(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/14422 E. , 2012/7815 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I İş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan davalı i…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/14422 E. , 2012/7815 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I İş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi zorunludur. Yazılı şekil, ayrıca açıklık, aleniyet ve ispat fonksiyonu haizdir. Yazılı şekil, 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca yapılacak fesihler için geçerlilik şartı olarak aranmaktadır. Madde uyarınca, işveren fesih bildirimini yazılı yapmak zorunda olduğu gibi fesih sebeplerini de yazılı olarak göstermek zorundadır. Buna karşılık, aynı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen işverenin haklı sebeple derhal feshinde yazılı şekil şartı aranmamaktadır. “Geçerli bir sebep” yazılı fesih bildirimi ile belirtme zorunluluğu, iş güvencesi kapsamı içindeki işçiler için zorunludur. 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinde öngörülen yazılı şekil şartına uymamak feshi geçersiz kılar. Yazılı fesih bildiriminde, fesih açık ve kesin sebebinin gösterilmemesi, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesi anlamında feshin geçersizliği sonucunu doğurur. İşverenin fesih iradesi açık ve kesin olarak ortaya konmalıdır. Kullanılan ifade o kadar açık ve seçik olmalı ki, işçi açısından, iş sözleşmesinin sona erdirildiği açıkça anlaşılır olmalıdır. Fesih bildiriminde, sözleşmeyi sona erdirme iradesi yanında ayrıca, sona erme zamanı da yeteri kadar açık ve yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermeyecek şekilde ifade edilmiş olmalıdır. Sadece fesih bildiriminin değil fesih sebeplerinin de yazılı olması ve işverence fesih bildirimi ile gerekçelerini kapsayacak şekilde altının imzalanması gerekir. İşveren, fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlıdır. İşe iade davasındaki savunmasında ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe dayanamaz. Dosya içeriğinden, işyerinde 23.10.2008 tarihinde beri bölge müdürü olarak çalışan davacının 01.02.2010 tarihli yazılı fesih bildiriminde Yönetim Kurulunun 27.02.2010 tarihli kararı uyarınca görülen lüzum üzerine 01.03.2010 tarihi itibarı ile haklarının da ödenerek iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Olayda fesih sebebi açık ve kesin olarak bildirilmediğinden geçerli bir fesih bildiriminin varlığından sözedilemez. Fesih sebebi sonradan değiştirilemeyeceğinden davalının dinlettiği tanıkların davacının perfomansı yetersiz olduğundan iş sözleşmesinin feshedildiği yönündeki beyanlarının artık itibar edilemez. Mahkemece, ibraname başlıklı belge içeriğinde davacının fesihde karşılıklı iradesinin varlığından bahsedilerek davanın reddine karar verilmiştir. Oysa bu belgenin fesihten önce veya sonra düzenlediğini gösteren bir düzenlenme tarihinin bulunmaması ve iş sözleşmesinin açıkça davalı işyerinin Yönetim Kurulunca alınan 27.02.2010 tarihli kararla feshedildiği de açık olduğundan ibraname başlıklı bu belgeye fesih açısından değer verilemez. Dosya içeriğine göre davalı işverenin davacı işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca feshettiği, fesih bildirimin yazılı yapmasına rağmen fesih sebebini açık kesin olarak belirtmediği anlaşılmaktadır. Davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalıdır. 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE, 3-Davacının kanuni süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının dört aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Davacının yapmış olduğu 77,05 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 19.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.