4. Hukuk Dairesi 2011/510 E. , 2012/3021 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/11/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 04/11/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 28/02/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine ta…
**4. Hukuk Dairesi 2011/510 E. , 2012/3021 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/11/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 04/11/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 28/02/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, milletvekili olan davalının, 24.06.2009 günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan komisyon toplantısında, baş denetçi olarak imzalamış olduğu denetleme raporu okunduktan sonra kendisine yönelik olarak söylemiş olduğu sözler ile kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı ise; dava konusu edilen sözlerinin, davacıya yönelik olmadığını, aynı toplantıda başka müfettişler tarafından hazırlanmış raporların da okunduğunu, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, "...davalının konuşmasında isim vermediği, aynı toplantıda davacının baş denetçi olarak imzaladığı denetleme raporundan başka müfettiş raporlarının da okunmuş olduğu, söz konusu denetleme raporunun altında davacının haricinde altı müfettişin daha imzasının bulunduğu, matufiyet unsurunun oluşmadığı..."gerekçesi ile istem reddedilmiştir. Davacı, T.C. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunda baş denetçi olarak görev yaparken, davacı ile birlikte altı baş denetçi tarafından Tekel idaresinin, özelleştirilmesi ve 2007 yılı faaliyetleri hakkında denetleme raporu düzenlenmiştir. Bu denetleme raporunun altında davacı ile birlikte altı denetçinin daha imzası bulunmaktadır. 08.04.2009 günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan alt komisyon toplantısında, toplantıya katılan davacıdan, imzası bulunan bu denetleme raporu hakkında bilgi vermesinin istendiği, milletvekili olarak toplantıya katılan davalının da davacının, denetleme raporu hakkında açıklama yapmasına engel olduğu anlaşılmıştır. Bu alt komisyon toplantısının yapılmasından