10. Hukuk Dairesi 2025/11783 E. , 2026/2304 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1282 E., 2023/1623 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/553 E., 2023/93 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rap…
10. Hukuk Dairesi 2025/11783 E. , 2026/2304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1282 E., 2023/1623 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/553 E., 2023/93 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi olan ...’un, 26.06.2013 tarihinde davalılardan ... İlaç ve Mak. İnş. San. ve Tic. AŞ çalışanı olarak, davalı ... Belediyesi ile ... İnş. ve .... İşletmeleri Tic. A.Ş.-... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti adi ortaklığı sorumluluk alanında olan ... Metro İstasyonunda ilaçlama yapmakla görevlendirildiği sırada metro içerisinde karanlık bir bölümde çalışırken, boşluğa basarak yaklaşık 8 metreden aşağıya düşerek yaralandığını ve %97 oranında maluliyet doğduğunu, meydana gelen kaza neticesinde ... yaralanmalar sebebiyle de 13.11.2014 tarihinde vefat ettiğini iddia ederek destekten yoksun kalan davacıların maddi ve manevi zararlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve derdestlik itirazında bulunduklarını, davacıların murisi ...’un hizmet alımı yapılan ... şirketinin işçisi olması nedeniyle Belediyeye husumet düşmediğini, olayın meydana geldiği ... istasyonunun yapım işini ...-... iş ortaklığının ihale ile anahtar teslim götürü bedel sözleşme ile aldığını, Belediyenin ihale makamı olduğunu, diğer davalılar ile yapılan sözleşme hükümleri gereği çalışanlarla ilgili tüm tedbirlerin diğer davalı şirketler tarafından alınması gerektiğini, bu nedenle Belediyenin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, Belediyeye yüklenecek bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....İlaç ve Mak. İnş. San. ve Tic. AŞ vekili, diğer davalılarla müvekkili şirket arasında fiili hukuki irtibat bulunmadığını, dolayısıyla müteselsil sorumluluk şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin ancak %10 kusurla sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İnş. ve .... İşletmeleri Tic. A.Ş. vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketlerin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tazminat sorumluluğunun ancak sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu, 4. İş Mahkemesi dosyasında alınan kusur raporunda Belediyenin kusuru olmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla sigorta şirketinin de sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile a) Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat talebinin reddine, b) Davacı ... için 558.965,17 TL, davacı ... için 19.857,34 TL olmak üzere toplam 578.822,51 TL maddi tazminatın (davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ölüm tarihi olan 13.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ...’a verilmesine, c) Davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 13.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... İlaç ve Mak. İnş. San. ve Tic. A.Ş., ... İnş. ve .... İşletmeleri Tic. A.Ş. ve ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, ... işçi ...'un 26.06.2013 tarihinde ... Metro İstasyonu inşaatında ilaçlama yaptığı sırada metro içerisinde karanlık bir bölümde çalışırken boşluğa basması nedeniyle yaklaşık 8 metre yükseklikten aşağı düşmesi sonucunda başlangıçta %97 oranında çalışma gücünü kaybedip maluliyete uğradığı, sonrasında maruz kaldığı kazanın etkisiyle 13.11.2014 tarihinde vefat ettiği, mütevvefa-işçi ...'un iş kazasına uğradığı metro inşaatı, davalı ... Belediyesine ait olup, belediyenin bu inşaatın yapım işini anahtar teslimi olarak ... İnşaat ve Turizm İşletmeleri Tic. A.Ş. -... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığına; yine Belediyenin mücavir alan sınırları içinde yer alan bölgelerde haşere mücadelesi işinin yapımını ise Kamu İhale Kanuna göre yapılan ihale sonucunda ... İlaç ve Mah. San. Tic. A.Ş.’ye verdiği, ... işçinin belediye ve ihaleyle sözleşme imzalayan taşeron ... şirketinin yetkililerinin müşterek talimatlarıyla çalıştığı, haşere ilaçlama işinin belediyenin asli görevi olduğu, çalışılacak yerlerin belirlenmesi ve yönlendirilmesinin de belediye tarafından gerçekleştirildiği, bu nedenle ... Şirketi ile ... Belediyesi arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu nedenle Belediyenin kusuru oranında asıl işveren olarak ... şirketi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu, diğer davalı ... İnşaat ve Turizm İşletmeleri Tic. A.Ş. - ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığının ise iş kazasının meydana geldiği metro inşaatının sözleşmeli yüklenicisi oldukları, dosya kapsamında yer alan 28.05.2015 tarihli kusur raporunda belirlenen oranda kusurlarının bulunduklarının anlaşılması nedeniyle ...'un metro inşaatında yaşamını kaybetmesinden ötürü, davalıların kendi aralarında kusurları nispetinde ancak davacılara karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları yönündeki mahkeme kabulü yerinde olup, anılan kusur durumu ve davalılar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 17.09.2019 tarihli ve 2019/1880 E. 2019/1274 K. sayılı ilamı ve Yargıtay 21. HD.'nin 23.06.2020 tarihli ve 2019/6430 E. 2020/2652 K. sayılı onama ilamı ile kesinleşmiş olmakla davalılar tarafından kusur durumuna ve sorumluluğa yönelik itirazların reddi gerektiği, yine davalı ... ile sigortalı ... Belediyesi ve sigorta ettiren ... İnş. ve ... İnş. Ortaklığı arasında imzalanan sigorta poliçesinin ve belirlenen teminat kapsamının 31.07.2013 tarihine kadar uzatıldığı dosya kapsamından anlaşıldığından davaya konu kaza tarihi 26.06.2013 olmakla sigorta şirketinin sorumluluğa yönelik istinaf itirazı da yerinde görülmediği, işçinin geliri, iş görebilirlik çağı, iş görmezlik ve karşılık kusur oranları, Sosyal Sigortalar tarafından bağlanan ilk peşin sermaye değeri gibi tüm verilere göre yapılan maddi tazminat hesaplamasında hata bulunmadığı, bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre belirlenmesinde isabetsizlik görülmediği, ... tarafından davacıya bağlanan gelirlerin rücu edilebilecek miktarın tazminattan mahsup edilmesinde hata bulunmadığı hesaplamanın içtihatlara ve dosya kapsamına uygun olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının davacıların İzmir 4. İş Mahkemesinin 2014/383 E. 2017/269 K. sayılı dosyasında davacılar vekili tarafından sunulan tazminat talepleri nazara alınarak belirlendiği ve yapılan belirlemede mahkeme gerekçesi karşısında isabetsizlik görülmediği, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 28.02.2022 tarihli dilekçelerinin bedel arttırım dilekçesi olup 24.02.2023 tarihli dilekçelerinin ıslah dilekçesi olduğunu, bu dilekçelerinin mahkemece kabul edilmemesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi ile Belediye arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmayıp davalı Belediyenin ihale makamı olduğunu, diğer davalı ...-... Ortaklığı ile arasında ise anahtar teslim işi bulunduğunu, diğer davalıların kusurundan davalı Belediyenin sorumlu olamayacağını, manevi tazminat tutarlarının afaki ve yüksek bulunduğunu, ikinci ıslah harcının davalılara yükletilemeyeceğini, bilirkişi raporlarına karşı ileri sürdükleri itirazların dikkate alınmadan karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... İlaç Mah. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanın oluş şekli ve yeri dikkate alındığında kusurun davalı ... ve ...&... Ortaklığına ait olduğunu, davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, kazanın oluşumuna havalandırma odasının kilitli olması, gerekli aydınlatmanın bulunmaması ve ikaz uyarı levhalarının olmamasının neden olduğunu, kazanın ...-... ortaklığının sorumluluk alanında meydana geldiğini, hesaplamaların asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, kaza ve ölüm arasındaki illiyet bağının belirgin olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kaza tarihini kapsar şekilde davalılar arasında yapılmış bir işveren mali mesuliyet sigorta poliçesi olmadığını, sorumlu tutulamayacaklarını, kaza ile ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığını, dosyadaki kusur raporunun hatalı olduğunu, hesaplamaya esas alınan ücretin net asgari ücretin 2,04 katı olmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun kazanın kendisine ihbarı ile başladığını, kararda temerrüt tarihinin yazılmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... İnşaat AŞ ve ... İnşaat Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının olay günü ilaçlama yapacağının kendilerine bildirilmediğini, işçinin olayda tam kusurlu olduğunu, keşif yapılmadan karar verilmemesi gerektiğini, hesap raporunda işçinin ücretinin asgari ücret olarak kabulü gerektiğini, işçinin ölümü ile kaza arasında yaklaşık 17 ay bulunması nedeniyle ölüm ve kaza arasındaki illiyetin belirgin olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davacılar vekili ile ... vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacılar vekili ile ... vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davacılar ve davalılar vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılardan alınmasına, Aşağıda yazılı fazladan alınan temyiz harcının temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.