası uyarınca genel kurul red kararı vermemiş olduğundan artık payın geçişine onay verilmiş sayılır. Payın geçişi 12/07/2019 tarihli genel kurulda gerçekleşmemişse de 7. Fıkra uyarınca 12/10/2019 tarihinden sonra devredilen ...'e geçmiştir. Dolaysıyla davacı davalı şirketin feshini isteyebilecek pay sahiplerinden değildir. Nitekim ticaret sicil müdürlüğünde de pay sahibi olarak da hali hazırda görülmemektedir. Davanın aktif dava ehliyeti olmadığından reddine karar verilmiştir.Fesih tasfiyeye ilişkin davalarda verilen kararlar kesin nitelikte olan kararlardan değildir. Kısa kararda hatalı şablon nedeniyle bu yönde maddi hata yapılmışsa da gerekçeli kararda yasa yolu açıklanarak gösterilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacının aktif dava ehliyeti olmadığından davanın usulden REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 25/02/2026 Başkan ... E-imzalı Üye ... E-imzalı Üye ... E-imzalı Katip ... E-imzalı