6. Hukuk Dairesi 2024/1954 E. , 2025/1860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1547 E., 2024/359 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/839 E., 2023/535 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflar
**6. Hukuk Dairesi 2024/1954 E. , 2025/1860 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1547 E., 2024/359 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/839 E., 2023/535 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; eski arsa maliklerinin ... Ltd. Şti. ile imzaladığı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini gayrimenkulle birlikte müvekkiline devrettiklerini, yüklenici şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle açılan davada sözleşmenin geriye etkili feshine dair verilen kararın kesinleştiğini, yükleniciye avans niteliğinde verilen 10 parsel, 2. blok, A giriş, 18 no'lu bağımsız bölümün davalıya devredildiğini, inşaatın yapımı için anlaşma yapılan ... firması ile davalının anlaşmadığını, yeni yüklenicinin müvekkiline inşaatçı ipoteği davası açtığını, müvekkilinin maddi zarara uğrama riski bulunduğunu, tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı mevcut yolsuz tescilinin iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; satış bedelinin tamamını ödeyerek taşınmazı devraldıklarını, yeni yüklenici ile eskisi arasında halef-selef ilişkisi bulunduğundan yolsuz tescilin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile resmi kayıtların aksinin ancak resmi şekilde yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile ispat edilebileceği, fesih muvazaalı olduğuna göre ... firması ile olan sözleşmenin ayakta olduğu, bu nedenle yeniden bir fesih gerektiği, ne var ki yeni feshe ilişkin evrak yahut mahkeme kararı bulunmadığı, her ne kadar tapu iptali ve tescil isteminin fesih talebini içerdiği iddia edilse de, yüklenicinin davalı olarak gösterilmemesi nedeniyle bu iddiaya itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dışı yüklenici ile davacı arsa sahibi arasındaki sözleşme fiilen devam ettirilmiş olmakla sözleşme feshedilmediğinden, sözleşme ayakta olup feshe bağlı sonuç olan tapu iptal ve tescil talep edilemeyeceğinden davanın bu nedenle reddi gerekirken muvazaa sebebine dayalı olarak karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek, davacı vekilinin istinaf talebinin gerekçeye yönelik olarak kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ticari defterler incelenmeden ve fesih sonrası inşaata kim tarafından devam edildiğinin tespiti için yaptıkları kolluk araştırması taleplerinin gereği yerine getirilmeden karar verildiğini, tanıklarının tamamının dinlenmediğini, iddiaların genişletilmesi yasağına aykırı hüküm kurulduğunu, BA/BS formlarının dikkate alınmadığını, dava dışı ilk yüklenicinin tek taraflı ve yerine getirilmeyen taahhütünün davacıyı bağlamadığını, tapu iptali istemi sözleşmenin feshini de içerdiğinden inşaatın tamamlanmamış olduğu dikkate alınarak istemlerinin kabulü gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı arsa sahibi ile dava dışı yüklenici ... Ltd. Şti. arasındaki sözleşmenin feshi davasından sonra, bu yüklenici tarafından inşaata ve davacı arsa sahibince bağımsız bölümlerin yükleniciye devrine devam edildiği dosya kapsamı ile sabittir. Dolayısıyla feshe ilişkin olarak alınan mahkeme kararı davacı ile dava dışı yüklenici ... Ltd. Şti.'nin gerçek iradesine uygun olmayıp bahsi geçen taraflar arasında, kesinleşen fesih kararına rağmen, sözleşme ilişkisi ve işin bir kısmının ifası devam etmiştir. Davacı arsa sahibince muvazaalı işleme dayanılarak üçüncü kişiye karşı hak iddia edilemeyeceği için işin yüklenici tarafından tamamlanmadığı ve bağımsız bölümlerin avans olarak verildiği iddialarının davalıya karşı ileri sürülebilmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece; yukarıda açıklanan nedenlere dayalı olarak, davacı ile dava dışı yüklenici ... Ltd. Şti. arasındaki sözleşmenin feshinin muvazaa hukuki nedenine dayalı olarak davalı üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceğine dayalı olarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, gerekçede bu hususa itibar edilmemesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibariyle doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrası düzeltilerek onanması 6100 sayılı HMK’nın 370/4. hükmü gereğidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazının kabulü ile, sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.