3. Hukuk Dairesi 2024/1635 E. , 2025/1004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/69 E., 2024/355 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/6 E., 2022/383 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rap
**3. Hukuk Dairesi 2024/1635 E. , 2025/1004 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/69 E., 2024/355 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/6 E., 2022/383 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Hasbahçem eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, ilaç teminine ilişkin sözleşme imzalamak için başvuruda bulunduğu, davalı Kurum tarafından gönderilen 17.12.2021 tarihli yazıyla talebin reddedildiğinin bildirildiğini, gerekçe olarak müvekkili hakkında terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı açılmış ceza davası bulunduğunun ve daha önce Muş İli, ... İlçesinde sahibi bulunduğu ... eczanesi ile Kurum arasındaki sözleşmenin feshedilmesi işlemine karşı Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın reddine karar verilmesinin gösterildiğini, müvekkili hakkında açılan ceza davası sonucunda Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesince mahkumiyet kararı verilmiş ise de, kararı istinaf etmeleri üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince kesin olmak üzere beraatine karar verildiğini, ayrıca Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın fesih işleminin iptali istemine ilişkin olup işbu davadaki talebin ise farklı olduğunu, davalı Kurumun ifa ettiği hizmet dikkate alındığında tekel konumunda olup başvurunun reddedilmesinin uluslararası sözleşmelere, Anayasa ile güvence altına alınmış sözleşme yapma hakkına ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek; sözleşme yapılması talebinin reddine ilişkin 17.12.2021 tarihli işlemin hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafça daha önce Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/550 E. sayılı dosyasıyla sahibi olduğu .... Eczanesi ile sözleşme imzalanması için müvekkili Kuruma yapılan başvurunun haksız ve gerekçesiz olarak reddedildiği ileri sürülerek, işlemin hukuka aykırı olduğunun tespiti istemiyle dava açıldığını, Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 17.11.2021 tarihli kararıyla başvurunun esastan reddine karar verildiğini, kararın davacı tarafından temyiz edildiğini, bahsi geçen dava ile eldeki davanın konusunun aynı olması nedeniyle derdestlik itirazlarının bulunduğu, ayrıca Eczane Protokolünün (5.1.) maddesinde; "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir." düzenlemesinin bulunduğunu, buna göre sözleşmenin bir ay önceden bildirimde bulunmak koşuluyla her zaman feshedilebileceğini, Türk Borçlar Kanunu'nun sözleşme ile ilgili maddeleri değerlendirildiğinde tarafların karşılıklı serbest iradeleriyle hazırladıkları sözleşme hükümlerinin tarafları bağlayacağını, bu kapsamda Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2020 yılı Protokolünün (7.1.) maddesinin; “Kurumla eczane arasında bu protokol esaslarına göre her yılın Ekim ayında sözleşme yenilenir. Kurum ile TEB arasında yapılacak ek protokol veya protokollerle düzenleme yapılması halinde, sözleşmeli eczacı bu düzenlemelere uymakla yükümlüdür. Kurum, Protokol hükümlerini kabul eden ve başvuru formunu getiren eczacı ile (feshi gerektirecek hususlar nedeniyle sözleşmeleri feshedilenlerin fesih süreleri boyunca ve muvazaalı olarak açıldığı kanıtlanan eczaneler hariç) sözleşme yapar.” hükmünü içerdiği, anılan Protokol hükmü ile davalı Kuruma, sözleşme yapmak isteyen ve belirlenen şartlara uyan eczacılarla mutlak ve takdir hakkına dayalı olmaksızın sözleşme yapma zorunluluğu getirilmesine karşın, diğer tarafı olan eczacılara bu sözleşmeye taraf olmak ve başvuru yapıp yapmamak hususunda takdir hakkı tanındığı, davacı eczacı hakkında terör örgütüne üye olmak suçundan açılan ceza davası sonucunda, Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli kararıyla mahkumiyetine karar verilmiş ise de, kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 24.10.2019 tarihli kararıyla, sanığın cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, dolayısıyla yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve kararın 11.11.2019 tarihinde kesinleştiği, davalı Kurumun davacı ile sözleşme yapmamaya yönelik işleminin hukuksal niteliği itibariyle bir sözleşme ilişkisinin kurulması aşamasında yaratılmış bir muaraza (sataşma) olup davadaki istemin de bu muarazanın önlenmesine ilişkin olduğu, davalı Kurumun Protokolün (5.1.) maddesine dayanarak sözleşme yapmamasına gerekçe olarak gösterdiği tarafların bir ay öncesinden bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi feshetme hakkının, ilgili mevzuat hükümleri ve protokol kapsamında sözleşmenin yapılmamasını gerektiren bir durum olmadığı, bu suretle davalının sözleşme yapmama yönündeki davranışının haklı ve hukuka uygun olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından sözleşme yapılmaması yönündeki işlemin hukuka uygun olmadığının tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı eczacı hakkında Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 24.10.2019 tarihli kararıyla kaldırılarak beraat kararı verildiği ve kararın 11.11.2019 tarihinde kesinleştiği, öte yandan Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli ve 2020/550 E. 2021/337 K. sayılı dosyasındaki dava dilekçesi ile talep sonucunun, eldeki davanın dava dilekçesi ve talep sonucundan farklı olduğu, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından 2020 yılı Protokolünün (5.1.) maddesine dayalı olarak sözleşmenin feshedildiğini, bu maddede herhangi bir fiil/eylem tespiti bulunmadığını, tarafların sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme hakkına ilişkin olup bunun sözleşmesel bir hak olduğunu, uyuşmazlığın sözleşme serbestisi ve sözleşmeye bağlılık ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin protokol ve mevzuat hükümlerini uygulayarak bu doğrultuda işlem tesis ettiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2020 yılı Protokolünün (7.1.) ve (6.3.) maddeleri uyarınca davalı Kurumun davacı ile sözleşme yapması gerekip gerekmediğine ilişkindir. Davacı eczacı tarafından Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/550 E. sayılı dosyasıyla açılan davada, davalı Kurumca taraflar arasındaki ilaç teminine ilişkin sözleşmenin 16.01.2017 tarihi itibariyle feshine karar verildiği, ancak feshin gerekçesiz ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek fesih işleminin iptalinin talep edildiği, Mahkemenin 04.06.2021 tarihli ve 2021/337 K. sayılı kararı ile davalı Kurumca taraflar arasında imzalanan Protokolün (5.1.) maddesi uyarınca bir ay önceden bildirim yapılmak suretiyle sözleşmenin feshedildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun sözleşmeyle ilgili hükümleri uyarınca, tarafların karşılıklı serbest iradeleriyle hazırlanan sözleşme hükümlerinin tarafları bağlayacağı ve feshin iptalini gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacının istinaf istemi üzerine başvurunun esastan reddine dair verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının ise, yine davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.04.2022 tarihli ve 2022/982 E. 2022/4204 K. sayılı ilamıyla onanmasına karar verilerek hükmün bu tarihte kesinleştiği, eldeki davada ise davacının, davalı Kurumun yeniden sözleşme yapmama yönündeki davranışının haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesini talep ettiği; buna göre, eldeki davanın konusu ile Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın konusunun birbirinden farklı olduğu anlaşılmıştır. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davalı Kurumun 2020 yılı Protokolünün yukarıda açıklanan (7.1.) maddesi uyarınca Protokol hükümlerini kabul ederek başvuru formunu getiren davacı eczacı ile sözleşme yapmaktan kaçınamayacağı yönünde verilen kararın, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.