3. Ceza Dairesi 2021/6508 E. , 2024/1947 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1481E., 2021/5K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmak, kasten nitelikli öldürmeye teşebbüs etmek, tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması,(Bozma sonrası) 25.02.2016(Kasten nitelikli öldürmeye teşebbüs), 25.02.2016(Devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozma) HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi, maku…
**3. Ceza Dairesi 2021/6508 E. , 2024/1947 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1481E., 2021/5K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmak, kasten nitelikli öldürmeye teşebbüs etmek, tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması,(Bozma sonrası) 25.02.2016(Kasten nitelikli öldürmeye teşebbüs), 25.02.2016(Devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozma) HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi, makumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmak, kasten nitelikli öldürmeye teşebbüs etmek ve tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçlarından sanık hakkında Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 1.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan verilen mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından beraat hükmü verilerek istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine karar verildiği halde sanık müdafii tarafından mahkumiyet hükmünün kaldırılarak beraat kararı verilmesi talebiyle temyiz edildiği ve fakat talebin doğrudan gerekçeye de yönelmediği anlaşılmakla hukuki yarar bulunmadığından sanık müdafiinin temyiz talebinin bu suç yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince REDDİNE. 2.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince "tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması" suçundan kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince doğrudan temyize tabi olduğu düşünülmeden verilen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının bu suç yönünden hukuki değerden yoksun olduğu değerlendirilmiştir. 3. Sanık hakkında bozma üzerine tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm ile İlk Derece Mahkemesince "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma", "nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme" suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli, 2016/470 Esas ve 2019/147 sayılı kararı ile sanık hakkında "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 inci maddesinin 1 inci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin 1 inci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, "Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan" 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (g) bentleri, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararları verilmiştir, Ayrıca Dairemizin 23.03.2017 tarihli, 2016/7262 Esas ve 2017/3487 nolu kararı ile verilen bozma ilamı üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda SSÇ'nin "Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçundan" 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin 3 üncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararları verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 08.01.2021tarihli 2020/1481 Esas ve 2021/5 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dosya Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle: 1-Delillerin yetersiz olduğuna, suçların unsurlarının bulunmadığına, 2-Duruşma açılmasına, müvekkilinin tahliyesine kararı verilmesine, Kararın bozulmasına, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü a-Silopi ilçe merkezinde ve örgütün sözde öz yönetim ilanı kapsamında meydana gelen eylemler sırasında sanığın milis faaliyeti şeklinde, örgütün kırsal kadrosunda olmaksızın ilçe merkezinden katılım yaparak gençlik yapılanması dahilinde faaliyetlere katıldığı, Sanığın, Kato(K) isimli örgüt mensubu ...'ın sorumlusu olduğu Şehit ... ... isimli yapılanma içinde yer aldığı, özellikle ..., Karşıyaka ve Şehit ... Boy Mahalleleri civarında faaliyet gösterdiği, ...(K) kod adını kullandığı, Silopi ilçesinde ilan edilen sözde özyönetim ilanı kapsamında özellikle ..., Karşıyaka ve Şehit ... Boy Mahalleleri civarında güvenlik güçlerinin olası müdahalesine karşı hendek kazma, barikat kurma, hendek ve barikatlarda AK-47 Marka Kaleşnikof silahlı olarak nöbet tutma eylemlerinde yer aldığı, ... Mahallesi Zap meydanında küçük yaştaki çocuklara silah vererek nöbet tutmaları ve güvenlik güçleri geldiğinde kendilerine haber vermeleri konusunda talimat verdiği, ... Mahallesi dahilinde güvenlik güçlerine karşı silahlı saldırılarda bulunduğu, Şehit ... Boy Mahallesi'nde Hz. ... Cami önünde silahlı nöbet tuttuğu, Şehit ... adı verilen bölgede gözetleme faaliyetinde bulunduğu ve silahlı olarak nöbet tuttuğu, PKK/KCK silahlı terör örgütünün kırsal yapılanmasının bir uzantısı olan HPG'li terör örgütü mensuplarınca hendek ve barikat yapımında yer aldığı, silahlı ve molotoflu saldırılarda bulunduğu, kaleşnikof marka silah ve hücum yeleği ile mühimmat taşıdığı, örgütsel gizlilik esaslarına göre hiyerarşik emir ve komuta altında hareket ettiği, olayın bu şekilde gerçekleştiği mahkememizce kabul edilmiş ve hüküm yerinde esas alınmıştır. Sanığın meskun mahal niteliğindeki mahalle aralarına kurulan barikatlarda silahlı olarak nöbet tutma ve silahlı saldırı eylemlerinin Yüksek Yargıtay 16. Ceza Dairesi içtihatlarına göre kasten öldürmeye elverişli bir hareket olduğu, bu haliyle sanığın eylemlerinin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu yanında kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs ve cebir kullanmak suretiyle, birden fazla kişi tarafından birlikte, silahla, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da oluşturduğu sabit görülmüş ve hüküm yerinde ayrı ayrı cezalandırılması cihetine gidilmiştir. b-SSÇ ...'un diğer dava dışı SSÇ'ler ile birlikte 06.02.2014 tarihinde molotof kokteyli hazırlamak için Silopi ilçesi Görümlü beldesi yolu üzerindeki boş araziye yanlarına benzin, boş şişe ve fitil için kullanılacak bez almak suretiyle gittikleri, boş arazide çukur bir yere koydukları malzemeleri kullanarak molotof kokteyli hazırlayacakları sırada devriye vazifesi yürüten İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurları tarafından fark edildikleri, şüpheli hareketlerinin fark edilmesiyle yanlarına doğru gittikleri sırada çocukların polisleri görmesiyle kaçmaya başladığı, kaçarken kamerayla görüntüye alındığı, kovlamaca sonucu yakalanan çocukların kimliklerinin tespit edildiği, çukurda bulunan malzemeler incelendiğinde, içinde benzin bulunan bidon, boş şişe ve parmak izi bırakmamak için kullanılan eldiven bulunduğu, çocuklar oradan tesadüfen geçtiğini beyan ederek bidon ve şişelerle ilgilerinin olmadığını söyleyerek suçlamayı kabul etmedikleri, ancak neden kaçtıkları konusunda açıklık getiremedikleri, bunun yanında çuvalların yanına gidip içerisine baktıklarını söyleyerek tevil yollu kabullerinin olduğu, bununla birlikte aynı tarihte ve sonrasında Silopi ilçesinde, güvenlik güçlerine taşlı ve molotoflu saldırı gerçekleştirilen bir çok yasa dışı gösteri gerçekleştirildiği, örneğin 15 Şubat'ta ... Öcalan'ın yakalanıp Türkiye'ye getirilmesini protesto etmek için 14.02.2014, 15.02.2014 tarihlerinde Silopi ilçesinde yasa dışı gösterilerin olduğu ve bu gösterilerde güvenlik güçlerine molotof kokteyli atıldığı, SSÇ'nin örgütün çağrıları doğrultusunda gerçekleştirilecek yasa dışı gösterilere müdahale eden güvenlik güçlerine veya kamu binalarına atarak yakılmasında kullanılmak üzere molotof kokteyli yaptığı, bu şekilde üzerine atılı tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması eylemini gerçekleştirdiği, dosyamız arasında yer alan tespit tutanağı, görüntü kayıtları, fotoğraflar ile tevil yollu ikrarı nazara alınarak sabit olduğu vicdani kanaatine varılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; 1.Devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozma suçu yönünden: PKK/KCK sözde yürütme konseyinin öz yönetimden başka seçenek kalmadığına yönelik çağrısı üzerine, terör örgütünün amacına ulaşmak için gerçekleştirdiği stratejik hamlelerden en önemlilerinden birisi olan, yoğun olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve Ülkemizin değişik yörelerinde hakimiyet alanları oluşturmak için güvenlik güçlerine ve kamu binalarına topluca saldırı girişiminde bulunmak kararı kapsamında, PKK/KCK terör örgütünün şehirlerdeki milisleri ve kırsal alandaki örgüt mensuplarının silahları ile şehir merkezlerine gizlice girerek halkın arasına karıştıkları, zaman zaman bir kısım belediyelerin araç ve gereçlerini de kullanmak suretiyle insanların yoğun olarak yaşadıkları sokaklara, mahallelere hendekler kazarak el yapımı bomba ve düzenekleri yerleştirdikleri, umumun kullandığı karayollarına mayın döşeyerek patlamaya hazır hale getirdikleri, tonlarca patlayıcı yüklü kamyonlar, iş makineleri ve diğer araçlarla canlı bomba saldırıları hedefledikleri, güvenlik güçlerinin kamu düzenini ve bu yörede yaşayan vatandaşların güvenliğini sağlamak için operasyon yapma zorunluluğu sonucunda, örgüt mensuplarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalar sırasında daha önce yerleştirilen patlayıcıların infilak ettirilmesi ve bireysel ya da araçlarla gerçekleştirilen canlı bomba saldırılarıyla çok sayıda sivil vatandaş, kamu görevlisi ve güvenlik güçlerinin ölüm ve yaralanmasına sebebiyet verdikleri, bu süreçte yöre halkının oturduğu evleri terk etmelerini cebren engelleyerek canlı kalkan yaptıkları, yerleşim alanlarının teröristlerden ve patlayıcılardan temizlenmesi için sürdürülen operasyonların haftalarca sürdüğü, çok sayıda özel konut ve işyeri, okul, hastane gibi kamu konutları ve şehrin alt yapı tesislerinin ağır hasar görerek kullanılamaz duruma geldiği, bölge halkının büyük bir çoğunluğunun terör örgütünün yasalara ve devlet otoritesine itaatsizlik çağrısına itibar etmemesiyle, silahlı çatışmaya giren birçok örgüt mensubunun etkisiz hale getirilerek yerleşim alanlarının, örgütün işgalinden ve patlayıcılardan temizlenmek suretiyle kamu düzeninin sağlandığı dava dosya kapsamındaki deliller ve temyiz incelemesi yapılan benzer dosyalardan anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Dosya kapsamına uygun kabule göre PKK silahlı terör örgütünün YPS silahlı gençlik grubu içerisinde faaliyet gösteren, ayrıntılarına yukarıda yer verilen şiddet eylemleri bağlamında, kazılan hendeklerin, kurulan barikatların, döşenen patlayıcıların bulunduğu ve kolluk kuvvetleri ile yer yer çatışmaların yaşandığı Silopi ilçesinde hendek kazan, barikat yapımında ve bombalı tuzak yapımında görev alan, silahlı olarak nöbet tutan, güvenlik güçleriyle çatışmaya giren, molotof kokteyli atan "..." kod adı kullanan sanığın eylemlerinin TCK'nın 302 nci maddesinde düzenlenen "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçunu oluşturacağına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eylemlerin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğunun belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.a.Kasten nitelikli öldürmeye teşebbüs etme suçu yönünden: Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak: Sanığın güvenlik güçleriyle çatışmaya girmesi nedeniyle somut olarak yaralananın olduğu belirlenemediğinden asgari bir güvenlik görevlisini öldürmeye teşebbüs ettiği kabul edilerek TCK'nın 82/1 g ve TMK'nın 5/1 maddeleri uyarınca verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının TCK 35/2 maddesi gereğince meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre saptanması sırasında dosya kapsamı ile uyuşmayan ve yerinde olmayan gerekçe ile azami hadde yakın olarak fazla ceza tayini, 2.b.Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçu yönünden: 06.02.2014 tarihinde boş bir arazide patlamaya elverişli tehlikeli madde haline getirilmemiş ve fakat bu iş için kullanılacağı değerlendirilen bir bidon benzin, içi boş şişeler, bir çift eldiven ve yurtsever gençlik yazılı dergi ile yakalanan sanığın eyleminin, 523 sayılı Kanun'un 174/1 inci maddesinin olay tarihi itibariyle mer'i haline göre anılan suçun hazırlık hareketleri kapsamında kaldığı değerlendirilerek unsurları itibariyle oluşmayan müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile mahkumiyetine hükmedilmesi, Hukuka aykırıdır. V. KARAR 1-Devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozma suçu yönünden: Gerekçe bölümünün 1 inci bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 08.01.2021tarihli 2020/1481 Esas ve 2021/5 sayılı kararının sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2-Kasten nitelikli öldürmeye teşebbüs ve tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçları yönünden: Gerekçe bölümünün 2 (a) ve (b) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık/SSÇ müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 08.01.2021tarihli 2020/1481 Esas ve 2021/5 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.