13. Hukuk Dairesi 2015/22169 E. , 2016/15692 K. MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat .... ile davalı.... vekili avukat ..., davalı .... vekili avukat ...gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulu…
**13. Hukuk Dairesi 2015/22169 E. , 2016/15692 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat .... ile davalı.... vekili avukat ..., davalı .... vekili avukat ...gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı hastaneye kadın hastalığı şikayeti ile müracaat ettiğini, davalı Kadın Doğum Uzmanı ....nın teşhisi doğrultusunda rahim ve yumurtalıklarda oluşan kistin alınması için ameliyat edildiğini, ameliyatta yapılan hatalar nedeniyle idrar kaçırmaya başladığını, akabinde sistoskopla mesaneye girilip nerede problem olduğuna bakılacağı bilgisinin verildiğini ancak habersiz bir şekilde yeniden ameliyata alındığını, bu ameliyatı için rıza alınmadığı gibi doktor tarafından aydınlatma yükümlülüğünün de yerine getirilmediğini, ameliyat sırasında mesanedeki deliğin kapatılıp mesaneye yapışan bağırsağın ayrıldığı ve böbreklere tüp takıldığı bilgisinin verildiğini, ancak idrar kaçırma şikayetinin devam ettiğini ve sürekli olarak bez kullanmak zorunda kaldığını, birinci ameliyatı sırasında idrar kesesinin yırtıldığını ve bu durumun ameliyatı yapan davalı doktorların ağır ihmali ve mesleklerinde gösterdikleri acemilikten kaynaklandığını, ameliyatı yapan doktorlar yanında davalı hastanenin de sorumlu olduğunu, her gün çektiği ağrı ve eziyetler yanında bakıma muhtaç hale geldiğini, başkaca da ameliyatlar geçirmek zorunda kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile maddi manevi tazminat istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tedavi sırasında yapılan hatalar sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. Vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. O nedenle, vekil konumunda olan doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerekir. Mahkemece, dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan .... Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 23.09.2011 tarihli ve .... Genel Kurulu'nun 20.03.2014 tarihli raporunda, meydana gelen durumun komplikasyon olduğu belirtilerek, davalılara kusur atfedilmediğinden, davanın reddine karar verilmiştir. İşbu raporlarda, hastada gelişen durumun komplikasyon olduğu belirtilmiş ise de, yapılan ameliyatta davalı doktorlara açıkça atfedilebilecek bir kusur olup olmadığının, gelişen durumun doktorların ihmali veya kusuruyla mı meydana geldiğinin yeterince aydınlatılamadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, aralarında konularında uzmanların bulunduğu, akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulundan, dava konusu olayda davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı hususunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, davalıların kusurlu olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre, davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.