Başvuru, gazeteci olan başvurucunun internet sitesinde yaptığı haber nedeniyle tazminat ödemeye mahkûm edilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, gazeteci olan başvurucunun internet sitesinde yaptığı haber nedeniyle tazminat ödemeye mahkûm edilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/7/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 1950 doğumlu olan başvurucu; kırk beş yıla yakın süredir gazetecilik yaptığını, sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü olduğu Gerger Fırat gazetesinde (gazete) basın faaliyetinde bulunduğunu ifade etmektedir (ayrıntılar için bkz. Haci Boğatekin (2), B. No: 2014/12162, 21/11/2017, § § 9-10). Müşteki B. ise olay tarihinde Adıyaman'ın Gerger ilçesi Güngörmüş köyünde cami imamı olarak görev yapan bir kamu görevlisidir. Başvuru konusu olay, müştekinin gördüğü rüyalar üzerine başlatılan kazı çalışmalarına ilişkindir. Müşteki, rüyalarında bir İslam şehidinin mezarını gördüğünü ve anılan zatın kendisinden sürekli olarak mezarının yerinin değiştirilmesi isteminde bulunduğunu iddia etmiştir. Bunun üzerine resmî makamlar (valilik, müftülük ve ilgili yerler) bilgilendirilerek, köylüler ve çevre köylerdeki yirmi imamın katılımıyla kazı çalışması yapılmıştır. Ancak çalışmalar sonucunda müştekinin işaret ettiği yerde bahse konu zatın mezarına rastlanılamamıştır. Başvurucu anılan olayı, gazetenin internet sitesinde yayınladığı 11/7/2012 tarihli "İmamın Şehit Rüyası Fos Çıktı", 31/10/2012 tarihli "Şehit Çukuru Kapatıldı" ve 21/12/2012 tarihli "Altta Şehit Mezarı Üstte Kütüphane" başlıklı haberlere konu etmiştir. Bununla birlikte kazı çalışması ulusal basında da yankı bularak birçok habere konu edilmiştir. Başvurucu, "İmamın Şehit Rüyası Fos Çıktı" başlıklı haberde "Rüya Sahibi İmam Babat Kim" alt başlığını kullanmış ve müşteki hakkında birtakım bilgilere yer vermiştir. Anılan bilgiler şu şekildedir:"İmam …. silahla yaralamadan tutuklandı ve hapse atıldı. Aylarca içeride yattı. Tabanca ile vurduğu kişiyi yaraladı kurtuldu. İmam da bir müddet sonra tahliye edildi… Sonradan ikinci evlilik yaptı… cezaevinde kaldığı sırada psikolojik tedavi gördü". Müşteki, başvurucunun kazı çalışması ile hiçbir ilgisi bulunmayan bilgileri haberlerde yer verdiğini ve bu durumun özel hayatının gizliliğini ihlal ettiğini belirterek Gerger Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) manevi tazminat davası açmıştır. Mahkeme 16/6/2016 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulü ile başvurucunun davacıya 000 TL tazminat ödemesine karar vermiştir. Mahkemenin gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...davalının özel hayatın gizliliğini ihlal etmek suçundan dolayı Gerger Asliye Ceza Mahkemesinin 2014 tarih, 2013/2 esas ve 2014/1 karar sayılı ceza dosyasında yargılandığı ve hakkında verilen adli para cezasının onanarak kesinleştiği dosyadakibilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. 6098 Sayılı T.B.K.'nun maddesi gereğince ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararının hukuk hakimini bağlayacağından, cami imamı olarak görev yapan davacının, rüyasında gördüğü bir şehidin talebine uygun olarak onun mezarının yerini değiştirmek amacıyla çok sayıda kişi ile beraber kazı çalışması başlatıp, bahsettiği şehidin mezarını tespit edememesini müteakip,..., yayımlanan, “İmamın Şehit Rüyası Fos Çıktı” başlıklı haberde,..., her ne kadar haber içeriğinin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu, verilişinde de toplumsal ilgi bulunduğu kabul edilebilir ise de, daha önce kamuoyu tarafından bilinmeyen ve cami imamı olarak görev yapan davacının, eşinden ayrılıp ikinci kez evlendiğine ve yaklaşık 12-13 yıl önce bir silahla yaralama olayına karışıp, bu nedenle cezaevinde bulunduğu esnada psikolojik tedavi gördüğüne ilişkin açıklamaların, davacının farklı basın ve yayın organlarınca haberinin yapılmasına ve toplumun dikkatini çekmesine neden olan kazı olayı ile fikri bağlantısının bulunmamasından dolayı haber verme hakkı sınırları içerisinde hareket edildiği ve hukuka uygun çerçevenin dışına çıkılmadığı kabul edilemeyeceği gibi, davacının geçirdiği adli soruşturmanın ve soruşturma sırasındaki davranışlarının, aradan geçen uzun zaman dilimine nazaran, özel hayatı kapsamında yer aldığı gözetildiğinde, içeriğini öğrendiği davacıya ait kişisel verileri ve davacının özel yaşam alanındaki olayları, kamu yararı bulunmadığı halde ifşa eden davalı hakkında, TCK'nın 134/1- maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu onanarak kesinleşen ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğundan, yayına konu hususlar davacının özel hayatına ilişkin olup bunların kamuya aktarılmasında kamu yararı ve toplumun bilgilendirilmesi gereği yoktur.Basın özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki çatışan yararlar dengesi, davacı aleyhine bozulmuş ve davalı bakımından da hukuka uygunluk nedeni gerçekleşmemiştir. Bu nedenle dava konusu,..., yayın ile davacının kişilik haklarına açık saldırıda bulunulduğundan davacının davasının kısmen kabulüne,..., fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek,..., hüküm kurulmuştur." Karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) 14/1/2019 tarihli ilamıyla tazminat miktarının fazla olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir. Mahkeme, bozma kararı üzerine 9/5/2019 tarihli temyiz yolu açık olmak üzere verdiği kararıyla tazminat miktarını 000 TL olarak belirlemiştir. Anılan kararın temyizi üzerine 14/10/2019 tarihli Daire ilamıyla Mahkeme kararının miktar itibarıyla kesin olduğu belirtilerek başvurucunun temyiz istemi reddedilmiştir. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk kurallarının yer aldığı kararlar için bkz. Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti. (2) [GK], B. No: 2016/12313, 26/12/2019, §§ 18-28; Koray Çalışkan, B. No: 2014/4548, 5/12/2017, §§ 17-23; Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577, 25/10/2017, §§ 29-